Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5114, sondan 1123. ayet; 58. sure ve bu surenin 10. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 17, harf sayısı 83 ve toplam ebced değeri ise 4974 olarak hesaplanmıştır.
انما النجوى من الشيطان ليحزن الذين امنوا وليس بضارهم شيـا الا بـاذن الله وعلى الله فليتوكل المؤمنون
انماالنجوىمنالشيطانليحزنالذينامنواوليسبضارهمشيـاالابـاذناللهوعلىاللهفليتوكلالمؤمنون
İnnemâ-nnecvâ mine-şşeytâni liyahzune-lleżîne âmenû ve leyse bidârrihim şey-en illâ bi-iżni(A)llâh(i)(c) ve ’ala(A)llâhi felyetevekkeli-lmu/minûn(e)
O kötü fısıltılar iman edenleri üzmek için ancak şeytandan kaynaklanmaktadır. Oysa şeytan, Allah’ın izni olmadıkça, mü’minlere hiçbir zarar verebilecek değildir. Öyle ise mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.
Yasaklanan gizli konuşmaların insanı günaha teşvik etme işini üstlenmiş olan şeytandan kaynaklandığı ve müminleri üzme amacı taşıdığı belirtilmekte; ardından da hiçbir şeyin Allah’ın irade ve gücünü aşamayacağı, dolayısıyla yürekten inanmış olanların hep Allah’a güvenip dayanmaları gerektiği hatırlatılarak samimi müminlere moral verilmektedir.
Gizli konuşmalar sadece şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir. Allah’ın izni olmadıkça (şeytan onlara) hiçbir zarar veremez. Müminler yalnızca Allah’a güvensinler!
İnananları üzmek için gizli toplantılar yapmak, şeytandandır. Halbuki, Allah'ın izni olmadan şeytan onlara hiçbir zarar veremez. İnananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Kuşkusuz gizlilik içinde¹ yapılan görüşmeler, inananları üzmek için şeytancadır. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça onlara bir sıkıntı verecek değildir. Öyleyse Mü'minler Allah'a tevekkül² etsinler.
1- Art niyetli olarak. 2- Allah'a güvenme, O'na dayanma; her türlü çabayı gösterdikten sonra sonucu Allah'a bırakma.
Şüphesiz 'gizli toplantıların fısıldaşmaları' (kötü niyetli kulis konuşmaları), iman edenleri üzüntüye düşürmek için ancak şeytan(i davranışlar) dandır. Gerçi, Allah'ın izni olmaksızın o (şeytan), onlara hiçbir şeyle (ve hiçbir şekilde) zararlı olamayacaktır. Şu halde mü'minler, sadece Allah'a tevekkül edip dayanmalıdır.
O gizli konuşmalar, inananları mahzun etmek için ancak Şeytan'ın iğvasıyla meydana gelir ve halbuki Allah'ın izni olmadıkça onlara hiçbir şey zarar vermez ve dayananlar, artık Allah'a dayansınlar.
Karşı çıkanların fısıldaşmaları başka şey değil, ancak inananları üzmek için şeytandandır. Oysa Allah'ın izni olmadıkça, müslümanlara hiç bir zarar veremez. İnananlar yalnızca Allah'a güvensinler.
Fısıltı yayarak ortalık bulandırmak şeytandandır, şeytan tıynetli ahlâksız azgınlardandır, şeytanî güçlerdendir. İman edenleri üzmek için böyle yaparlar. Allah'ın koyduğu düzenin yasalarına uygun olarak iradesi tecellî etmeden, onlara hiçbir zarar da veremezler. Mü'minler, yalnızca Allah'a dayanıp güvenirler, işlerini Allah'a havale ederler.
Gizli konuşma ancak şeytandandır. İman edenleri üzmek için (şeytan buna yöneltir). Oysa bu, Allah'ın izni olmadan onlara bir zarar verecek değildir. Mü'minler yalnız Allah'a güvensinler.
Şüphesiz 'gizli toplantıların fısıldaşmaları' (kulis), iman edenleri üzüntüye düşürmek için ancak şeytan (ürünü olan işler)dandır. Oysa Allah'ın izni olmaksızın o, onlara hiç bir şeyle zarar verecek değildir. Şu halde mü'minler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.
O (kötü) fısıltılar, sırf şeytandandır. İman etmiş olanları kederlendirmek için, (şeytan bunu yapıyor). Halbuki (münafıkların fısıldaşmaları), Allah'ın izni olmaksızın müminlere bir şey zarar verecek değildir. Müminler de; onun için, ancak Allah'a tevvekkül etsinler.
