Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 766, sondan 5471. ayet; 5. sure ve bu surenin 97. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 27, harf sayısı 118 ve toplam ebced değeri ise 6471 olarak hesaplanmıştır.
جعل الله الكعبة البيت الحرام قياما للناس والشهر الحرام والهدي والقلائد ذلك لتعلموا ان الله يعلم ما في السموات وما في الارض وان الله بكل شيء عليم
جعلاللهالكعبةالبيتالحرامقياماللناسوالشهرالحراموالهديوالقلائدذلكلتعلموااناللهيعلممافيالسمواتومافيالارضواناللهبكلشيءعليم
Ce’ala(A)llâhu-lka’bete-lbeyte-lharâme kiyâmen linnâsi ve-şşehra-lharâme velhedye velkalâ-id(e)(c) żâlike lita’lemû enna(A)llâhe ya’lemu mâ fî-ssemâvâti vemâ fî-l-ardi veenna(A)llâhe bikulli şey-in ‘alîm(un)
Allah; Ka’be’yi, o saygıdeğer evi, haram ayı[159], hac kurbanını ve (bu kurbanlara takılı) gerdanlıkları insanlar(ın din ve dünyaları) için ayakta kalma (ve canlanma) sebebi kıldı. Bunlar, göklerde ve yerde ne varsa hepsini Allah’ın bildiğini ve Allah’ın (zaten) her şeyi hakkıyla bilmekte olduğunu bilmeniz içindir.[160]
159. “Haram ay” ifadesi ile ilgili olarak bu sûrenin ikinci âyetinin dipnotuna bakınız.160. Bu âyette Kâ’be, haram ay ve kurbanlar, insanlar için maddî ve manevî kalkınmanın sebepleri arasında gösterilmiştir. Kâ’be, dünya müslümanları için inançtaki tevhid ile sosyal tevhidin birlikte yaşandığı mübarek bir mekândır. Hac ayları da, bütün müslümanların iman kardeşliğini, dostluk ilişkilerini güçlendiren bir mevsimdir. Ayrıca kesilen kurbanlar ihtiyaçlı kitlelere destek sağlar. Ticaret yoluyla ekonomik güç kazanılır. Herkes için eşdeğerde bir kıyafet, bütün insanların eşit olduğunu simgeler. İhram yasakları sosyal hayatta kötülüklerden sakınma alışkanlığı kazandırır.
Allah Kâbe’yi, Beytülharâm’ı, haram ayı, boyunları bağsız ve bağlı kurbanlıkları insanların maddî ve mânevî hayatları için destek kıldı. Bu, Allah’ın göklerde ve yerdeki her şeyden haberdar olduğunu ve Allah’ın her şeyi bildiğini anlamanız içindir.
Allah; Kâbe’yi yani o Saygın Ev’i, haram ay(lar)ı, (hacdaki hediye) kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları insanlar için bir kıyam (diriliş vesilesi) kıldı. Bu da Allah’ın, göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah’ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir.
Allah, Kâbe'yi, o saygıya lâyık evi, insanlar için maddî ve mânevî yönden bellerini doğrultmalarına sebep kıldı. O saygı değer ayı, kurbanı, boynu bağlı kurbanlıkları da böyle yaptı ki Allah'ın, göklerde ve yerde olanları ve her şeyi bilen olduğunu anlayasınız.[106]
[106] Kâbe’nin misyonu hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, VI, 162-165; IV, 247-257.
Allah, Beyt-i Haram¹ olan Kâbe'yi ve o haram olan ayı² ve hediye kurbanlığı³ ve gerdanlıkları⁴ insanlar için kıyam5 yaptı. Bilesiniz ki Allah, göklerdekini ve yerdekini bilmektedir. Kuşkusuz, Allah, Her Şeyi Bilen'dir.
1- Saygıdeğer. 2- Zilhicce ayı. Hacc ibadetinin yapıldığı ay. 3- Hacc yapanlara yemeleri için gönderilecek olan. 4- Hacc yapanların yemesi için ayrılan hayvanları belirlemek için konulan işaretler. 5- Belini doğrultma, geçimini sağlama, yiyeceğini karşılama aracı yaptı.
