Tûr Suresi 45. Ayet

A-
A+
TR
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4780, sondan 1457. ayet; 52. sure ve bu surenin 45. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 7, harf sayısı 32 ve toplam ebced değeri ise 2854 olarak hesaplanmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
فذرهم حتى يلاقوا يومهم الذي فيه يصعقون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
فذرهمحتىيلاقوايومهمالذيفيهيصعقون
Türkçe Okunuşu
Türkçe Okunuşu
Feżerhum hattâ yulâkû yevmehumu-lleżî fîhi yus’akûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Artık sen çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hâllerine bırak.[508]
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Artık bayıltılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hâllerine bırak!
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Artık, çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak!
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
Artık onları cezalandırılacakları güne kavuşuncaya kadar kendi hallerine bırak.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
Öyleyse Sen onları (İlahi bir inkılâpla tepetaklak yıkılacakları ve darbeye) çarpılıp derbeder olacakları günlerine kavuşuncaya kadar (kendi halleri ve hileleriyle baş başa) bırak (ve sabırla sonlarını bekleyiver).
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Artık bırak onları helak olacakları güne dek.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Artık korkudan bayılacakları güne kavuşuncaya kadar bırak onları, ne yaparlarsa yapsınlar.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Artık ölecekleri, helâk edilecekleri, savaş meydanlarında öldürülecekleri güne kavuşuncaya kadar, onları kendi hallerine bırak.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Öyleyse onları çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Öyleyse sen onları (en dayanılmaz azabla) çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O halde (Ey Rasûlüm), bırak onları; tâ o çarpılacakları (ölüm) günlerine kadar...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Artık içinde bayılacakları gün ile karşılaşacaklarına kadar, onları bırakıver.
Besim Atalay
Besim Atalay
Çarpılacakları bir güne değin, bırak onları
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
Artık sen, çarpılacakları günlerine kadar onları kendi hâllerine bırak.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Çarpılacakları güne erişmelerine kadar onları bırak.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları kendi hallerine bırak.  
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları bırak.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Artık çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları (kendi hallerine) bırak.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O halde bırak onları ta o çarpılacakları günlerine kadar
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Artık onları çarpılacakları günlerine kadar (hallerine) bırak.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
(Ey Habîbim!) Artık, içinde çarpılacakları günlerine (kıyâmete) kavuşuncaya kadar onları (kendi hâllerine) bırak!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Dehşetle çarpılacakları güne kavuşuncaya kadar, onları kendi hallerine bırak.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Artık bihûş (aklını kaybetmiş) ve helâk olacakları güne kavuşuncaya kadar onları hallerine bırak.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Öyleyse sen onları kendisinde (en dayanılmaz azapla) çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Öyleyse, ey Müslüman! Onları inandırmak için mûcizeler peşinde koşma! Kur’an’ın beyânına inanmıyorlarsa bırak onları, dehşetle çarpılacakları Hesap Günü ile karşılaşıncaya kadar inkâr bataklığında bocalayıp dursunlar!
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Bırak onları; tâ ki çarpılacakları günleriyle karşılaşsınlar!
Mehmet Türk
Mehmet Türk
(Ey Muhammed!) Öyleyse sen, helâk olacakları günlerine kavuşuncaya kadar onları (kendi hallerine) bırak.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
Bundan böyle, dehşete kapılacakları [Hesap] Günü ile karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak onları:
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
O halde, sen onları dehşetten kendilerini kaybedecekleri günle karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak. 3/178
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Artık onları, dehşetten kendilerini kaybedecekleri günle karşılaşıncaya kadar kendi hallerine bırak!
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Artık onları bırak, o kavuşacakları güne değin ki, onda çarpılıp helâk olacaklardır.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
O halde sen onları, darbe yiyip çarpılacakları güne kadar kendi hallerine bırak!
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Korkudan bayılacakları günlerine kavuşuncaya kadar bırak onları.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Onları kendi başlarına bırak; cezaya çarptırılacakları güne kadar böyle gitsin.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
-O halde, bırak onları, tâ ki çarpılacakları günlerine kavuşsunlar.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Çarpılacakları günlerine kavuşuncaya kadar sen onları kendi hallerine bırak.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Bayılıp yere serilecekleri günlerine kavuşuncaya kadar bırak onları!
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
pes ķo anları tā göreler günlerini ol kim anuñ içinde öleler.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Pes ḳoy anları yitişince ol gün ki anda ‘aḳlları gider.
Bunyadov-Memmedeliyev
Bunyadov-Memmedeliyev
Elə isə (dəhşətdən) sarsılıb karıxacaqları günə qovuşana qədər sən onları tərk et!
M. Pickthall (English)
M. Pickthall (English)
Then let them be (O Muhammad), till they meet their day, in which they will be thunder stricken,
Yusuf Ali (English)
Yusuf Ali (English)
So leave them alone until they encounter that Day of theirs, wherein they shall (perforce) swoon (with terror),-(5079)*