Gizli toplantı ancak şeytan işidir. (Şeytan bunu yaptırır ki) inananlar üzülsünler. Hâlbuki Allah’ın izni olmadan onlara hiçbir zarar veremez. Artık inananlar, yalnızca Allah’a tevekkül etsinler.
İnanan kimseleri, kaygıya düşürmekçin, yapılan fısıltılar şeytandan gelmektedir, Allahın izni bulunmadıkça, hiçbir zarar getiremezler, inananlar Allaha dayanalar
(Meşrû konularda olmayan) kulis ve toplantılar, mü'minleri üzmek için şeytanın telkin ettiği davranışlardır. Aslında (münafıkların fısıldamaları), Allah'ın izni olmaksızın mü'minlere asla zarar veremez. Onun için inananlar yalnızca Allah'a güvensinler.
Gizli toplantılar inananları üzmek için şeytanın istediği şeydir; Allah'ın izni olmadıkça şeytan onlara bir zarar veremez; inananlar yalnız Allah'a güvensinler.
Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanıp güvensinler.
Bu âyet ile, fısıltının ve toplulukta gizli konuşmanın şeytanın işlerinden olduğu hatırlatılarak, bu işin bırakılması istenmektedir.
Komplo toplantıları şeytandandır. Bu yolla inananları incitmek ister. Oysa ALLAH'ın izni olmadan onlara hiç bir zarar veremez. İnananlar ALLAH'a güvensinler.
Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu iman edenleri üzmek içindir. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, müminlere hiçbir zarar veremez. Müminler Allah'a dayanıp güvensinler.
O gizli konuşmalar, (o fiskos) sırf Şeytandandır, iyman etmiş olanları kederlendirmek için, halbuki onlara bir şey zarar ettirecek değildir, meğerki Allahın izniyle ola, müminler de onun için hep Allaha dayansınlar
(Öyle) fısıltı sırf şeytandandır. îman edenleri tasaya düşürmek içindir bu. Halbuki bu, Allahın izni olmaksızın, onlara (mü'minlere) hiçbir şeyle zarar verici değildir. O halde mü'minler ancak Allaha güvenib dayansın (lar).
(Günah, düşmanlık ve isyan husûsundaki) gizli konuşma, ancak şeytandandır; tâ ki îmân edenleri üzsün; hâlbuki (o şeytan), Allah'ın izni olmadıkça onlara (o îmân edenlere) bir şeyle zarar verici değildir. O hâlde, mü'minler ancak Allah'a tevekkül etsin!
Gizli toplantılar yapmak ancak şeytanın işidir ve iman edenlere eziyet etmek için gizli kararlar alıyorlar. Ancak onlar Allah dilemedikçe inananlara kesinlikle bir zarar veremezler. İnananlar yalnızca Allah’a güvenip dayansınlar.
Günahkârlığa düşmanlığa bais olan gizli konuşma, Şeytanın ilkaatı eseridir [⁵]. Bu da mü/minleri üzmek içindir. Allah/ın izni ve iradesi olmadan o, [⁶] mü/minlere hiçbir zarar verecek değildir. Artık mü/minler Allah/a güvensinler.
[5] Veya nefs-i emarenin vesvesesinden ileri gelir. Çünkü iki kişi bir mecliste gizli konuşsa üçüncüsü üzülür.[6] Nefs-i emare veya Şeytan veya gizli konuşma.
Şüphesiz gizli konuşmalar, iman etmekte olanları üzüntüye düşürmek için sadece şeytandandır. Oysa Allah'ın izni olmaksızın o (şeytan), onlara hiç bir şeyle zarar verecek değildir. O halde müminler, yalnızca Allah'a tevekkül etsinler.
Unutmayın, kötü amaçlı gizli konuşmalar, kesinlikle şeytandan kaynaklanan çirkin bir davranıştır. Çünkü şeytan, bu yolla inananlarıbirbirine düşürüp üzmek için her zaman fırsat kollar. Fakat Allahşeytana izin vermedikçe —ki müminler Kur’an’a bağlı kaldıkları sürece asla vermeyecektir— şeytan ve taraftarları onlara asla zarar veremez. O hâlde inananlar, yalnızca Allah’a güvenip O’nun emir ve talimatlarını izlesinler.
Gizli Konuşmalar, iman edenleri üzeceği için Şeytan’dandır.
Hâlbuki Allah’ın izni olmadıkça onlara hiçbir zarar veremez.
Müminler sadece Allah’a tevekkül etsinler / güvensinler!
Şüphesiz (diğer tür) gizli fısıldaşmalar, îman edenleri üzen, şeytanın işlerindendir. Aslında Allah’ın izni olmaksızın hiçbir şey onlara asla zarar veremez. Öyleyse mü’minler, sadece Allah’a tevekkül etsinler.
