Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4615, sondan 1622. ayet; 49. sure ve bu surenin 3. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 17, harf sayısı 77 ve toplam ebced değeri ise 8549 olarak hesaplanmıştır.
ان الذين يغضون اصواتهم عند رسول الله اولئك الذين امتحن الله قلوبهم للتقوى لهم مغفرة واجر عظيم
انالذينيغضوناصواتهمعندرسولاللهاولئكالذينامتحناللهقلوبهمللتقوىلهممغفرةواجرعظيم
İnne-lleżîne yeġuddûne asvâtehum ‘inde rasûli(A)llâhi ulâ-ike-lleżîne-mtehana(A)llâhu kulûbehum littakvâ(c) lehum maġfiratun ve ecrun ‘azîm(un)
Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, Allah’ın, gönüllerini takvâ (Allah’a karşı gelmekten sakınma) konusunda sınadığı kimselerdir. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
İşin önemini idrak etmedeki kusur ve İslâm öncesi alışkanlıkların etkisi yüzünden Hz. Peygamber’e karşı edepte kusur edenler ilâhî ikazı alınca imanları, takvâları ve iyi niyetleri sebebiyle derhal kendilerini toparladılar, onun yanında zor işitilen bir sesle konuşmaya başladılar. Allah’ın uyarısını ve rızasını hem alışkanlıklarının hem de öfkelerinin önüne geçirerek büyük bir takvâ imtihanı verdiler ve bu imtihandan başarılı çıktılar. Başarılan her imtihanın bir ödülü vardır, takvâ imtihanının ödülü de bu erdemin önem ve ölçüsünde büyük olacaktır.
Şüphesiz ki Allah’ın Elçisinin yanında seslerini kısanlar, kalplerini Allah’ın [takvâ] (duyarlılık) ile imtihan ettiği (arındırdığı) kişilerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Allah, Peygamber'in yanında seslerini kısanların kalplerini takvâ ile imtihan etmiştir. Onlar için af ve büyük bir ödül vardır.
Allah'ın Resûlünün yanında kısık sesle konuşanlar; işte onlar, Allah'ın takva için kalplerini sınav ettiği kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük ödül vardır.
Şüphesiz, Allah'ın Resulü'nün yanında (ve gıyabında tevazu ve teslimiyetinden dolayı) seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah’ın kalplerini takva(ya ulaştırması) için imtihan ettiği (çeşitli sıkıntı ve sarsıntılarla eğittiği) kimselerdir. Kesinlikle mağfiret (bağışlanıp affedilmek) ve büyük bir ecir onlar içindir.
Allah'ın Peygamberinin yanında seslerini alçaltanlar, o kişilerdir ki Allah, onların gönüllerini, çekinmeyle sınamıştır; onlaradır yarlıganma ve pek büyük bir mükafat.
Şüphesiz Rasülullah'ın yanında seslerini kısan kimseler var ya! İşte bunlar kalpleri kendisine karşı sorumluluk bilinciyle doldurularak Allah tarafından sınananlardır. Onlar için bir bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
İlâhî hükümleri icraya, ülkeyi imara, dünya düzenini kurmaya, sağlamaya memur Allah'ın tek yetkili Rasulünün huzurunda, seslerini alçaltarak zerafetle, nezaketle konuşanlar, Allah'ın kalplerinin, kafalarının takva esaslarını-Kur'ân esaslarını hayata geçirme anlayışına erip eremediklerini, dinî ve sosyal görevlerinin bilincinde olup olamadıklarını imtihan ettiği kimselerdir. Onlar için koruma kalkanı, bağışlanma ve büyük mükâfatlar vardır.
Gerçekten Allah'ın elçisinin yanında seslerini kısanlar var ya; Allah onların kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bağışlama ve büyük ecir vardır.
Şüphesiz, Allah'ın Resûlü'nün yanında seslerini alçak tutanlar; işte onlar, Allah kalplerini takva için imtihan etmiştir. Onlar için bir mağfiret ve büyük bir ecir vardır.
Gerçekten Allah'ın Peygamberi yanında seslerini kısanlar, bunlar o kimselerdir ki, Allah kalblerini takva için imtihan etmiştir. Onlara bir mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Hiç şüphesiz Resulullah’ın yanında seslerini kısanlar ise; işte Allah, onların kalplerini takva için seçmiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ücret vardır.
