Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4932, sondan 1305. ayet; 55. sure ve bu surenin 31. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 4, harf sayısı 18 ve toplam ebced değeri ise 2208 olarak hesaplanmıştır.
Senefruġu lekum eyyuhâ-śśekalân(i)
Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!
Önceki âyetlerde açıklandığı üzere bir işin Allah Teâlâ’yı meşgul etmesi, O’nu başka bir işten alıkoyması düşünülemez. Bu sebeple 31. âyetteki ifadeyi hesap gününün önemini ve dehşetini hatırlatan edebî bir üslûp olarak değerlendirmek gerekir. Âyette verilmek istenen mesaj açıktır: Sorumluluk sahibi herkes bu dünyada kendisine tanınan fırsatların mânasını doğru anlamalı, yaptıklarının karşılığını hemen görmüyorsa bunun da Allah’ın iradesine uygun olarak kurulmuş sınav düzeninin bir parçası olduğunu, ama her eyleminden hesaba çekileceği günün çok uzak olmadığını iyi bilmelidir. 31. âyette geçen ve “sorumluluk yüklenmiş iki varlık” diye çevrilen sekalân kelimesi sözlükte “iki yük, iki ağırlık” demektir. Müfessirler arasında yaygın kanaat, bununla “insanlar ve cinler âlemi”nin kastedildiği, bir sonraki âyetin de bunu gösterdiği yönündedir. Kelimenin sözlük anlamıyla bu yorum arasındaki bağ değişik şekillerde izah edilmiştir (meselâ bk. Râzî, XXIX, 112; Elmalılı, VII, 4680-4681).
Ey iki ağırlık sahipleri (cinler ve insanlar)! İleride size yöneleceğiz.
31,32. Ey cinler ve insanlar! Yakında sizin hesabınızı görmek için vakit ayıracağız. Şimdi, Rabbinizin sorgulamasını nasıl yalanlıyorsunuz?
Ey iki büyük grup! Yakında sizin hesabınıza bakacağız!
Ey (yeryüzüne gönderilmiş ve mükellefiyet yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cinn), yakında (ahirette hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız (sizi hep böyle başıboş bırakmayacağız).
Ey iki ağır topluluk, insanlar ve cinler, yakında hesabınıza bakacağız.
Yeryüzünde vahye muhatap olan insan, cin, erkek ve kadın toplulukları, kıyamet gününde sizinle meşgul olup gerekeni yapacağız.
Ey yeryüzünde ağırlığı, ağır sorumluluğu olan, hükümlerini yürüten insan ve cin denilen günaha batmış iki varlık, sizin de hesabınızı ele alacağız.
Ey (yeryüzünde) ağırlığı olan iki kitle (insanlar ve cinler)! Yakında sizin (hesabınızı görmek) için de vakit ayıracağız.
Ey (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin), yakında (ahirette hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız.
Yakında sizi hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar!...
31, 32. Ey günah yüklü ins ve cinler! Bir günü size ayıracağız: Bir gün cezanızı vereceğiz. Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?
Ey iki varlık! Yakında sizinle uğraşacağız!
Ey (kendilerine sorumluluk yüklenmiş olan) iki ağırlık (insan ve cin) toplulukları! (Verdiğimiz nimetlerden sonra) yakında sizi de hesaba çekeceğiz.
Ey insan ve cin toplulukları! Sizin de hesabınızı ele alacağız.
Ey insan ve cin! Sizin de hesabınızı ele alacağız.
Ey sorumlu iki topluluk, sizi elbette sorguya çekeceğiz.
Ey insan ve cin! sizin de hesabınızı ele alacağız.
Yarın size kalacağınız ey sekalân!
Ey ins ve cin ileride siz (in hesâbınızı görmiy) e yöneleceğiz.
Ey insanlar ve cinler! Yakında size (hesâbınızı görmek için) yöneleceğiz!
Ey yaptıklarını yüklenen (inanan, inanmayan) insanlar! Size yaptıklarınızı soracağız.
İnsanlarla periler! Sizinle meşgul olacağız [⁴].
[4] Cenab-ı Bari asilere vereceği azabı öç almak hususunda işini, gücünü bırakıp yalnız onunla meşgul olan kimse gibi misal getiriyor.
Ey (yeryüzüne yükletilmiş) iki ağırlık (olan ins ve cin)! Yakında (hesabınızı görmek üzere) sizin için de vakit bulacağız.
Zamanı gelince, sizin de hesabınızı göreceğiz, ey günah yüklü iki toplum! Ey insan ve cin kâfirleri! Bütün azgınlığınıza rağmen hâlâ helâk edilmediyseniz, bu Rabb’inizin lütuf ve rahmeti sayesinde size biraz daha mühlet vermesindendir. Fakat yakında sizin de hesaba çekilme vaktiniz gelecek! Hesap Gününde ilâhî adâlet tam olarak tecellî edecek ve zâlimler cehenneme, iyiler cennete girecek.
