Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4617, sondan 1620. ayet; 49. sure ve bu surenin 5. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 12, harf sayısı 48 ve toplam ebced değeri ise 4747 olarak hesaplanmıştır.
ولو انهم صبروا حتى تخرج اليهم لكان خيرا لهم والله غفور رحيم
ولوانهمصبرواحتىتخرجاليهملكانخيرالهمواللهغفوررحيم
Velev ennehum saberû hattâ taḣruce ileyhim lekâne ḣayran lehum(c) va(A)llâhu ġafûrun rahîm(un)
Onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.
Benî Temîm isimli bedevî kabilesi Hz. Peygamber’i görmek, tanımak ve buna göre bir ilişki kararı almak üzere Medine’ye gelmişti. Peygamber efendimiz her öğleden sonra yaptıkları gibi bir süre dinlenmek (kaylûle yapmak) üzere odalarına çekilmişlerdi. Kabile mensupları, kendilerine bu durum bildirildiği halde Resûlullah’ın evinin önünde, kaba bir şekilde “Muhammed, Muhammed!” diye bağırmaya başladılar. Bu davranışları hem edebe aykırı idi hem de onu rahatsız etmişti. Ama eğitim ve idrak seviyeleri henüz yaptıklarının kabalığını, yersizliğini anlayacak ölçüde değildi (Kurtubî, XVI, 294 vd.). Böyle yapanların medeni inceliklerden uzak bedevîler olduğu düşünüldüğünde davranış tabii de görülebilirdi. Buna rağmen Allah Teâlâ’nın vahiy göndererek uyarıda bulunması iki önemli ve evrensel değer ve kurala dikkat çekmektedir: 1. Medenî inceliklerin, insanî erdemlerin bütün topluluğa yayılması; köylünün, bedevînin, şehirlerden uzak yaşayanların da uygarlıktan nasiplendirilmesi, bütün ümmetin medenîleşmesi gereklidir. 2. Hz. Peygamber’in Allah katındaki yeri ve değeri çok yüksek olup onun karşısında herkes bu idrak içinde olmak zorundadır.
Onlar sen (yanlarına) çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.
İslam’ın nezaket ve nezahetini bilmeyenlere bir anlamda yol ve yordam öğretilerek, hem ümmetin peygamberiyle ilişkisinin nasıl olması gerektiği öğretilmekte, hem de diğer fertlerin de birbirlerini rahatsız etmeyecek şekilde birbirlerine hitap etmeleri gerektiği gündeme getirilmektedir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. Allah çok affedicidir; çok merhamet sahibidir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip bekleselerdi, elbette daha iyi olurdu. Allah, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.
Eğer Sen onların yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu) kendileri için daha hayırlı olurdu. (Ama buna rağmen) Allah, çok Bağışlayandır, çok Esirgeyendir.
Ve gerçekten de onlar, sabretselerdi de sen, çıkıp yanlarına gelseydin daha da hayırlıydı onlara ve Allah, suçları örter, rahimdir.
Sen onların yanına çıkıncaya kadar bekleyip sabretselerdi, haklarında daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayan ve çok acıyandır.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretseler, bekleyebilselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayıcı ve engin merhamet sahibidir.
Eğer onlar sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi elbette kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah bağışlayandır, rahmet edendir.
Eğer gerçekten, yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Eğer onlar, sen kendilerine çıkıncaya kadar sabretselerdi, muhakkak ki haklarında hayırlı olurdu. Bununla beraber Allah Gafûr'dur= mağfireti boldur, Rahîm'dir= merhameti geniştir.
Eğer sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, onlar için daha yararlı olurdu. Fakat (buna rağmen) Allah, Gafur ve Rahimdir.
Eğer onlar, sen onlara çıkana dek sabretselerdi, onlar için daha iyi olurdu, Allah bağışlayıcı, Allah yarlıgayıcı
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayandır (böyle kusurları affeder), daima kullarına karşı şefkat ve merhamet edendir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi şüphesiz onlar için daha iyi olurdu. Allah bağışlayandır, merhamet edendir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah çok bağışlayan, çok esirgeyendir.
Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi kendileri için daha iyi olurdu. ALLAH Bağışlayandır, Rahimdir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah çok bağışlayan, çok merhamet edendir.
Eğer onlar sen kendilerine çıkıncıya kadar sabretselerdi elbette haklarında hayırlı olurdu, bununla beraber Allah gafurdur rahîmdir
Eğer onlar, sen kendilerine çıkıncaya kadar, sabretselerdi kendileri için elbet daha hayırlı olurdu. (Bununla beraber) Allah, çok yarlığayıcı, çok esirgeyicidir.