Allah, “Beyt-i Haram” (olan) Kâbe'yi insanlar için bir ayaklanma (cihad şuuru, devlet ve adalet huzuru kazanma vesilesi ve kıyam evi) kıldı; Haram Ay'ı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları (Kurban için ayrıldıklarını gösteren takıları) da (mübarek yaptı) . Bu, Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa hepsini (ve tüm ayrıntıları ile) bildiğini ve Allah'ın gerçekten her şeyi bilici (bizzat yaratan, donatan, gayesine hizmet imkânı sağlayan hep Kendisi) olduğunu bilmeniz (sürekli bu şuur ve huzurla hareket etmeniz) içindir.
Allah, Kabe'yi hac ayını, kurbanı, kurbanlık olduğu bilinsin diye boynuna bir şey asılan hayvanları, insanların geçimine, düzenine sebep etti, böylece de şüphesiz olarak Allah'ın, göklerde ve yeryüzünde ne varsa hepsini bildiğini sizin de bilmenizi diledi ve Allah, şüphe yok ki her şeyi bilir.
Allah Kâbe'yi, o saygı değer evi, insanların dirilişi, ayaklanma ve huzura duruş merkezi kıldı. Haram ayları, kurbanlıkları ve gerdanlıklarını da, insanların kalkınmasına sebep kıldı. Bu da Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa bildiğini ve Allah'ın herşeyi bilici olduğunu bilmeniz içindir.
Allah, dokunulmazlığı olan Kâbe'yi, özgürlük yurdu Harem-i Şerif'i, müslümanların hac ibadetini yerine getirmeleri, güçlü olarak ayakta kalmaları, aralarındaki dayanışmayı gerçekleştirmeleri için bir mekân olarak düzenledi. Beytullah'ı saldırmazlığın gelenek haline geldiği, Allah'ın savaşı haram kıldığı ayları, kurbanların, Kâbe'ye yapılan bağışların, boyunlarında gerdânileri, ipleri, tasmaları olan kurbanlık ve sahipli hayvanların dokunulmazlığını, barışın sağlanması, ekonominin canlanması, insanların, müslümanların faydalanması için, maddî manevî dayanak haline getirdi. Bu, Allah'ın, göklerdeki ve yerdeki varlıkların, imkânların, olayların hepsiyle ilgili bilgisi olduğunu, dinî ve dünyevî sıkıntılara düşülmeden meselelerin nasıl çözüleceğini, dünyevî ve uhrevî faydaların nasıl elde edileceğini bildiğini bilmeniz içindir. Her şey Allah'ın planı, ilmi, iradesi dahilinde gerçekleşmektedir.
bk. el-Müfredât; Lisânü’l-Arab.
Allah Haram Ev olan Kabe'yi, haram ayları, kurbanı, gerdanlıklı kurbanları insanların (din ve dünya) işlerini belli bir düzen ve güven içinde yürütmeleri için ortaya koydu. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın her şey hakkında bilgi sahibi olduğunu bilmeniz içindir.
Allah, Beyt-i Haram (olan) Kabe'yi insanlar için bir ayaklanma (kıyam evi) kıldı; Haram Ay'ı, kurbanı ve boyunlardaki gerdanlıkları da. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa tümünü bildiğini ve Allah'ın gerçekten her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.
Allah, Kâbe'yi, o Beyt-i Haram'ı insanlar için din işlerinde bir düzen ve dünyada cinayetten emin bir yer kıldı. Haram olan ayları (hac aylarını) da, gerdanlıksız ve gerdanlıklı kurbanlıkları da hem mağfiret, hem de taarruzdan korunma sebebi kıldı. Bütün bunlar, Allah'ın göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve gerçekten Allah'ın her şeyi bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.
Allah, Beyt-ül Haram (saygın ev) olan Kâbeyi insanların kıyamı (dirilişi) için yasallaştırmıştır. Yasak ayları, kurbanı, gerdanlıkları da… Ki Allah’ın göklerdeki ve yerdeki her şeyi bildiğini, her şeyi ilmiyle kuşattığını bilesiniz. Şüphesiz Allah her şeyi bilendir.
