Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5113, sondan 1124. ayet; 58. sure ve bu surenin 9. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 20, harf sayısı 106 ve toplam ebced değeri ise 8766 olarak hesaplanmıştır.
يا ايها الذين امنوا اذا تناجيتم فلا تتناجوا بالاثم والعدوان ومعصيت الرسول وتناجوا بالبر والتقوى واتقوا الله الـذي اليه تحشرون
ياايهاالذينامنوااذاتناجيتمفلاتتناجوابالاثموالعدوانومعصيتالرسولوتناجوابالبروالتقوىواتقوااللهالـذياليهتحشرون
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû iżâ tenâceytum felâ tetenâcev bil-iśmi vel’udvâni ve ma’siyeti-rrasûli ve tenâcev bilbirri ve-ttakvâ(s) vettekû(A)llâhe-lleżî ileyhi tuhşerûn(e)
Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah’a karşı gelmekten sakının.
Bu âyetten ve konuya ilişkin diğer âyet ve hadislerden, gizli görüşme ve konuşma yapmanın, özündeki kötülük sebebiyle değil, konuşulan konuların kötü olmasına veya bu tür gizliliklerin çevredeki insanlarda kuşku ve tedirginlik uyandırmasına bağlı olarak yasaklanmış bulunduğu anlaşılmaktadır. Nitekim bu âyette ve Nisâ sûresinin 114. âyetinde konuşulan konuların iyi olması veya iyilik amacı taşıması halinde günah teşkil etmediği açıkça ifade edildiği gibi, bir hadiste “Üç kişi olduğunuzda, iki kişi üçüncüden ayrı olarak fısıldaşmasın; çünkü bu onu üzer” (İbn Mâce, “Edeb”, 50) buyurularak gizli konuşmaların yasaklanmasının, başkaları üzerinde olumsuz etkiler meydana getirebileceği gerekçesine bağlı olduğu belirtilmiştir. Hatta bu noktadan hareketle İslâm âlimleri, iki kişinin yanlarındaki üçüncü kişinin bildiği bir dille konuşabilecekleri halde onu bırakıp başka bir dille konuşmalarını da kıyas yoluyla bu yasak kapsamında düşünmüşlerdir. “Günah işleme, düşmanlık etme ve peygambere karşı gelme hususunda fısıldaşmak” zaten müminlere yaraşmayan bir davranış olduğu için âyetteki hitabın bu kısmıyla münafıkların tutumuna işaret edildiği, “iyilik ve takvâ hakkında konuşun” kısmıyla da müminlere doğru davranışın öğretildiği yorumu yapılmıştır. Bu izah, “Ey iman edenler!” hitabının samimi müminlere yönelik olduğu anlayışına göredir. Bazı müfessirler ise bu hitabın iman etmiş göründükleri için mümin statüsünde kabul edilen münafıklara yönelik olduğu kanaatindedir (Zemahşerî, IV, 74-75; İbn Âşûr, XXVIII, 32-33). Öte yandan, 7. âyette vurgulanan “hiçbir şeyin Allah’ın bilgisi dışında kalamayacağına inanma” ilkesi, burada başka bir iman esası olan “bütün insanların öldükten sonra diriltilip yüce Allah’ın huzurunda toplanacaklarına inanma” ilkesiyle pekiştirilmekte ve herkesin o gün verilecek hesabın sorumluluğu içinde hareket etmesi istenmektedir.
Ey iman edenler! Aranızda özel konuşacağınız zaman günah, düşmanlık ve Elçi’ye isyan konusunda gizlice konuşmalar yapmayın! İyilik ve [takvâ]yı (duyarlılığı) konuşun! Yalnızca kendi huzuruna toplanacağınız Allah’a karşı [takvâ]lı (duyarlı) olun!
Bu ayet Nisâ
4:114. ayetle birlikte okunmalıdır.
Ey iman edenler! Gizlice toplanıp konuşursanız; günah, düşmanlık ve Peygambere karşı gelme hususunda toplanmayınız. Ancak iyilik ve takvâ konusunda toplanıp konuşunuz. Huzurunda toplanacağınız Allah'a saygı duyunuz.
Ey inananlar! Bir araya geldiğiniz zaman, aranızda günah, düşmanlık ve Resûl'e karşı gelmek amacıyla görüşme yapmayın. Görüşmelerinizi birr¹ ve takva konusunda yapın. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı takva sahibi olun.
1- Birr; hayır, iyilik, ihsan, bağış, itaat, doğruluk, adalet, gerçeklilik, sevgi demektir.