[Öteki her türlü] gizli konuşmalar yalnızca şeytanın işidir, o ki inananlara bu şekilde üzüntü verir; ama Allah'ın izni olmadıkça onlara hiçbir zarar veremez: 17 inananlar yalnızca Allah'a güvensinler!
Kötü niyetli gizli konuşma ve görüşmeler inananları üzmek için şeytan tarafından tezgâhlanmaktadır. Oysa bu tür konuşmalar Allah’ın izni olmadıkça müminlere hiçbir zarar veremez. Öyleyse müminler sadece Allah’a bağlanıp güvensinler! 33/48, 64/11
(Bunun dışında kalan) gizli görüşmelerin tümü, sadece mü’minlere üzüntü vermeyi amaçlayan şeytanî bir eylemdir; ne ki Allah’ın izni olmadan, onlara hiçbir zararı dokunamaz: artık inananlar sadece Allah’a dayansınlar.[4985]
[4985] Girişte örnek gösterilen kendini ifade eden kadınla, özel görüşme arasındaki bağ şu olsa gerektir: Bu kadın gibi kendinizi açıkça ifade ederseniz, özel görüşme gibi dolambaçlı ve şaibeli yollara gerek kalmaz.
Şüphe yok ki, gizli konuşmalar (toplanmalar) şeytandandır. İmân etmiş olanlar mahzun olsunlar için, halbuki onlara bir şey ile mazarret verecek değildir, Allah'ın izni ile olan müstesna. Ve artık mü'minler Allah Teâlâ'ya tevekkülde bulunsunlar.
Böyle meşrû olmayan kulisler, müminleri üzüntüye boğmak için şeytan tarafından telkin edilir. Ama, Allah dilemedikçe bu onlara asla zarar veremez. Onun için müminler de yalnız Allah'a güvenip dayansınlar.
Gizli konuşma( fiskos) şeytandandır. (Şeytan insanları bu yola iletir ki) inananlar üzülsünler. Oysa o, Allah'ın izni olmadıkça mü'minlere hiçbir zarar veremez. Mü'minler Allah'a dayansınlar.
(Günah, düşmanlık ve elçiye karşı gelmek için yapılan) gizli konuşma şeytan işidir. O, bunu, inanıp güvenenleri üzmek için yapar. Oysa Allah’ın onayı olmadan onlara hiç bir kötülük yapamaz. İnanıp güvenenler sadece Allah’a dayansınlar.
Gizli fısıldaşmalar şeytandandır. İman edenleri üzmek ister. Fakat onlara, Allah'ın izni olmadıkça hiç bir zarar veremez. Müminler güvensinler Allah'a!
Fısıldaşmalar şeytandandır; iman edenleri bununla üzmek ister. Oysa Allah'ın izni olmadan Şeytan onlara bir zarar verecek değildir. Onun için, mü'minler yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Fısıltı, inananları kederlendirmek için ancak şeytandan gelir. Bununla birlikte o, Allah'ın izni olmadıkça inananlara hiçbir zarar veremez. Müminler sadece Allah'a güvenip dayansınlar!
degül çivşeşmek illā şeyŧāndan tā ķayġulu eyleye anları kim įmān getürdiler. daħı degül ziyān degürici anlar nesene illā Tañrı destūrıyıla. daħı Tañrı’ya tevekkül eylesün mü’minler.
Gizlü söyleşmek şeyṭāndandur ḳayġuya düşürmeg‐içün mü’minlerive anlara hīç [żarar] idemez, illā destūrı‐y‐la Tañrı Ta‘ālānuñ. Daḫı Tañrıyaṣıġınsun mü’minler.
Şübhəsiz ki, (bir yerə yığışıb günaha, düşmənçiliyə bais olan) məxfi danışma (pıçıldaşma) iman gətirənləri mə’yus edib kədərləndirmək üçün olan Şeytan əməlindəndir. Halbuki Allahın izni olmadıqca (Şeytan) onlara heç bir zərər yetirə bilməz. Mö’minlər yalnız Allaha təvəkkül etsinlər!
Lo! Conspiracy is only of the devil, that he may vex those who believe; but he can harm them not at all unless by Allah's leave. In Allah let believers put their trust.
Secret counsels are only (inspired) by the Evil One, in order that he may cause grief to the Believers; but he cannot harm them in the least, except as(5346) Allah permits; and on Allah let the Believers put their trust.*
5346 Evil can harm no one who is good, except insofar as (1) there is some question of trial in Allah's Universal Plan, or (2) what appears to be harm may be real good. Nothing happens without Allah's will and permission. And we must always trust Him, and not our cleverness or any adventitious circumstances that draw us the least bit from the path of rectitude.