Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 4940, sondan 1297. ayet; 55. sure ve bu surenin 39. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 8, harf sayısı 27 ve toplam ebced değeri ise 2056 olarak hesaplanmıştır.
فيومئذ لا يسـل عن ذنبه انس ولا جان
فيومئذلايسـلعنذنبهانسولاجان
Feyevme-iżin lâ yus-elu ‘an żenbihi insun velâ cân(nun)
İşte o gün ne insana, ne cine günahı sorulmayacak.[519]
Çünkü her şey kayıt altına alınmıştır.
Kıyamet tasvirlerinden birine yer verilen 37. âyetin ardından insanlara ve cinlere günahları hakkında soru sorulmayacağı, günahkârların yaka paça cehenneme atılacakları ve inkâr edip durdukları bu gerçeği iyice bellemeleri için cehennem ateşine sokulup çıkarılacakları, ama bunun bir ferahlama getirmeyeceği çünkü bu defa ateş yerine kaynar suyun içine düşecekleri belirtilmektedir. Şu var ki, 39. âyetteki “İşte o gün ... günahı hakkında soru sorulmaz” anlamındaki ifadeyi, “âhirette sorgu olmayacak” diye anlamamak gerekir. Zira birçok âyette burada çok kısa değinilen bu konuya ayrıntılı biçimde yer verilmiştir. Söz konusu açıklamalar ışığında bu ifadeyi şöyle anlamak uygun olur: Âhirette herkesin durumu öylesine kesin ve apaçık ortaya konacak ki kimsenin kendi ifade ve beyanına baş vurmaya ihtiyaç duyulmayacaktır. Birçok âyette belirtildiği üzere herkes dünyada yapıp ettiklerinin tek tek kayda geçirilmiş olduğunu görecek, günahkârların dilleri, elleri ve ayakları bu konuda tanıklık edecek, ayrıca 41. âyette ifade edildiği gibi günahkârlar simalarından tanınacaktır. İşin aslı böyle olmakla beraber, herkes kendi sevap ve günah durumuna göre haşrolunup hesap meydanına getirildikten sonra yargı süreci başlayacak; yüce Allah, bütün kullarının iyilik ve kötülüklerini eksiksiz kusursuz bilmesine rağmen adalet ve şefkatini ortaya koymak, her kulunun nasıl bir âkıbeti hak ettiğini ona da gösterip onaylatmak üzere herkesi ince bir hesaptan, sorgulama ve yargılamadan geçirecektir (ayrıca bk. Hicr
15:92; Kasas
28:78; Sâffât
37:24; Zemahşerî, IV, 53). 37. âyetin “gül kırmızısı bir yağ gibi olduğu zaman” diye çevrilen kısmı, “kızarmış yağ veya kırmızı deri yahut al kısrak gibi bir gül rengine büründüğü zaman” mânalarında da anlaşılmıştır. Bu mânalara göre yapılan benzetme göğün rengindeki değişmeyi anlatmış olur. Meâlde bir ölçüde bu anlamlar da yansıtılmış olmakla beraber göğün yapısal değişmesiyle ilgili mâna esas alınmıştır (bk. Taberî, XXVII, 141-142; İbn Atıyye, V, 231). Yine, güle yapılan benzetme genellikle renk değişikliği ve göğün kızıl bir renge bürünmesi olarak anlaşılmıştır. İbn Âşûr bunun göğün yarılmasındaki şiddeti ve pek çok parçaya ayrılacağını anlatan bir teşbih de olabileceği kanaatindedir (XXVII, 261).
İşte o gün kişinin günahından, (başka) hiçbir insan ve cin sorumlu tutulmayacaktır.
39,40. İşte o gün, insana da cinne de günahı sorulmaz. Şimdi, Rabbinizin ahiretteki sorgulamasını nasıl inkâr edebilirsiniz?
İşte o gün, ins¹ ve cine¹ yanlışları sorulmaz.
1- Gördüğümüz- görmediğimiz, bilinen-bilinmeyen, tanınan-tanınmayan, yerli-yabancı, gelmiş geçmiş kim varsa
İşte o gün, ne insana ne cinne; (kendi suçu ve sorumluluğu dışında başkasının) günahından sorulmayacaktır.
Ne insan, ne cin, artık o gün suçlu mudur, sorulmaz.
O korkunç günde insan ve cinlerin günahkarlarından hiç birine günahı sorulmaz, hepsi yüzlerindeki alametlerinden tanınırlar.
O gün, insanlara ve cinlere günahlarından sual sorulmaya gerek kalmaz.
İşte o gün ne insana ne de cinne günâhından sorulur.
İşte o gün, ne insana, ne cinne günahından sorulmaz.
(Semâ yarıldığı zaman, herkes sîmasından tanınacağı için) o gün ne insana, ne cinne günahı sorulmıyacak, (sual mahşerde olacak.)