Allahın peygamberinin yanında, yavaşça konuşanların, sakınç için Allah yüreklerini sınamaktadır, onlar için hem bağış, hem de ulu sevap var
Allah Resulünün huzurunda seslerini ayarlayanlar (edepli olup egosunu tatmin etmeyenler) var ya, işte onlar kalpleri, kendisine karşı sorumluluk bilinciyle doldurularak Allah tarafından sınananlardır. Onlar için ayrıca bağışlanma ve büyük bir mükâfat vardır.
Seslerini Peygamberin yanında kısan kimseler, Allah'ın gönüllerini takva ile sınadığı kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük ecir vardır.
Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takvâ ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Seslerini ALLAH'ın elçisinin huzurunda kısanlar öyle kimselerdir ki, ALLAH onların kalplerini erdemlilik için uygun hale getirmiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Allah'ın elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Her halde Resulüllahın yanında seslerini kısanlar, onlar, o kimselerdir ki Allah kalblerini takvâ için imtihan etmiştir, onlara hem bir mağfiret hem de büyük bir ecir vardır
Hakıykat, Allahın peygamberi yanında seslerini yavaşlatanlar (yok mu?) onlar Allahın takva için kalblerini imtihaan etdiği kimselerdir. Onlar için mağfiret ve büyük mükâfat vardır.
Doğrusu, Allah Resûlünün huzûrunda (ona olan hürmetlerinden) seslerini kısanlar var ya, işte onlar öyle kimselerdir ki, Allah onların kalblerini takvâ için imtihân etmiştir (de onlar bu âdâba riâyet etmekle onda muvaffak olmuşlardır). Onlar için bir mağfiret ve (pek)büyük bir mükâfât vardır.
Allah’ın elçisinin yanında seslerini kısarak, yumuşak bir tonda konuşanlar, Allah’ın peygamberle konuşanlara koyduğu kurallara uyarak korunmalarından dolayı, onların kalplerini denemiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük karşılıklar vardır.
Tanrı/nın peygamberi huzurunda seslerini yavaşça çıkaranlar yok mu, işte Allah, onların kalblerini takva meşakkatlarıyla imtihana çekmiştir. [³] Onlar için yarlıganma, büyük bir mükâfat vardır.
[3] Çünkü takva pek güçtür, uzun uzadıya sabırla zahir olur.
Şüphesiz peygamberin yanında seslerini alçak tutmakta olanlar (var ya, işte onlar) şüphesiz Allah'ın kalplerini takva ile imtihan ettiği kimselerdir. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Allah’ın Elçisinin huzurunda saygıyla seslerini kısan ve ondan bahsederken edepli ve terbiyeli davranan kimseler var ya, Allah onların yüreklerindeki “ilâhî hükümlere saygı ve bağlılık” derecesini sınamış ve onlar da bu sınavdan yüz akıyla çıkmışlardır. İşte onlar için Rableri tarafından bir bağışlama ve büyük bir ödül vardır. O hâlde, ey inananlar! Bu ödüle lâyık olabilmek için, Peygambere ve onun izinden giden İslâm âlimlerine, yöneticilere ve büyüklerinize gereken saygı ve edebi göstermeli, tüm insanlara karşı nazik ve terbiyeli davranmalısınız. Aşağıdaki örnek, konuyu daha iyi anlamanızı sağlayacaktır:
Allah’ın rasûlünün yanında seslerini kısarak konuşanlar, işte onlar, Allah’ın, kalblerini Takvâ için sınadığı kimselerdir.
Onlar için bağışlanma ve çok büyük bir ödül vardır.
Allah’ın Rasûlü’nün huzurunda seslerini kısanlar var ya işte onlar, Allah’ın kalplerini takva için imtihan ettiği kimselerdir.1 Bağışlanma ve en büyük mükâfat da onlaradır.
1 Hz. Ömer’e halîfe iken, “kötülüğü hem istemeyip hem de yapmayan mı yoksa kötülüğü isteyip de yapmayan mı daha hayırlıdır?” diye sorulunca; Hz. Ömer: “Kötülüğü isteyip de yapmayan daha hayırlıdır ve onlar, Allah’ın kalplerindeki takvalarını açığa çıkardığı kimselerdir” diye cevap verdi.
