Tûr Suresi 29. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4764, sondan 1473. ayet; 52. sure ve bu surenin 29. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 8, harf sayısı 31 ve toplam ebced değeri ise 2620 olarak hesaplanmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
فذكر فما انت بنعمت ربك بكاهن ولا مجنون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فذكرفماانتبنعمتربكبكاهنولامجنون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Feżekkir femâ ente bini’meti rabbike bikâhinin velâ mecnûn(in)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
(Ey Muhammed!) O hâlde, sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde, sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Sen (gerçeği) hatırlat! Rabbinin lütfuyla sen kâhin de değilsin; cinlenmiş de değilsin.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Sen öğüt ver! Rabbinin nimeti sayesinde sen ne kâhinsin ne de bir deli.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
O halde öğüt vermeye devam et. Rabb'inin nimeti sayesinde ne kâhin ne de mecnûnsun.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Şu halde Sen (Ey Nebim!) öğüt verip-hatırlat; çünkü Sen, Rabbinin nimetiyle ne kâhinsin, ne mecnun. (Sana iftira edenler, asıl kendileri delidir ve nasipsizdir.)
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık öğüt ver, gerçekten de Rabbinin nimeti sayesinde sen, ne kahinsin, ne deli.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Öyleyse ey Muhammed! Sen bütün insanlara öğüt ver. Çünkü sen, Rabbinin nimeti sayesinde, inkârcıların dedikleri gibi ne bir kahinsin, ne de bir deli.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Öğüt ver, tebliğ görevini yapmaya devam et. Rabbinin, sana ihsan ettiği vahyi, peygamberlik nimeti sebebiyle, sana kâhin de, cinlere mahkûm olmuş biri de, deli de diyemezler. Sen kâhin de, cinlere mahkûm olmuş biri de, deli de değilsin.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Öğüt ver, tebliğ görevini yapmaya devam et. Rabbinin, sana ihsan ettiği vahiy, peygamberlik nimeti sebebiyle, kâhin de, cinlere mahkûm olmuş biri de, deli de değilsin, senin kimliğin sıradan biri gibi gizli-meçhul de kalmayacak;
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Şu halde sen, öğüt verip-hatırlat; çünkü sen, Rabbinin nimetiyle ne kahinsin, ne mecnun.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O halde (Ey Rasûlüm, sen) öğüd ve nasihata devam et; çünkü sen, Rabbinin (nübüvvet ve İslâm) nimeti sayesinde ne kâhinsin, ne mecnûn...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Artık sen uyar (tebliğ et.) Sen, Rabbinin sana verdiği nimet sayesinde, ne kâhinsin ne de deli.
Besim Atalay
Besim Atalay
Öğüt ver, sana nimeti yüzünden Tanrının; sen ne bir bakıcısın, ne de bir deli !
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Ey Resul!) Sen tebliğ ve irşada devam et! Çünkü sen Rabbinin sana (elçilik) lütfettiği birisin. (Onların iddia ettiği gibi) ne kâhinsin ne de mecnun.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Öğüt ver; Rabbinin nimetiyle sen, ne kahinsin ne de delisin.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
(Resûlüm!) Sen öğüt ver. Rabbinin lütfuyla sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Sen öğüt ver. Rabbinin sana olan iyiliği sayesinde sen ne bir kahinsin, ne de deli.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
(Ey Muhammed!) sen hatırlat, öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne kâhinsin, ne de mecnûn.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O halde va'z-u tezkire devam et, çünkü sen, rabbının ni'meti hakkı için, ne kâhinsin ne de mecnun
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
(Habîbim) sen hemen öğüt vermekde devam et. Öyle ya, sen Rabbinin ni'meti sayesinde ne bir kâhin, ne de bir mecnun değilsin.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Ey Resûlüm!) O hâlde nasîhat et; çünki Rabbinin ni'meti hakkı için, sen ne bir kâhinsin, ne de bir mecnun!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
(Ey elçi) Düşün. Sen Rabbi’nin nimeti ile ne bir kehanette bulunan, nede deli olan birisi idin.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Artık yine öğütte bulun. Sen Rabbinin inayet ve nimeti sayesinde falcı da değilsin, deli de değilsin.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
O halde sen, öğüt verip hatırlat; çünkü sen, Rabbinin nimetiyle ne bir kâhinsin, ne de bir mecnun.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
O hâlde, ey şanlı Elçi! Sen bunları haber vererek insanlara öğüt ver! Onlar ne derlerse desinler; Rabb’inin sonsuz şefkat ve nîmeti sayesinde, sen ne kâhinsin, ne de deli!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Öğüt ver! Sen, rabbinin nimeti sebebiyle ne bir kâhinsin, ne bir mecnûn!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Sen sadece hatırlat. Çünkü Rabbinin nîmeti sayesinde sen kâhin de değilsin, mecnun da değilsin.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
ÖYLEYSE [ey Muhammed, bütün insanlara] öğüt ver: çünkü, Rabbinin rahmetiyle, sen ne bir kâhinsin, ne de bir deli.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
– Sen, öğüt vermeye devam et zira sen Rabbinin nimet ve lütfuna mazhar olmuş birisin onun için sen ne bir kâhinsin ne de cinlerden ilham alan dengesiz bir kişi. 51/55, 87/9-10
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
(EY NEBİ!) Öğüt vermeyi (sürdür); şüphesiz, -Rabbinin nimeti sayesinde- senin bir kâhin ve bir mecnun olma ihtimalin asla bulunmamaktadır.[4758]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık sen öğüt vermeğe devam et. Çünkü sen Rabbin nîmeti hakkı için ne bir kâhînsin ve ne de bir mecnûn.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Ey Resulüm, sen irşad ve nasihatina devam et! Sen Rabbinin ihsanı sayesinde kâfirlerin iddia ettikleri gibi kâhin de değilsin, deli de değilsin.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
(Ey Muhammed), Sen hatırlat, öğüt ver. Rabbinin ni'meti sayesinde sen ne kahinsin, ne de mecnun.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onları bilgilendirmeye devam et. Sahibinin nimeti sayesinde sen, ne geleceği bildiğini sanan birisin (kâhin) ne de cinlerin (şeytanların) etkisindesin.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
-Sen, öğüt ver. Kesinlikle sen Rabbinin nimeti sayesinde ne medyumsun ne de mecnun (dinlenmiş)
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Sen öğüt ver. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne kâhinsin, ne de deli.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Artık hatırlat, öğüt ver! Rabbinin nimetine yemin olsun ki, sen ne kâhinsin ne de cin çarpmış.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes ögütle degülsin sen çalabuñ ni'met iyile vaḥysuz ġaybdan söyleyici daħı degülsin delü.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes ögütle sen Tañrı raḥmeti‐le. Müneccim degülsin, delü daḫı degülsin.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Elə isə (ya Peyğəmbər! Sən müşriklərə) öyüd-nəsihət ver. Sən öz Rəbbinin ne’məti (nübüvvət və islam dini) sayəsində nə kahinsən, nə də divanə!
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
Therefor warn (men, O Muhammad). By the grace of Allah thou art neither soothsayer nor madman.
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
Therefore proclaim thou(5063) the praises (of thy Lord): for by the Grace of thy Lord, thou art no (vulgar) soothsayer, nor art thou one possessed.*