Hâlbuki gerçekten onlar, (sen evinden) kendilerine çıkıncaya kadar sabretselerdi, (bu)kendileri için elbette hayırlı olurdu. Bununla berâber Allah, Gafûr (çok bağışlayan)dır, Rahîm(çok merhamet eden)dir.
Eğer o bağırıp çağıranlar, Allah’ın elçisi yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, onlar için daha hayırlı olurdu. Elbette ki Allah, bağışlayan ve merhametli olandır.
Sen yanlarına çıkıncaya kadar onlar sabır etselerdi haklarında [¹] hayırlı olurdu. Allah yarlıgayan, bağışlayandır.
[1] Sabretmek acele etmekten hayırlıdır. Sabrederek edebi muhafaza ederlerdi.
Eğer gerçekten onlar yanlarına çıkıncaya kadar sabretmiş olsalardı, herhalde (bu,) kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
Oysa onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabredip efendice bekleselerdi, kendileri için çok daha iyi olurdu. O hâlde, bundan böyle daha dikkatli davransınlar ve şunu da unutmasınlar: Her şeye rağmen Allah çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, kendileri için en hayırlı olurdu.
Allah rahîm gafûrdür.
(Ey Muhammed!) Eğer sen onların yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, (bu) kendileri için mutlaka daha hayırlı olurdu. Ve Allah, (tevbe edenleri) çok bağışlayandır, çok esirgeyendir.
çünkü, sen [kendi isteğinle] onların yanına gelinceye kadar sabred[ip bekle]selerdi, kendi lehlerine olurdu. Ama Allah yine de çok bağışlayıcıdır, bir rahmet kaynağıdır.
– Zira onlar birazcık sabredip senin evden çıkarak yanlarına gelmeni bekleselerdi bu kendileri için çok daha iyi olurdu, ama yine de Allah eşsiz bir bağışlayıcı ve sınırsız rahmet sahibidir. 13/23-24, 39/10
Ama eğer sen kendilerine çıkıp gelinceye kadar sabretselerdi, elbet bu kendileri için daha hayırlı olurdu:[4634] ne ki Allah tarifsiz bağışlayandır, eşsiz merhamet kaynağıdır.
[4634] Zımnen: Ey ümmet-i Muhammed! Önderlerinize (imam) gösterdiğiniz saygı, aslında kendinize gösterdiğiniz saygıdır! Hayatlarını size vakfeden ulema ve ümera gibi önderlerin zaman yönetimini ifsat etmeyin!
Ve eğer onlar, kendilerine sen çıkıncaya kadar sabretselerdi, elbette ki kendileri için hayırlı olurdu. (Mamaafih) Allah gafûrdur, rahîmdir.
Eğer onlar sen kendilerinin yanına çıkıncaya kadar bekleselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Bununla beraber Allah gafurdur, rahimdir.
Onlar, sen kendilerinin yanına çıkıncaya kadar bekleselerdi, elbette kendileri için daha iyi olurdu. Allah bağışlayandır, esirgeyendir.
Sabırlı olsalar da sen çıkıncaya kadar bekleselerdi kendileri için iyi olurdu. Yine de Allah bağışlar, ikramda bulunur.
Oysa sen onların yanına çıkıncaya kadar sabretselerdi, kendileri için daha hayırlı olurdu. Allah, bağışlayıcıdır, merhametlidir.
Sen yanlarına çıkıncaya kadar sabretselerdi, onlar için daha iyi olurdu. Bununla beraber, Allah çok bağışlayıcı, çok merhamet edicidir.
Eğer onlar, sen yanlarına çıkıncaya dek sabretmiş olsalardı, kendileri için elbette daha hayırlı olurdu. Allah Gafûr'dur, Rahîm'dir.
daħı eger bayıķ anlar śabr eyleselerdi tā çıķa-y-ıduñ anlardın yaña ola-dı yigrek anlara. daħı Tañrı yarlıġayıcıdur raḥmet ķılıcı.
Eger anlar ṣabr itselerdi, sen özlerine çıḳınca, anlar‐çun yigrekdür. TañrıTa‘ālā ‘afv idicidür, raḥmet idicidür.
Əgər onlar sən qarşılarına çıxancaya qədər səbr etsəydilər, (bu, Allahın yanında) onlar üçün, əlbəttə, daha yaxşı olardı. Allah (tövbə edənləri) bağışlayandır, rəhm edəndir!
And if they had patience till thou camest forth unto them, it had been better for them. And Allah is Forgiving, Merciful.
If only they had patience until thou couldst come out to them, it would be best for them: but Allah is Oft- Forgiving, Most Merciful.