Allah, kutsal bir ev olan Kâbeyi, kutsal olan ayı, kurbanla, nişanlanmış davarları da, insanlara geçim için vermiştir, işte bunlar Allahın hem göklerde, hem de yerde, ne varsa bildiğini, her şeyi de hakkiyle bildiğini anlamanız içindir
Allah, Beyt-i Haram-ı (hürmete layık) olan Kâbe'yi, (içinde hac farizasının icra edildiği) o haram olan ayı, (hacılar için gönderilen gerdanlıksız) kurbanlıkları veya gerdanlık takılan (haccın dışındaki adak) kurbanlıkları insanlar için hayat ve güven veren bir dayanak, bir ayağa kalkış aracı kıldı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın gerçekten her şeyin bilgisine vakıf olduğunu bilmeniz içindir.
Allah, hürmetli ev Kabe'yi, hürmetli ayı, kurbanı, boynu tasmalı kurbanlıkları insanların faydası için ortaya koydu. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın şüphesiz her şeyi Bilen olduğunu bilmeniz içindir.
Allah, Kâbe'yi, o saygıya lâyık evi, haram ayı, hac kurbanını ve (kurbanın boynuna asılan) gerdanlıkları (maddi ve manevi yönlerden) insanların belini doğrultmaya sebep kıldı. Bu da Allah'ın, göklerde ve yerde ne varsa hepsini bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilici olduğunu (sizin de anlayıp) bilmeniz içindir.
ALLAH, kutsal ev Kabeyi, kutsal ayları, adakları ve onları işaretleyen çelenkleri, insanlar için güvenlik unsuru yaptı. Bilesiniz ki ALLAH göklerde ve yerde olanları biliyor. ALLAH her şeyi Bilir.
Son Peygamberin türbesini "Kutsal Mescid" diye ilan eden müşrikler, böylece ikinci bir Kutsal Mescid oluşturdular. Kuran, sadece bir tek Kutsal Mescidden söz eder.
Allah, Kâbe'yi, o Beyti haram'ı, haram ayı, kurbanı ve (kurbanlardaki) gerdanlıkları insanlar için bir nizam kıldı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olan herşeyi bildiğini ve Allah'ın herşeyi hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.
Allah Kâ'beyi, o beyti haramı insanlar için bir medarı hayat kıldı, o şehri haramı da o, boyunları bağsız ve bağlı kurbanlıkları da; bütün bunlar şunun bilesiniz içindir ki Allah göklerdekini ve yerdekini bilir ve hakıkat Allah her şeye alîmdir
Allah Kâ'beyi, o Beyt-i haraamı, o haraam olan ay (lar) ı, (Mekkeye hediye edilecek) kurbanı ve (onların) boyunlarındaki gerdanlıkları insanlar (ın dîn ve dünyâları) için bir nizam yapdı. Bu da Allahın, göklerde ne var, yerde ne varsa (hepsini) bildiği, Allahın (zâten her şey'i) hakkıyle bilici olduğunu sizin de bilmeniz içindir.
Allah, Kâ'be'yi, o Beyt-i Harâm'ı, (kendisinde hac edilen) haram ayı (Zilhıcce ayını), kurbanı ve (ona takılan) gerdanlıkları, insanlar için (maddî ma'nevî) bir kalkınma(vesîlesi) kıldı. Bu, muhakkak ki Allah'ın, göklerde ne var, yerde ne varsa bildiğini ve şübhesiz Allah'ın, herşeyi hakkıyla bilici olduğunu (sizin de) bilmeniz içindir.
Allah Kabeyi, orada birtakım yasaklar koyarak, insanlar için hem korunmuş bir yer ve hem de namaz kılma mekânı yapmış ve haram ayları, kurbanlıkları ve özel olarak Allah için adanmış işaretli hayvanları bir sembol yapmıştır. Bu işaretler Allah’ın göklerde ve yerde olanların hepsini bildiğini, bilmeniz içindir. Şüphesiz Allah her şeyi en iyi bilendir.
Allah Beyt-i Haram olan Kâbe/yi de, Şehr-i haramı da, hacı kurbanını da, gerdanlıklı olanları da [³] nâs/ın din veya dünya işlerinin yerine gelmesine sebep kılmıştır. Bu da göklerde; yerde ne varsa hepsini Allah/ın bildiğini, her şeyin sebeplerini ve menfaatlerini hakkıyle bilir olduğunu bilmeniz içindir.