Size de sıra gelecektir, ey Sekalân!
Ey insanlar ve cinler1 çok yakında sizin de hesabınızı göreceğiz.2
1 Sekal: Yük ve ağırlık demektir. Sekalan: yeryüzünde bulunan insan ve cinlerin bir ünvanıdır. İnsanlar ve cinlere bu ünvan; yeryüzünde diğer varlıklara göre ağırlıkları, kıymetleri ve önemleri sebebiyle verilmiştir. Bir de yeryüzünde teklif ile muhâtap olan, sadece bu iki varlık bulunduğundan dolayı bu şekilde isimlendirilmişlerdir. 2 Ferağ: Lügatte boşalmak demek olduğundan önce bir meşguliyet, boşalmak da bir şey için sonradan bir meşguliyet gerektirir. Hâlbuki Allahu Teâlâ’yı hiç bir iş, diğer işten alıkoyamayacağı için burada özellikle ahiret işleri olan hesap ve cezayı ifade için bu suretle bir istiare veya kinaye yapılmıştır. Yani bugünkü dünya işleri geçecek, bu dünya hayat ve nimetleri yok olacak, bu mühletler, müsamahalar, tükenecektir. Yarın Allah’a dönüş ile hesap ve ceza için huzura geleceksiniz de sırf sizin işinize bakılacak, sizin mesuliyetiniz işleri tatbik olunacaktır. (Elmalılı)
[BİR GÜN] sizden hesap soracağız, 13 siz ey günah yüklü çift! 14
Ey sorumluluk yüklenen iki varlık! Yakında sizin de hesabınızı göreceğiz. 50/16...37
Ey ağır bir yükün[4855] altına giren çift:[4856] Size ayıracak zamanımız da olacak![4857]
[4855] Bu yük Ahzab 71’de emanet olarak geçen irade ve onun sonucu olan “sorumluluğa” atıftır. Âyetteki zamir tıpkı 39. âyetteki zenbihi gibi tekildir. Bu da bu âyetlerdeki ins-cin çiftini, adeta bir hakikatin iki farklı yüzü gibi algılamamıza izin vermektedir. Ayrıca 46. âyetteki “çifte cennet” vaadi de bu algıyı desteklemektedir. 13. âyetin 11 nolu notuna bkz..
[4856] Sakalân, “birbirini dengeleyen çift taraflı ağırlık” (Elmalılı). İns ve cin, görünen ve görünmeyen, fizik ve metafizik tarafıyla hayatı dengeleyen iki karşıt unsurdan oluşan iki kutup veya aynı özün bir çift yüzü gibi düşünülebilir.
[4857] Hemen üstte yer alan 29. âyetteki hakikati istismar ederek; “O’nun işi başından aşkın, bize ayıracak zamanı mı var?” diyeceklere cevap.
Ey ins ve cin! Yakında sizin için teveccüh edeceğiz.
Hele az bekleyin, ey cin ve ins topluluğu! Yakında sizin de sıranız gelecek!
Ey iki sekal, sizin için de boş vaktimiz olacak (sizin de hesabınızı göreceğiz).
Yani yere ağırlık veren, yahut bir ağırlığı, şerefi olan iki toplum.
Ey kendilerine sorumluluk yüklenenler (insanlar ve cinler). Sizinle özel olarak ilgileneceğiz.
-Size de yöneleceğiz, Ey cin ve insan topluluğu!
Ey insanlar ve cinler! Yakında sizin hesabınıza bakacağız.
Ey ağırlıklı ve onurlu iki toplum/ey insan ve cin toplulukları! Sizinle de meşgul olacağız.
tįz dümükem size iy ādemį daħı perrį.
Ḥisāb‐içün size tükenecek yā ins ve cin.
Ey ağır yük (mükəlləfiyyət) altında olanlar (yaxud yerə ağırlıq verən cinlər və insanlar)! Sizinlə də (layiqincə) məşğul olacağıq (əməllərinizin haqq-hesabını mütləq çəkəcəyik).
We shall dispose of you, O ye two dependents (man and jinn).
Soon shall We settle your affairs, O both ye worlds!(5193)*
5193 Thaqal: weight, something weighty, something weighed with something else. The two thaqals are Jinns and men who are burdened with responsibility or, as some commentators hold, with sin. They are both before Allah, and the affairs of both are conducted under His Command. If there are inequalities or apparent disturbances of balance, that is only for a season. Allah gives to both good and evil men a chance in this period of probation; but this period will soon be over, and Judgment will be established. To give you this chance, this probation, this warning, is itself a favour, by which you should profit, and for which you should be grateful. (R).