Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5074, sondan 1163. ayet; 56. sure ve bu surenin 95. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 5, harf sayısı 16 ve toplam ebced değeri ise 1107 olarak hesaplanmıştır.
İnne hâżâ lehuve hakku-lyakîn(i)
Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
Ölüm gerçeğinin ardından gelecek bir gerçek daha var ki o da sûrenin başında belirtildiği şekilde herkesin bu dünyada yaptıklarına göre bir gruplandırmaya tâbî tutulup ona uygun muamele göreceğidir.95. âyette geçen “hakku’l-yakîn” tamlaması konusunda değişik açıklamalar yapılmıştır. Esasen aynı mânaya gelen bu iki kelimenin pekiştirme amacıyla birbirine izâfet yapıldığı anlaşılmaktadır (bk. İbn Atıyye, V, 254-255; Râzî, XXIX, 203-204); bu sebeple meâlde “gerçeğin ta kendisi” şeklinde karşılanmıştır (ayrıca bk. Âl-i İmrân
3:18).
İşte bu, gerçeğin ta kendisidir.
95,96. Şüphesiz bu anlatılanlar kesin gerçeklerdir. Artık Yüce Rabbinin adını övgüyle an![606]
[606] Vâkı’a sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XVIII, 559-560.
Kuşkusuz bu bildirdiklerimiz kesin olarak gerçektir.
Muhakkak bu, kesinliğinden şüphe edilmeyen bir gerçektir. (Hakke’l-yakin bir hakikattır, mutlak adaletin yerini bulacağı ahiret kaçınılmazdır).
Şüphe yok ki bu, haktır, gerçeğin ta kendisidir.
İşte tüm bu söylenenler doğru ve kesin gerçektir.
Bu sûrede sana vahyedilenler, kesinkes doğru bilgilerdir, gerçeklerdir.
Şüphe yok ki, kesin gerçek işte budur.
Şüphesiz bu, kesin bilgi ifade eden bir gerçektir (Hakku'l-Yakin).
İşte budur şübhe götürmiyen gerçek.
Bu söz izan ve imandan gelen bir gerçek ve haktır.()
Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
Doğrusu kesin gerçek budur.
Şüphesiz ki bu, kesin gerçektir.
İşte budur hakikat hakkulyakîn
Şübhesiz ki bu elbette kat'î bilgi (veren) hakıykatın ta kendisidir.
Şübhe yok ki bu, kat'î gerçeğin ta kendisidir.
(Size anlatılan) Bu haberler, olmasında şüphe olmayan, kesin gerçeklerdir.
Bu beyan, şüphesiz doğru ve dürüsttür [⁷].
[7] Şüphesi yok, kat'î bir hakikattir.
Hiç şüphesiz bu, kesin bilgi ifade eden bir gerçektir.
İşte ey insanoğlu, hiç şüphesiz bütün bu haber verilenler, tartışmasız bir gerçektir!
Bu, elbette hakk el-Yakîn / Kesin gerçektir.
Şüphesiz (âhirette) yaşanacak kesin gerçek, işte budur.
Kuşkusuz bu, hakikatlerin hakikatidir! 32
Bütün bu anlatılanlar şüphe götürmez gerçeklerdir. 10/54.56
Hiç şüphe yok ki bu, işte budur kesin gerçek:
Şüphe yok ki bu, elbette bu, (verilen haberler) dosdoğru bir hakikattır.
İşte, hakkında hiç şüphe olmayan gerçek budur!
Bütün bunlar, doğruluğu kesin olan bilgilerdir.
Bu, kesin gerçeğin ta kendisidir.
İşte bu kesin ve kuşkusuz gerçeğin tâ kendisidir.
İşte budur, o tartışmasız, o kesin gerçek!
bayıķ uşbudur ŧoġrusı gümānsuz.
Taḥḳīḳ uşbu doġrusıdur gümānsuz ḫaberüñ.
Şübhəsiz ki, bu, təkzibolunmaz həqiqətdir!
Lo! this is certain truth.
Verily, this is the Very Truth and Certainly.(5272)*
5272 "The assurance of the Hereafter" is one of the strongest features of Faith. For without it the apparent inequalities and injustices of this Life cannot be satisfactorily explained.