[3] Gerdanlıklı olanlara hiçbir kimse ilişmez. Hayvan da, sahibi de taarruzdan masûn olur. Böylece fukaranın maişetine sebep olur.
Allah, hürmetli ev Kâbe'yi, hürmetli ayı, (tasmasız) kurbanı ve boynu tasmalı kurbanlıkları bütün insanlar için bir kıyam (yaşamsal dayanak) kıldı. Bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın şüphesiz her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.
Allah Kâbe’yi, yani o Kutsal Evi, insanlığın ekonomik, siyâsî, kültürel, ahlâkî yönlerden kalkınması ve ilerlemesi için önemli bir merkez kılmıştır.Aynı şekilde, savaşmanın yasaklandığı kutsal ayları, hacıların, Kâbe’de kurban etmek üzere yanlarında getirdikleri kurbanlıkları ve hac dışında, Allah’a adandıklarının bir belirtisi olarak boyunlarına işâretler takılarak süslenen kurbanlıkları da Allah’a kulluğu temsil eden birer sembol kılmıştır. Bütün bunlar, Allah’ın göklerde ve yerde olup biten her şeyi bildiğini ve O’nun her konuda en mükemmel bilgiye sahip olduğunu anlamanız için ortaya konan birer işâret, birer semboldür.
Allah, İnsanlar için Beyt-ül Harâm Ka’be’yi ayakta durur kıldı (yıktırmadı).
Haram Ay’ı, Kurban’ı ve Kurbanlıklar’ı da (unutturmadı).
İşte bu bilmeniz içindir ki; Allah, Yer’dekileri ve Gökler’dekileri biliyor; Allah, her şeyi bilendir.
Allah o hürmete layık ev olan Kâbe’yi, haram ayı,1 (Kâbe’ye) armağan edilen kurbanı ve gerdanlıklı kurbanları2 insanlar için (Müslüman’ca) dik duruşlarına dayanak kıldı.3 Bu, Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi hakkıyla bildiğini ve Allah’ın (ne yapacağını) kesinlikle çok iyi bilen olduğunu, anlamanız içindir.
1 Yani haccın yapıldığı, hürmete layık olan ve içerisinde bir kısım hac yasaklarının bulunduğu hac ayını…2 Hac esnasında kesilmek üzere Mekke’ye götürülen kurbanlıkların, başka bir maksatla kullanılmasını önlemek için boyunlarına gerdanlıklar takılarak süslenirdi. Bu âyetteki, “gerdanlıklar” ifâdesi, mecâzen bu “kurbanlıklar” demektir. 3 Allah Kâbe’yi insanların kendisiyle tutunup kalkınacakları, din ve dünyalarını yönlendirecekleri, Allah’a yönelecekleri, korkulardan emin olacakları, kâfirlere karşı başkaldırışlarını başlatacakları, namazlarında yönlerini dönecekleri, maddi ve manevi dirilişlerinin dayanak noktası yapacakları güvenli bir makam kıldı. Veya ilk insan olan Hz. Âdem ve Havva’nın yeryüzünde hayatlarına başlangıç noktası ve Allah’ın huzurunda ilk ibâdet ve kulluk yeri kıldı. (Kurtubî)
Allah, Kâbe'yi, o Beytu'l-Harâm'ı bütün insanlık için bir sembol kıldı; 117 ve [aynı şekilde] kutsal [hac] ayı ve boyunlarında takı olan kurbanlıklar, Allah'ın göklerde ve yerde olan her şeyden haberdar olduğunu ve Allah'ın her şeyin tam bilgisine sahip bulunduğunu size anlatmayı amaçla[yan sembollerdi]r. 118
Allah, Beyt-ül Haram olan Kâbe’yi, dokunulmaz ayı, (Savaşın yasak olduğu haram aylar) gerdanlıklı ve gerdanlıksız kurban hayvanlarını, dini semboller ve ticari hayatın canlanması için vesile kıldı. İşte bu, Allah’ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah’ın her şeyi bilen olduğunu anlamanız içindir. 2/194-217, 9/5-36
Allah, Beytu’l-Haram olan Kâbe’yi bütün insanlık için bir kıyam (sembolü) kıldı;[991] ve haram ay ile boyunları bağlı ve bağsız kurbanlıkları da (sembol kıldı).[992] Bu, Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyden haberdar olduğunu ve Allah’ın her şeyin bilgisine vâkıf olduğunu bilesiniz diyedir.
