Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4872, sondan 1365. ayet; 54. sure ve bu surenin 26. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 5, harf sayısı 24 ve toplam ebced değeri ise 2647 olarak hesaplanmıştır.
سيعلمون غدا من الـكذاب الاشر
Seya’lemûne ġaden meni-lkeżżâbu-l-eşir(u)
Onlar yarın bilecekler: Kimmiş yalancı, kimmiş şımarık!
Semûd, Sâlih peygamberin gönderildiği kavmin adıdır; Allah Teâlâ onları sınamak üzere mûcizevî özellik taşıyan bir dişi deve göndermiş, mevcut sudan dönüşümlü yararlanmaları yönünde bir kural koymuş, böylece onlar bir sınamaya tâbi tutulmuş, peygamberin Allah’tan getirdiği buyruk ve yasaklara saygılı olduklarını davranışlarıyla ortaya koymaları için kendilerine bir fırsat tanınmıştı. Fakat onlar inançsızlıklarını açığa vuran bir davranış sergilediler ve zarar vermemeleri emredilen deveyi hunharca öldürdüler (bilgi için bk. A‘râf
7:73-79, Hûd
11:61-68; Şuarâ
26:141-159). 23. âyette (aynı şekilde 33. âyette) “uyarılar” diye çevrilen kelimeyi “uyarıcı açıklama ve öğütler” veya “uyarıcı peygamberler” mânasında anlamak mümkündür. 31. âyetin “hayvan ağılındaki kuru çalılar gibi” diye çevrilen kısmı, bu tamlamayı oluşturan kelimelerin değişik anlamları bulunduğu için, “ağılı çeviren çubukların döküntüleri; yanmış kemikler; köhnemiş duvardan dökülen topraklar gibi” mânalarla da açıklanmıştır (Taberî, XXVII, 103-104).
Yarın (yakında) onlar şımarık yalancının kim olduğunu göreceklerdir.
Yarın onlar, yalancı ve şımarığın kim olduğunu bileceklerdir.
Onlar, yarın¹ küstah yalancının kim olduğunu anlayacaklar!
Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen ve kendini beğenen bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir.
Yarın bilirler kimmiş yalancı kendini beğenmiş.
Hayır, onlar yakında kimin yalancı ve şımarık olduğunu anlayıp bilecekler.
Yarın, kabirde ve mahşerde kimin küstah, yalancı olduğunu öğrenecekler.
Yarın kimin kendini beğenmiş yalancı olduğunu bilecekler.
Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip-öğreneceklerdir.
İleride bilecekler, o şımarık yalancı kimdir?
(Allah, Salih peygambere:) Onlar, yarın kimin, üstünlük kurmak isteyen bir yalancı olduğunu bilecekler.
Kim yalancı, kim şerdir; Yarın bileceklerdir?
(Biz de Salih'e dedik ki:) “Küstah yalancı kimmiş yakında anlayacaklar.”
Yarın, kimin pek yalancı ve şımarık olduğunu bileceklerdir.
Yarın onlar, yalancı ve şımarığın kim olduğunu bileceklerdir.
Yalancı küstahın kim olduğunu yarın öğreneceklerdir.
Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler.
İleride bilecekler o şimarık yalancı kimdir?
Şımarık, aşırı yalancı kimmiş, yarın bilecekler onlar.
(Onlar) yarın (âhirette), o şımarık yalancının kim olduğunu bilecekler!
Kimin yalancı bozguncu olduğunu yarın öğrenecekler.
(Salih/e dedik: Üzülme), yarın yalana dadanan ve kendini beğenen kişinin kim olduğunu anlayacaklar.
Onlar yarın, kimin çok yalan söyleyen, kendini beğenmiş bir şımarık olduğunu bilip öğreneceklerdir.
Bunun üzerine Allah, “Üzülme Ey Sâlih!” dedi, “Asıl küstah ve yalancı kimmiş, yarın anlayacaklar!”
Yarın göreceklerdir, Şımarık Yalancı kimdir?
Onlar yarın (gerçek) yalancı ve şımarığın kim olduğunu, öğrenecekler.
[Allah:] “Onlar yarın 14 kimin küstah ve yalancı olduğunu görecekler!” dedi,
Küstah yalancı kimmiş yakında anlayacaklar! 67/29
(Allah dedi ki): “Onlar yarın ‘yalanda sınır tanımayan mağrur’ kimmiş bilecekler:
Yakında bileceklerdir ki, o mağrur, o ziyâde yalancı kim imiş?
Biz de Peygamberleri Salih'e dedik ki: “Sen hiç üzülme! Asıl kimin yalancı ve küstah olduğunu yarın öğrenirler! ”
(Salih'e dedik ki): Yarın onlar, yalancı, küstahın kim olduğunu bilecekler.
Yalancının ve kendini beğenmişin kim olduğunu yarın öğrenecekler.
-Yarın onlar Kimin Yalancı küstah olduğunu görecekler.
Salih'e buyurduk ki: “Şımarık yalancının kim olduğunu yarın öğrenecekler.
Yarın bilecekler, kimmiş yalancı küstah!
tįz bileler irte kimdür yalancı bundurmış.
Yarın yevm‐i ḳıyāmetde onlar ‘aẕāba dūçār olunca bilirler ki keẕẕāb ve mütekebbirolanlar kimlerdir.
(Biz Saleh peyğəmbərə təsəlli verib dedik: ) “Onlara kimin yalançı, kimin lovğa olduğunu sabah mütləq biləcəklər!
(Unto their warner it was said): Tomorrow they will know who is the rash liar.
Ah! they will know on the morrow, which is the liar, the insolent one!