Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5000, sondan 1237. ayet; 56. sure ve bu surenin 21. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 4, harf sayısı 16 ve toplam ebced değeri ise 1155 olarak hesaplanmıştır.
Ve lahmi tayrin mimmâ yeştehûn(e)
17,18,19,20,21. Ebediyen genç kalan uşaklar, onların etrafında; içmekle başlarının dönmeyeceği ve sarhoş olmayacakları, cennet pınarından doldurulmuş sürahileri, ibrikleri ve kadehleri, beğendikleri meyveleri ve arzu ettikleri kuş etlerini dolaştırırlar.
“Mukarrebûn” (Allah’a en yakın olanlar) diye nitelenen “es-sâbikûne’s-sâbikûn” (önde olanlar, o önde olanlar) grubu ile “Allah ve resulüne ilk iman edenler, ilk muhacirler, iki kıbleye doğru da namaz kılmış sahâbîler” şeklinde belirli kimselerin kastedildiği yorumları yapılmış olmakla beraber, İbn Atıyye esasen âyetin dünyada iken iyilik yapma ve kötülüklerden sakınma hususunda öncü konumunda olan ve âhiret mutluluğunda da en önde olmayı hak eden bütün insanları kapsadığını belirtir (diğer yorumlarla birlikte bk. Taberî, XXVII, 170-171; İbn Atıyye, V, 240; Şevkânî, V, 172). 13. âyette geçen ve “çoğu” diye tercüme edilen sülle kelimesi “az olsun çok olsun insan topluluğu”nu ifade eden bir kelimedir. Buna göre âyeti “bir kısmı öncekilerdendir” şeklinde çevirmek mümkündür. Fakat sonrakilerden söz eden 14. âyette “birazı” dendiği için buna da “çoğu” anlamı verilmiştir. Burada Kur’an’ın muasırları ve sonrasını kapsayan bir tasniften söz edildiği kabul edilirse, “sâbikûn”dan çoğunun öncekilerden olduğunu izah kolaylaşır; zira bu grubun öncüleri sahâbe-i kirâmdır. Bu tasnifin geçmiş ümmetleri de kapsadığı kabul edildiğinde ise, gelip geçmişlerden “sâbikûn”un çokluğu, bütün peygamberleri içine almasıyla izah edilebilir (İbn Atıyye, V, 241). 15-26. âyetlerde ve daha sonra da 28-37. âyetlerde cennet nimetiyle ödüllendirilecek ve onurlandırılacak kimseleri bekleyen hayata ilişkin canlı tasvirlere yer verilmektedir. 17. âyette, dünyadaki tasavvurlarımıza göre hatıra gelebilecek bir soruya cevap verilmekte; cennette dünyada olduğu gibi bir kısım insanların diğerlerine hizmet vermesinin söz konusu olmayacağı, cennetle ödüllendirilen herkesin “hizmet edilen” konumunda bulunacağı, ikramları sunmak üzere –sonsuza dek genç kalacak– hizmetçiler tahsis edileceği bildirilmektedir (başka yorumlarla birlikte bk. Şevkânî, V, 173-174). 19. âyetteki cennet içkilerinin içenlere baş ağrısı vermeyeceğine dair ifade “toplantıları dağıtılmaz, ağızlarının tadını kaçıracak bir durumla karşılaşmazlar”, aynı içkinin sarhoşluk vermeyeceğine dair ifade ise “içtikleri tükenmez” mânalarıyla da açıklanmıştır (İbn Atıyye, V, 242; cennet ve nimetleri hakkında bilgi ve değerlendirme için bk. Bakara
2:25; Zuhruf
43:68-73; M. Süreyya Şahin-Bekir Topaloğlu, “Cennet”, DİA, VII, 374-386).
Canlarının çektiği kuş et(ler)i,
20,21. Tercih ettikleri meyveler ile, canlarının çektiği kuş etleri ile nimetlendirilirler,
Ve canlarının çektiği kuş etleri,
Canlarının çektiği (iştah verici ve lezzetli) kuş et(lerinden.)
İstedikleri kuş etlerinden sunulur onlara.
ve canlarının çektiği her cinsten kuş eti
Onların canlarının çektiği kuş etleriyle dolaşırlar.
Ve canlarının çektiği kuş eti (ile de dolaşırlar).
Canlarının çektiği kuş eti.
Ve arzu ettikleri kuş etleri ile (hizmetçiler etraflarında dolanır.)
Ve iştahlarının çektiği kuş etlerini de onlara sunarlar.
20,21,22,23,24. Yaptıkları işlerin ödülleri olaraktan, beğendikleri yemiş, diledikleri kuş eti, sadefinde olan inciler gibi güzel gözlüler verilecek onlara
Canlarının çektiği kuş etleri de vardır.
17,18,19,20,21. Ölümsüz gençler yanlarında, baş ağrısı ve dönmesi vermeyen bembeyaz bir kaynaktan doldurulmuş kaseler, ibrikler, kadehler; seçecekleri meyveler, arzulayacakları kuş eti ile dolaşırlar.
Canlarının çektiği kuş etleri,
Canlarının çektiği kuş etleri...
Canlarının çektiği kuş etleri,
İştahlanacaklarından kuş et (ler) i ile (etraflarında dolanırlar).
Ve canlarının çekmekte olduğundan kuş eti!
Canlarının çektiği kuş etleri var.
Arzuladıkları kuş eti dolaştıracaklar.
Canlarının çektiği kuş eti.
Canlarının çektiği en leziz kuş etleri,
Çok arzuladıkları kuş etleri!
Canlarının çektiği her türlü kuş eti,
ve canlarının çekebileceği her çeşit kuş etiyle. 7
Canlarının çektiği kuş etleri. 52/22
Ve canlarının çektiğinden tarifsiz lezzette kuş etleri…[4888]
[4888] 20 ve 21. âyetteki sıralama önce meyve sonra et şeklinde doğru beslenme sırasını vermektedir.
Ve iştihada bulundukları kuş eti ile (dolaşırlar).
Canlarının istediği kuş etleri. . .
Canlarının çektiği kuş et(ler)i,
Canlarının çektiği kuş etleri ile de dolaşırlar.
Canlarının çektiği kuş etleri..
Ve canlarının çektiği kuş etleriyle.
Ve kuş eti iştahlarınca beğendiklerinden.
daħı ķuş eti içinde andan kim arzularlar.
daḫı ḳuş etleri özleri dile[gen],
Və istədikləri hər cür quş əti ilə (onların dövrəsində fırlanacaqlar).
And flesh of fowls that they desire
And the flesh of fowls, any that they may desire.