[991] Zira insanlar kefeni andıran ihramlarına bürünerek kıyametin provasını yapmak için buraya koşarlar.
[992] Haram ayın sembol kılınması, “Hac malum aylardadır” âyeti ışığında anlaşılabilir (
2:197).
Allah Teâlâ Kabe'yi, o Beyt-i Harâm'ı ve Şehr-i Haram ile o boyunları bağsız ve bağlı kurbanları insanlar için bir medar-ı istifade kıldı. Bu da bilmeniz içindir ki, şüphesiz Allah Teâlâ göklerde olanı da ve yerde olanı da bilir ve muhakkak ki, Allah Teâlâ herşeye tamamıyla alîmdir.
Allah Kâbe'yi, o hürmete layık mâbedi, insanların din ve dünya hayatları için bir nizam vesilesi kılmıştır; o haram ay'ı da, Kâbe'ye gönderilen gerdanlıksız veya gerdanlıklı kurbanlıkları da. . . Bütün bunlar, Allah'ın göklerde olanı da, yerde olanı da bildiğini ve gerçekten Allah'ın her şeyi bildiğini sizin de bilip anlamanız içindir.
Hac uluslararası düzeyde, dünya çapında, yılda bir tekrarlanan bir vakıa olduğu gibi, umre de daha küçük çapta devam eden bir vakıadır. Hac ziyaretinin kültürel, sosyal, ekonomik, turistik fayda ve neticeleri gözle görülmektedir. Fakat daha fazla faydası, ziyaretçilerin manevî hayatlarına yön verip, onları mânen beslemesidir. Allah’ın yeryüzünde inşasını emrettiği ilk Mabedi ziyaret etmekle, insanlığın babası Hz. Âdem (a.s.)’dan günümüze kadar gelen bütün insanlarla buluşması, başka kapılarda sürünüp perişan olanların, sıcak aile yuvalarına dönüşü, geçici dünya imtiyazlarının (ırk, asalet, servet, makam, güzellik, gençlik gibi imtiyazların) gerçekten geçici olduğunun ispatlanması, mahşer manzarasından bir enstantanenin dünyada yaşanarak insanların ona göre kendilerine çekidüzen vermeleri gibi nice muazzam gerçekleri yaşar ki bunları düşününce “Kâbe’nin nasıl bir yön ve nizam unsuru” ve yön belirleyen bir pusula olduğunu anlar. Haram ay (Şehr-i haram) hac ibadetinin yer aldığı Zilhicce veya hac mevsiminin yer aldığı Receb, Zilkade, Zilhicce ve Muharrem aylarıdır.
Allah Ka'be'yi, o saygıdeğer evi, insanlar için (hayat ve güven) durağı yaptı. O saygıdeğer ayı, kurbanı, tasmalı kurbanlıkları da (böyle yaptı) ki Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın herşeyi bilici olduğunu anlayasınız.
Allah Kâbe’yi; o saygıdeğer binayı, insanların dirliğine sebep kıldı. Haram ayını, boyunlarına gerdanlık bağlanmış veya bağlanmamış kurbanları da öyle yaptı. Bu, Allah’ın göklerde ve yerde olan her şeyi bildiğini bilmeniz içindir. Allah, her şeyi bilir.
Allah, Kâbeyi; Beyt-i Haram'ı insanlar için güven yeri kıldı. Haram ayı, kurbanı ve kurban için işaretlenmiş hayvanları da. İşte bu, Allah'ın göklerde ve yerde olanları bildiğini ve Allah'ın her şeyi bilen olduğunu bilmeniz içindir.
