Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4871, sondan 1366. ayet; 54. sure ve bu surenin 25. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 9, harf sayısı 32 ve toplam ebced değeri ise 2678 olarak hesaplanmıştır.
ءالقي الذكر عليه من بيننا بل هو كذاب اشر
ءالقيالذكرعليهمنبيننابلهوكذاباشر
E-ulkiye-żżikru ‘aleyhi min beyninâ bel huve keżżâbun eşir(un)
“Bizim aramızdan vahiy ona mı verildi? Hayır o, yalancının, şımarığın biridir.”
Semûd, Sâlih peygamberin gönderildiği kavmin adıdır; Allah Teâlâ onları sınamak üzere mûcizevî özellik taşıyan bir dişi deve göndermiş, mevcut sudan dönüşümlü yararlanmaları yönünde bir kural koymuş, böylece onlar bir sınamaya tâbi tutulmuş, peygamberin Allah’tan getirdiği buyruk ve yasaklara saygılı olduklarını davranışlarıyla ortaya koymaları için kendilerine bir fırsat tanınmıştı. Fakat onlar inançsızlıklarını açığa vuran bir davranış sergilediler ve zarar vermemeleri emredilen deveyi hunharca öldürdüler (bilgi için bk. A‘râf
7:73-79, Hûd
11:61-68; Şuarâ
26:141-159). 23. âyette (aynı şekilde 33. âyette) “uyarılar” diye çevrilen kelimeyi “uyarıcı açıklama ve öğütler” veya “uyarıcı peygamberler” mânasında anlamak mümkündür. 31. âyetin “hayvan ağılındaki kuru çalılar gibi” diye çevrilen kısmı, bu tamlamayı oluşturan kelimelerin değişik anlamları bulunduğu için, “ağılı çeviren çubukların döküntüleri; yanmış kemikler; köhnemiş duvardan dökülen topraklar gibi” mânalarla da açıklanmıştır (Taberî, XXVII, 103-104).
(Devamla:) “Vahiy, aramızdan ona mı verildi? Aslında o, şımarık yalancının biridir!” demişlerdi.
“Vahiy, aramızda ona mı verildi? Hayır, o yalancı ve şımarığın biridir” dediler.[597]
[597] Köle ruhlu insanların psikolojisi hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 431-433.
Zikir¹, aramızdan bula bula onu mu buldu? Hayır! O küstah bir yalancıdır.
“Zikir (Kur’ani ilim ve şeref, kala kala) içimizden Ona mı bırakıldı? Zaten o çok yalan uyduran ve kendisini beğenmiş bir şımarıktır” (diyecek kadar küstahlaşmışlardı).
Vahiy, içimizden gelegele ona mı geliyor? Hayır, o, yalancı kendini beğenmiş birisi.
Vahiy aramızda gele gele O'na mı geliyor? Hayır O, yalancı ve şımarığın birisidir” dediler.
“Vahiy, aramızdan ona, Sâlih'e mi indirildi? O küstah bir yalancıdır.” dediler.
Zikir (kitap, vahiy) aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır, o kendini beğenmiş yalancının biridir."
'Zikr (vahy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarıktır.'
O kitab (vahy) aramızdan ona mı bırakılıyor? Doğrusu o, şımarık bir yalancıdır.”
Kendi içimizden ona mı mesaj indi? Belki o, bize üstünlük kurmak isteyen bir yalancıdır, dediler.
Vahiy ancak, aramızdan ona mı gelmiş? Hayır, o çok yalancıdır, çok da şer!»
Zikir (vahiy) aramızdan bir tek ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir” demişlerdi.
24,25. "İçimizden bir insana mı uyacağız? O zaman biz sapıklık ve delilik etmiş oluruz. Kitap, aramızda, ona mı verilmiş? Hayır, o pek yalancı ve şımarığın biridir" dediler.
«Vahiy, aramızda ona mı verildi? Hayır o, yalancı ve şımarığın biridir» (dediler.)