39, 40. O gün insanlar ve cinler sorguya çekilmezler… Madem böyledir, ey insanlar ve cinler! Rabbinizin hangi yüce nimetini inkâr edeceksiniz?
Artık o gün, ne in, ne cin günahından sorulur
O gün ne insana ne de cine günahları hakkında bir şey sorulmaya (gerek kalmaya)cak (çünkü her şey kendiliğinden ortaya çıkacak)tır.
O gün ne insana ve ne cine suçu sorulur.
İşte o gün insana da cine de günahı sorulmaz.
Çünkü gök yarıldığında yani kıyamet kopacağında, kabirden çıkışta veya mahşerde insanlar ve cinler simalarından tanınacakları için onlara bir şey sorulmayacaktır.
O gün ne insana ne de cine günahından sorulmaz.
İşte o gün, ne insana ne de cinne günahından sorulmaz.
O gün sorulmaz cürmünden artık ne bir insan ne de bir cânn
İşte o gün ne insana, ne cinne günâhı sorulmayacak.
Artık o gün (günahkârlar hemen tanındıklarından) ne insan, ne de cin günâhından(öğrenmek için) sorulmaz!
O gün gerek tanıdıklarınıza (ins) ve gerekse tanımadıklarınıza (cin) günahları hakkında hiçbir şey sorulmaz.
O gün ne Ademî, ne peri günahlarından sorulmayacak.
İşte o gün ne insana, ne de cinne günahından sorulmaz.
O Gün, insanlara ve cinlere günahları sorulmayacak! Çünkü her şey tespit edilmiştir. Zaten onların bizzat kendi elleri, ayakları ve dilleri hatta yer ve gökyüzü yaptıkları her şeyi bir bir anlatacaktır.
O gün, ne cinne, ne insana kendi kusurundan sorulur!
İşte o gün, insana da cinne de günâhkârlarının (anlaşılması için) soru sorulmaz. 1
1 Yani, kimin günâhkâr olup olmadığı çok iyi bilinir. Araştırmaya ihtiyaç bile duyulmaz.
O Gün ne insana ne de görünmez varlığa günahları hakkında bir şey sorulmayacaktır. 19
İşte o gün insanlara ve cinlere günahlarıyla ilgili soru sormaya gerek kalmaz. 23/104...108, 30/57
O gün, görünen görünmeyen iradeli varlıklardan hiçbirine günahları hakkında sorulmaya (gerek) kalmayacak:[4862]
[4862] Gerekçesi 41. âyettedir: Çünkü “günahkârlar yüzlerinden tanınırlar”. İki varlık hakkında tek zamir (zenbihi) kullanılması ile ilgili bir açıklama için bkz: 31. âyet, not 24.
İşte o gün ne bir insan ve ne de bir cin günahından sorulmayacaktır.
Artık o gün insanlara ve cinlere günahları sorulmaz. Herkesin siması, soruya hacet bırakmaz.
O gün ne insana, ne de cin'e günahından sorulur.
Allah her şeyi bildiği ve yapılan eylemler bütün ayrıntılarıyle tesbit edildiği için sormağa hacet yoktur çünkü.
O gün, insanlara ve cinlere, günahlarından sorulmaz.
[*] Çünkü zaten her şey kayıt altına alınmıştır.
O gün hiç bir insana ve cine günahı sorulmaz.
O gün ne insanlara, ne de cinlere günahları sorulmaz.(12)
(12) Sorulmaya ihtiyaç bırakmayacak şekilde herşey zaten meydandadır.
O gün günahlarından ne cin sorguya çekilir ne de insan.
pes ol gün śorılmaya yazuġından ādemį ne daħı perrį.
Ol günde ṣorulmaz günāhdan ādemīler, ne daḫı cinnīler.
O gün nə bir insan, nə də bir cin günahı barəsində sorğu-sual olunmayacaqdır! (Yol ancaq Cəhənnəmdir!)
On that day neither man nor jinn will be questioned of his sin.
On that Day no question will be asked(5200) of man or Jinn as to his sin.*
5200 This does not of course mean that they will not be called to account for their sin. They will certainly be called to account for all their deeds:
15:92-93. The meaning of this whole passage is that their personal responsibility will be enforced. But their own tongues and hands and feet will bear witness against them as to their actions:
24:24. Every man will bear marks on his person, showing his classification in the Final Account:
7:48 . After these Marks are affixed, everyone's position and status in the Final Account will be known to everyone. As to the Judge on the Throne of Judgement, He will of course know all before Judgement is set up. But to give every chance to the accused, his record will be produced and shown to him (
69:19,25;
18:49 ), and he will be given a chance to plead (
7:53 ), but if a sinner, he will be in confusion (
28:66).