Hürmetli Beyt olan Kâbe'yi, haccın yapıldığı haram ayı, gerdanlıklı ve gerdanlıksız kurbanları, Allah insanların din ve dünyalarına bir dayanak yaptı. Böylece siz de bilmiş olursunuz ki, Allah gökte olanı da bilir, yerde olanı da; çünkü Allah herşeyi hakkıyla bilendir.(27)
(27) Bakara Sûresinin başında anlatıldığı gibi (
2:30), Hz. Âdem’in yaratılışını meleklere haber verirken, Allah “Ben sizin bilmediğinizi bilirim” buyurarak, insan neslinin gelecekte kazanacağı önem ve değere işarette bulunmuştu. Kâbe’yi ve haccı konu alan bu âyette de, Allah’ın ilim sıfatına üç defa atıfta bulunulmakta, üstelik konu gökler ve yerle irtibatlandırılmakta, böylece, Kâbe’nin ve haccın dünyayı âlemde seçkin hale getiren bir işlev göreceğini haber vermektedir. O gün bu gündür Kâbe’nin etrafında tavaf edenler hiçbir zaman eksik olmaz; her an yeryüzünün dört bir köşesinde milyonlarca insan saf tutarak ona yönelir; hac mevsiminde ise her sene orada bir haşir provası yaşanır. Bütün bunlar, göklerden ve manevî âlemlerden hazla ve gıptayla seyredildiğinde kuşku olmayan muhteşem manzaralardır.
Allah Kâbe'yi, o saygıya layık evi, o saygıya layık "ay"ı, o kurbanlık hediyeleri ve gerdanlıkları insanlar için bir dayanak, bir ayağa kalkış aracı kıldı. Böyle yaptı ki, Allah'ın göklerde olanı da yerde olanı da bildiğini, Allah'ın her şeyi bilici olduğunu siz de bilesiniz.
ķıldı Tañrı ķa'be'yi ḥarām ev ādemįlerüñ ŧurmaġı-y-için daħı ḥarām ayı ya'nį zü'lhicce yā dört ay receb, şevvāl, zü'lķa'de, zü'lhicce daħı ķurbānı daħı ķurbān boynına daķduķlarını. şol tā bilesiz bayıķ Tañrı bilür ne kim göklerdedür daħı ne kim yirdedür daħı bayıķ Tañrı her neseneyi bilicidür.
Tañrı Ta‘ālā ḳıldı Beytü’l‐Ḥarām Ka‘beyi ḫalḳuñ ma‘īşeti durmaġı‐çun muḥarrem ayları, daḫı ḳurbānlıḳları, daḫı ḳurbānlıḳlar ‘alāmetlerini, daḫı olanuñ‐çundur ki siz bilesiz ki Tañrı Ta‘ālā bilür göklerde olanı ve yirlerdeolanı. Daḫı Tañrı Ta‘ālā her nesneyi bilicidür.
Allah Beytülhəram (müqəddəs ev) olan Kə’bəni haram ayı (zülhiccəni), (Kə’bəyə gətirilən) boyunları bağsız və bağlı (boyunlarına nişan taxılmamış və taxılmış) qurbanları insanların (dini və dünyəvi işlərinin) düzəlib sahmana düşməsi üçün bir yol müəyyən etdi. Bu ona görədir ki, Allahın göylərdə və yerdə nə varsa (hamısını) bilməsini, özü də Allahın hər şeyi (layiqincə) bilən olmasını siz də biləsiniz!
Allah hath appointed the Ka'bah, the Sacred House, a standard for mankind, and the Sacred Month and the offerings and the garlands. That is so that ye may know that Allah knoweth whatsoever is in the heavens and whatsoever is in the earth, and that Allah is Knower of all things.
Allah made the Ka´ba, the Sacred House, an asylum of security for men, as also the Sacred Months,(803) the animals for offerings, and the garlands that mark them:(804) That ye may know that Allah hath knowledge of what is in the heavens and on earth and that Allah is well acquainted with all things.(805)*
803 The Sacred or Prohibited Months are explained in n. 209,
2:194, and n. 687,
5:2. 804 See
5:2 and n. 688. 805 All sorts of people from all parts of the earth gather during the Pilgrimage. They must not think that they are strangers, that nobody knows them, and that they may behave as they like. It is the House of Allah, and He has supreme knowledge of all things, of all thoughts, and all motives. As the next verse says, while He is Oft-Forgiving, Most Merciful, He is also strict in enforcing respect for His ordinances.