“Ey iman edenler! (Birileriyle) Gizli konuşmanız (gerektiği) zaman da; (sakın) günah işlemeyi, düşmanlık etmeyi ve Peygambere (ve dolayısıyla Müslümanları idare eden makamlara) karşı gelmeyi fısıldaşmayın! (Fesatcılık ve fırsatçılık yapmayın.) Ancak iyilik yapmayı, takvayı (Allah’a karşı gelmekten; kötülük ve küfürden uzak durmayı) hatırlatıp (hayırlı telkinler yaparak) konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah’tan sakının.
Ey inananlar, gizli konuşursanız suça ve düşmanlığa ve Peygambere karşı isyana dair konuşmayın da hayra ve çekinmeye dair konuşup danışın ve çekinin o Allah'tan ki onun tapısında toplanacaksınız.
Ey iman edenler! Kendi aranızda gizli toplantılar yaptığınız zaman, münafıkların yaptıkları gibi günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelme üzerinde konuşmayın. Bunun yerine her türlü iyilik, hayır, güzellikte ve yolunuzu Allah'ın kitabıyla bulma hususunda görüşmeler yapın ve huzurunda toplanacağınız Allah'ın kitabı ile yolunuzu bulmaya çalışın.
Ey iman nimetine kavuşanlar, aranızda gizli konuştuğunuz zaman, bilerek günah işlemeyi, zarar vermeyi, düşmanlığı ve peygambere, sünnetine karşı gelmeyi birbirinize fısıldamayın. İyiliği, insanlığı, müslümanlığı, takva esaslarını-Kur'ân esaslarını hayata geçirerek korunmayı, kulluk ve sorumluluk şuuruyla, haklarınıza ve özgürlüklerinize sahip çıkarak şahsiyetli davranmayı, dinî ve sosyal görevlerinizin bilincinde olmayı, Allah'a sığınmayı, emirlerine yapışmayı birbirinize fısıldayın. Toplanıp mahşerde huzuruna getirileceğiniz Allah'a sığının, emirlerine yapışın, günahlardan arınıp azaptan korunun.
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuştuğunuz zaman günâh, düşmanlık ve Peygamber'e karşı gelme üzerinde konuşmayın. İyilik ve takva üzerinde konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının.
Ey iman edenler, kendi aranızda gizli konuşmalarda bulunacağınız zaman, bundan böyle günah, düşmanlık ve Peygamber'e isyanı fısıldaşıp-konuşmayın; birri (iyiliği) ve takvayı konuşun ve huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının.
Ey iman edenler! Siz fısıldaştığınız zaman, yalan, zulüm, Peygambere isyan fısıldaşmayın; iyilik ve takva fısıldaşın. Allah'dan korkun ki, (ahirette) O'nun huzurunda toplanacaksınız.
Ey iman edenler! Gizli toplantı yaptığınız zaman, günah, düşmanlık ve Peygamber’e karşı gelmek için toplanmayın. İyilik ve takva için toplanın. Huzurunda toplanacağınız Allah’(ın yasalarını çiğnemek)ten sakının.
Ey inanmış olanlar! Gizli konuşursanız, günah gibi, düşmanlık gibi, peygambere karşı koymak gibi, şeyler konuşmayasız, iyilikle, sakınçlıkla konuşun, Allahtan sakınasız, onun katında toplanacaksız
Ey inandıklarını iddia edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günahı, düşmanlığı ve resule itaatsizliği fısıldamayın! İyiliği konuşun ve takva üzere bir araya gelin. Huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!
Ey inananlar! Gizli konuştuğunuz zaman, günah işlemeyi, düşmanlık etmeyi ve Peygambere karşı gelmeyi fısıldaşmayın; iyilik yapmak ve Allah'a karşı gelmekten sakınmayı konuşun; kıyamet günü huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakının.
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı, düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvâyı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.
Hitap edilenlerin müminler mi, yoksa zahirde inanmış gözüken münafıklar mı olduğu hususunda ihtilâf edilmiş, her iki topluluğa göre mana verilmiştir.
Ey inananlar, gizli görüştüğünüz vakit günah, düşmanlık ve elçiye isyan için konuşmayın; iyilik ve erdemlilik için konuşun. Huzuruna toplanacağınız ALLAH'ı dinleyin.
Ey iman edenler! Aranızda gizli konuşacağınız zaman günahı düşmanlığı ve Peygamber'e karşı gelmeyi fısıldamayın. İyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.
