Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4551, sondan 1686. ayet; 47. sure ve bu surenin 6. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 4, harf sayısı 20 ve toplam ebced değeri ise 1215 olarak hesaplanmıştır.
Ve yudḣiluhumu-lcennete ‘arrafehâ lehum
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Bir önceki âyetin sonu, iki farklı okumaya dayalı olarak iki şekilde anlaşılmıştır. “Allah yolunda savaşanlar” mânasındaki okuma ve anlayışı benimseyenlere göre 5 ve 6. âyetlerde zikredilen ilâhî lutuflar dünya hayatında söz konusudur; Allah onlara doğru yolu gösterecek (hidayet verecek) ve durumlarını düzeltecektir. Bizim tercüme ettiğimiz okumaya göre ise Allah yolunda öldürülenlere doğru yol gösterilmekte ve durumları ıslah edilmektedir. Bunu “cennette yerlerini göstermek ve günahlarını bağışlayarak cennete girecek hale getirmek, huzur ve sükûna kavuşturmak” şeklinde yorumlamak mümkün olmakla beraber bu yorumda lafızlar zorlanmaktadır. Bizim tercih ettiğimiz anlayışta âyet, “öldürülmeden önceki oluşu” ifade etmektedir; yani Allah yolunda öldürülenler daha önce, onların şehid olacaklarını bilen Allah’ın lutfu ile bu kıvama gelmekte, öldükten sonra da Allah’ın dünyada iken kitabında anlatarak tanıttığı veya oraya girdikten sonra tanıtacağı cennete girmektedirler.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete yerleştirecektir.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Onları, dünyada kendilerine tarif ettiği Cennet'e yerleştirecektir.
Ve (ahirette de) onları, (Kur’an ve peygamber lisanıyla) kendilerine tarif edip-tanıttığı cennete sokacaktır.
Ve cennete sokar onları ve cenneti, onlara tanıtmaktadır.
Ve onları kendilerine tanıttığı cennetine sokacaktır.
Onları, kendilerine tanıttığı Cennet'e koyacaktır.
Onları kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
Ve onları, kendilerine tarif edip-tanıttığı cennete sokacaktır.
Onları, (dünyada) kendilerine tanıtmış olduğu cennete koyar.
Onları (daha önce) kendilerine tarif ettiği Cennete koyacaktır.
Onları tanıttığı cennete koyacaktır
5-6. (Allah,) o cihad edenleri, hidayete erdirecek, durumlarını düzeltip ıslah edecek ve onları, kendilerine (önceden) tanıttığı cennete koyacaktır.
Onları, kendilerine anlattığı cennete koyar.
5, 6. Allah onları muratlarına erdirecek, gönüllerini şâdedecek ve onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
Onları kendilerine tanıtmış olduğu cennete sokacaktır.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Ve kendilerini Cennete koyar, onu onlar için güzel kokularla donatmaktadır
onları, kendilerine tanıtdığı, cennete sokar.
Ve onları, o Cennete koyacaktır ki, onu kendilerine ta'rîf etmiştir.
Onları daha önce tanıttığı cennetlere koyacak.
Kendilerini tanıttığı uçmağa sokacak.
Ve onları, kendilerine tanıttığı cennete sokacaktır.
Ve en sonunda onları, kendilerine söz verdiği cennet bahçelerine koyacaktır. O hâlde;
Onlara tanıttığı Cennet’e girdirir.
Ve onları, kendileri için (en güzel şekilde) süslediği1 cennete sokacaktır.
1 Bu ayet, “Ve onları, kendilerine önceden vadettiği / bildirdiği / tanıttığı cennete sokacaktır” şeklinde de tercüme dilebilir.
ve onları kendilerine vaad ettiği cennete koyacaktır.
Sonunda da onları, kendilerine tanıtmış olduğu cennete yerleştirecektir. 2/154, 3/195
Nihayet onları kendilerine tarif ettiği cennete koyacaktır.
Ve onları cennete girdirir. Onu kendilerine bildirmiştir.
Onları, kendilerine tanıtmış olduğu cennetine alır.
Onları, kendilerine tanımladığı cennete sokacaktır.
Onları kendilerine tarif ettiği cennete koyacaktır.
Onları, kendilerine tanıttığı cennete koyacaktır.
Ve kendilerine anlattığı Cennete onları yerleştirir.
Ve onları, kendilerine tanımlamış olduğu o cennete koyacaktır.
daħı givüre anları uçmaġa kim [270b] bildürdi anı anlara.
Daḫı givürür anları ol cennete ki özlerine bildürmiş‐idi.
Və onları (dünyada) özlərinə tanıtmış olduğu Cənnətə daxil edəcəkdir.
And bring them in unto the Garden which He hath made known to them.
And admit them to the Garden which He(4826) has announced for them.*
4826 The Garden which He has announced for them: the state of Bliss which is declared in Revelation to be destined for those who serve Allah.