"Mesaj aramızdan ona mı verildi? O, yalancı küstahın biridir."
"Zikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı, küstahın biridir" (dediler).
O zikir aramızdan ona mı bırakıyorlar? Belki o bir şimarık yalancıdır
«Bizim aramızdan vahy ona mı verildi? Hayır, o, şımarık, aşırı bir yalancıdır».
“Zikir (Vahiy), aramızdan ona mı indirildi? Hayır! O, şımarık bir yalancıdır!”
“Öğüt veren kitap aramızdan ona mı verilmesi gerekiyordu? Hayır, haddini bilmez, bozguncunun (şerli) birisi” dediler.
Biz vahye lâyıkken ona mı vahiy indirildi? Hayır o, yalana dadanmış, kendini beğenmiş biridir».
“Zikr (vahiy) içimizden ona mı bırakıldı? Hayır, o, çok yalan söyleyen kendini beğenmiş bir şımarıktır.”
“Aramızda bunca zengin ve asil insan dururken, ilâhî öğüt ona mı indirilmiş? Hayır! Doğrusu Sâlih, küstah bir yalancıdan başka bir şey değildir!”
“Zikir bizim aramızdan ona kalmış, ha!
Aksine, o bir şımarık yalancı!”.
24,25. Ve: “İçimizden (bizim gibi hem de) yalnız bir insana mı uyacağız?1 O zaman biz, tam bir sapkınlık ve çılgınlık yapmış oluruz. (Bizler dururken) vahiy ona mı indirildi? Hayır, o şımarık bir yalancıdır.” dediler.
1 Genelde insanlar, kendi içlerinden çıkan önemli kimseleri, hele bir de tek başlarına iseler kabullenememektedirler. Tıpkı Semûd toplumu gibi.
Neden içimizden bir tek o'na [ilahî] öğüt ve uyarı indirildi? Hayır, o küstah bir yalancıdan başka bir şey değil!”
Hem bu vahiy içimizden bula bula bunu mu bulmuş. Hayır, aslında o küstah bir yalancı. 38/8, 43/31
Vahiy, aramızdan bir tek ona mı indirildi? Hayır, aksine o yalanda sınır tanımayan mağrurun biri.”
«O zikir, bizim aramızdan O'nun üzerine mi bırakılmıştır. Hayır. O bir mağrur, fazla yalancıdır.»
23, 24, 25. Semûd kavmi de Peygamberlerini yalancı saydılar ve: “Yani biz, ” dediler, “içimizden bir adamın peşinden mi gideceğiz? Böyle yaparsak doğrusu sapıtmış ve çıldırmış oluruz! Ne o, yani bu kitap, içimizden bula bula onu mu buldu, o mu buna lâyık görülmüş? Hiç de öyle değil, bilakis o, yalancının, küstahın tekidir! ”
Zikir, aramızdan ona mı bırakıldı? Hayır o, yalancı küstahın biridir!
Doğru bilgi içimizden ona mı verilmiş? Aslında o; yalancının, kendini beğenmişin teki!”
-Aramızdan, vahiy ona mı gönderilmiş? Hayır, O, yalancı küstahın biridir.
“Aramızdan ona mı vahiy verilmiş? O şımarık yalancının biridir.”
"Aramızdan öğüt ona mı verildi? Hayır, o yalancı küstahın biridir."
“iy bıraġıldı mı vaḥy anuñ üzere aramuzdan? belki ol yalancıdur bundurmış.”
Bizüm yanumuzda vaḥy olunan var‐iken oña vaḥy mi geldi? Bel ki o keẕẕāb ve müte‐kebbirdür.
Məgər içərimizdən vəhy yalnız onamı nazil olmuşdur?! Xeyr, o, yalançının, lovğanın biridir!”
Hath the remembrance been given unto him alone among us? Nay, but he is a rash liar.
"Is it that the Message is sent to him, of all people amongst us? Nay, he is a liar, an insolent one!"(5148)*
5148 Pure abuse, as a contrast to Salih's expostulation! See
26:141-158, and notes.