Bakın, Allah'ın Elçisi'nin huzurunda seslerini kısanlar var ya, işte onlar kalpleri, kendisine karşı sorumluluk bilinci ile [doldurularak] Allah tarafından sınananlardır; onlar için bağışlanma ve büyük bir mükafat vardır.
Allah’ın elçisinin huzurunda seslerini kısarak saygı ile konuşanlar var ya işte onlar Allah’ın kalplerini sorumluluk ve duyarlılık ile perçinlediği kimselerdir. Ve onlar için sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vardır. 17/53, 31/19
Hani şu Allah Rasûlü’nün yanında seslerini kısanlar var ya; işte onlar, Allah’ın gönüllerini sorumluluk sınavından geçirdiği kimselerdir:[4631] onlar için sınırsız bir bağış ve büyük bir ödül vardır.
[4631] Veya: “takva ile donatarak sınava çektiği kimselerdir”. Takvâ ile donatarak sınamak, “sınavı geçecek donanıma kavuşturmak” demektir; tıpkı aklı bilgiyle donatıp sınava sokmak gibi. Zımnen: Allah size olan lutfunu, imtihandan muaf tutmak yerine, imtihanı verebilecek bir donanıma kavuşturarak gösterdi. ‘Kalpleri takva sınavından geçirmek’, gönülleri dayanıklık testine tabi tutmaktır!
Ve şüphe yok ki, Allah'ın Peygamberi huzurunda seslerini kısanlar o zâtlardır ki, Allah Teâlâ onların kalblerini takvâ için imtihan etmiştir, onlar için bir mağfiret ve pek büyük bir mükâfaat vardır.
Peygamberin huzurunda seslerini ayarlayanlar var ya, işte Allah, içindeki takvâyı ortaya çıkarmak için onların kalplerini sınamış ve onlar bu imtihanı başarmışlardır. Onlara mağfiret ve büyük bir mükâfat vardır.
Allah'ın Elçisinin huzurunda seslerini kısanlar, öyle kimselerdir ki Allah, onların kalblerini, takva için imtihan etmiş(onların takvaya ehil olduklarını anlamış)tır. Onlar için mağfiret ve büyük bir mükafat vardır.
Allah’ın yani (O’nun sözlerini taşıyan) Kitabının yanında seslerini kısanlar, Yanlışlardan korunmaları (takva) konusunda Allah’ın, kalplerini sınavdan geçirdiği kişilerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Allah'ın resûlü yanında, seslerinizi kısarak konuşanların kalblerini Allah, takva yönünden denemiştir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Allah Resulünün huzurunda seslerini kısanlara gelince: İşte onlar, kalplerini Allah'ın takvâ ile sınadığı kimselerdir. Onlar için bağışlanma ve büyük bir ödül vardır.
Allah resulünün huzurunda seslerini alçaltanlar var ya, onlar Allah'ın, gönüllerini takva için imtihan ettiği kişilerdir. Bir bağışlanma vardır onlar için, bir büyük ödül vardır.
bayıķ anlar kim añlu eylerler ünlerini Tañrı yalavacı ķatında şunlar anlardur kim śınadı Tañrı göñüllerini śaķınmaķ içün anlaruñdur yarlıġamaķ daħı müzd ulu.
Ol kişiler ki āvāzlarını eksildürler Tañrı resūli ḳatında. Anlar ol kimseler‐dür ki Tañrı Ta‘ālā yüreklerini ṣınadı taḳvā içün. Anlara maġfiret vardur.Daḫı ulu müzd vardur.
Həqiqətən, Allahın Peyğəmbəri yanında astadan danışanlar (səslərini asta çıxardanlar) o kimsələrdir ki, Allah onların ürəklərini təqva üçün imtahana çəkmişdir (mö’minliyə layiq etmişdir). Onları (günahlardan) bağışlanma və böyük mükafat (Cənnət) gözləyir!
Lo! they who subdue their voices in the presence of the messenger of Allah, those are they whose hearts Allah hath proven unto righteousness. Theirs will be forgiveness and immense reward.
Those that lower their voices in the presence of Allah's Messenger,- their hearts has Allah tested for piety:(4922) for them is Forgiveness and a great Reward.*
4922 The essence of good manners arises from the heart. The man who really and sincerely respects his Leader has true piety in his heart, just as the man who does the opposite may undo the work of years by weakening the Leader's authority.