Ey o bütün iyman edenler! Sizler fısıldaştığınız vakıt günah, udvan ve Peygambere ısyan fısıldaşmayın iyilik ve takva fısıldaşın ve Allahdan korkun ki ona haşrolunacaksınız
Ey îman edenler, aranızda gizli konuşacağınız vakit günâhı, düşmanlığı, peygambere isyanı fısıldaşmayın. iyiliği, takvayı fısıldasın ve ancak huzuurunda toplanacağınız Allahdan korkun.
Ey îmân edenler! Birbirinizle gizli konuşacağınız zaman, o takdirde günah, düşmanlık ve peygambere isyân hakkında gizlice konuşmayın, fakat (konuşacaksanız) iyilik ve takvâ hakkında sessizce konuşun! Ve huzûruna toplanacağınız Allah'dan sakının!
Ey İman edenler! Gizli toplantı yapacağınız zaman, kötülük yapmak, düşmanlık yapmak ve elçiye isyan etmek için toplantı yapmayın. Yalnızca iyilik yapmak ve korunmak için gizli toplantı yapabilirsiniz. Kendisine döndürüleceğiniz Allah’dan korunun.
Mü/minler! Birbirimizle gizli konuşacağınız [⁴] vakit günahkârlığa, düşmanlığa ve peygambere karşı gelmeye ait konuşmayın. Belki iyilik ve sakınma hakkında konuşun. Huzurunda toplanacağınız Allah/tan sakının.
[4] Birbirinize danışacağınız.
Ey iman edenler, kendi aranızda gizli konuşmalarda bulunacağınız zaman, bundan böyle günah, düşmanlık ve peygambere karşı isyanı fısıldaşıp konuşmayın; iyiliği ve takvayı konuşun ve kendi huzurunda toplanacağınız Allah'tan sakınıp korkun.
Öyleyse, siz ey iman edenler! Aranızda gizli toplantılar yapacağınız zaman, sakın günah işlemeye, insanlar arasına kin ve düşmanlık yerleştirmeye ve Peygambere karşı gelmeye yönelik sözler söylemeyin; aksine, böyle toplantılarda iyilik ve erdemlilik gibi güzel davranışları yaygınlaştırmak amacıyla görüşmeler yapın ve huzurunda toplanacağınız Allah’ın emirlerini çiğneyip azâbına uğramaktan sakının!
Ey iman edenler!
Gizli gizli fısıldaştığınız zaman Günah, Düşmanlık ve Rasûl’e isyanla ilgili fısıldaşmayın!
Birr / Ergin İyilik ve Takvâ ile ilgili fısıldaşın!
Kendisine toplanacağınız Allah’tan sakınıp korunun!
Ey îman edenler! Kendi aranızda gizli konuşurken günâhı, düşmanlığı ve Peygambere karşı gelmeyi fısıldaşmayın.1 (Bunun yerine) iyilik ve takvayı konuşun. Huzuruna toplanacağınız Allah’a karşı hata etmekten sakının.
1 Bu ayetle Mü’minler gizli konuşmalardan, fısıldaşmaktan mutlak surette yasaklanmıyorlar. Ancak günah, şuna-buna tecavüz ve Peygambere isyan mahiyetinde şeyler konuşmaktan yasaklanıyorlar. Ve gizli müzakereler yaptıkları zaman da hayır ve hasenata ve Allah’ın azabından korunmak yollarına dair konuşmakla emrolunuyorlar. Efendimiz; “üç kişi olduğunuz zaman insanların içerisine çıkıncaya kadar ikiniz diğerini bırakıp da kendi aranızda fısıldaşmayın. Çünkü o, onu mahzun eder.” buyurmuştur. (Buharî, Tirmizî, Müslim, Ebû Davud) Buna göre; iki kişinin, bir başkasının yanında, onun bilmediği bir dil ile konuşması da üçüncüyü mahzun ettiği takdirde, bunun gibidir.
[O halde,] ey iman etmiş olanlar, gizli konuşmalarınızda, kötü fiiller, saldırgan davranışlar ve Elçi'ye itaatsizlik niyetiyle fesat kurmayı bırakın; 16 [bunun yerine] fazilet ve Allah'a karşı sorumluluk bilinci üzerinde görüşmeler yapın: ve [her zaman] huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun.
Ey iman edenler, aranızda gizli konuşmalar yaptığınızda bu konuşmaları günah, düşmanlık ve elçiye isyan amacıyla yapmayın ancak iyilik ve Allah’ın emirlerine karşı duyarlı ve bilinçli olma hususunda yapın! Huzurunda toplanıp hesap vereceğiniz Allah’a karşı gelmekten sakının! 4/114, 9/71
Siz ey iman edenler! Gizli görüşme yapacaksanız (bile), günah, düşmanlık ve Rasul’e isyan hususunda gizli görüşme yapmayın da, bari iyilik ve takvâ üzre gizli görüşme yapın! Huzurunda toplanacağınız Allah’a karşı sorumluluğunuzun bilincinde olun!
Ey imân etmiş olanlar! Muhâverede bulunduğunuz zaman günah ile, adavet ile ve Peygambere isyan ile muhâverede bulunmayın ve hayr ile ve takvâ ile muhâverede bulunun ve kendisine haşrolunacak olduğunuz Allah'tan korkunuz.
Ey iman edenler! Şayet siz gizlice konuşacak olursanız sakın günah, zulüm ve Peygambere isyan hususlarında kulis yapmayın. Bunu hayır ve takvâ hususunda yapın. Dirilip huzurunda toplanacağınız Allah'a karşı gelmekten sakının.
Ey inananlar, aranızda gizli konuştuğunuz zaman günah, düşmanlık ve Elçiye karşı gelme üzerinde konuşmayın; iyilik ve takva üzerinde konuşun ve huzuruna toplanacağınız Allah'tan korkun.
Ey inanıp güvenenler! Sakın günah, düşmanlık, elçiye karşı gelme konularında aranızda gizli konuşma yapmayın[1]. Ama iyilik ve takva (kendinizi koruma)[2] konusunda yapabilirsiniz. Bir gün topluca huzuruna çıkarılacağınız Allah’tan çekinerek kendinizi koruyun.
[1] Her mümin, her an yoldan çıkabilir. Bu sebeple gizli açık, her türlü davranışlarımızda dikkatli olmak zorundayız. [2] Allah'tan çekinerek kendini ve fıtratı koruma. Bakınız Bakara
2:2 ve dipnotu.
-Ey iman edenler, aranızda gizli konuşurken günah, düşmanlık ve peygambere karşı gelmek hususunda fısıldaşmayın, iyilik ve takva konusunda konuşun. Huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun!
Ey iman edenler! Gizlice konuştuğunuzda, günah işlemek, düşmanlık etmek ve Peygambere karşı gelmek için fısıldaşmayın; hayır ve takvâ için fısıldaşın. Ve huzurunda toplanacağınız Allah'tan korkun.
Ey iman edenler! Aranızda fısıldaştığınız zaman, günah, düşmanlık ve resule isyan hususlarında fısıldaşmayın; hayırda erginlik/dürüstlük ve takva konusunda fısıldaşın. Huzurunda haşredileceğiniz Allah'tan sakının!
iy anlar kim įmān getürdiler! ķaçan çivişesiz çivşeşmen yazuġı daħı ḥaddan geçmegi daħı yalavaca 'āsį olmaġı daħı çivşeşüñ eylügi daħı śaķnıcılıġı. daħı ķorķuñ Tañrı’dan ol kim andın yaña dirinilesiz.
İy īmān getürenler, ḳaçan gizlü söyleşseñüz, pes söyleşmeñüz yamanlıġ‐ılave düşmanlıġ‐ıla, daḫı resūlu’llāh muḫālefeti‐le ve gizlü söyleşüñüz yaḫşılıġ‐ıla ve taḳvā‐y‐ıla. Daḫı ol Tañrıdan ṣaḳınuñ ki aña döneceksiz.
Ey iman gətirənlər! Bir-birinizlə xəlvət danışdığınız zaman günah, düşmənçilik və Peyğəmbərin əleyhinə çıxmaq barədə danışmayın; yaxşı işlər, Allahdan qorxmaq barədə danışın və (qiyamət günü) hüzuruna toplanacağınız Allahdan qorxun!
O ye who believe! when ye conspire together, conspire not together for crime and wrongdoing and disobedience toward the messenger, but conspire together for righteousness and pity, and keep your duty, toward Allah, unto whom ye will be gathered.
O ye who believe! When ye hold secret counsel, do it not for iniquity and hostility, and disobedience to the Prophet; but do it for righteousness and selfrestraint;( 5345) and fear Allah, to Whom ye shall be brought back.*
5345 Ordinarily secrecy implies deeds of darkness, something which men have to hide; see the next verse. But there are good deeds which may be concerted and done in secret: e.g., charity, or the prevention of mischief, or the defeat of the dark plots of evil. The determining factor is the motive. Is the man doing some wrong or venting his spite, or trying to disobey a lawful command? Or is he doing some good, which out of modesty or self-renunciation he does not want known, or is he in a righteous cause defeating the machinations of Evil, which may involve great sacrifice of himself?