En'am Suresi 110. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 899, sondan 5338. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 110. ayetidir. En'am Suresi 110. ayetinin kelime sayisi 13, harf sayısı 60 ve toplam ebced değeri ise 3983 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
ونقلب افـدتهم وابصارهم كما لم يؤمنوا به اول مرة ونذرهم في طغيانهم يعمهون
Harf Sayımı
Harf Sayımı
ونقلبافـدتهموابصارهمكمالميؤمنوابهاولمرةونذرهمفيطغيانهميعمهون
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Venukallibu ef-idetehum veebsârahum kemâ lem yu/minû bihi evvele merratin veneżeruhum fî tuġyânihim ya’mehûn(e)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
Biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar) ve yine onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Ona (vahye) iman etmedikleri ilk durumdaki gibi onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz. Onları azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakırız.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz, ilkin ona inanmadıkları gibi, mucizeyi gördükten sonra da inanmazlar. Onları şaşkın olarak azgınlıkları içinde bırakırız.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
İlkin ona iman etmedikleri gibi¹, onların gönüllerini ve basiretlerini² tersyüz ederiz ve onları azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
(İnkâra kararlı ve kafaları karanlık olanların) Biz onların kalplerini ve gözlerini (gönüllerini Hakk’tan çeviririz), ilkin inanmadıkları gibi (her türlü mucizeyi de görseler dahi yine de inanacak değillerdir) ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda terk ederiz.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
Biz, onların gönüllerini, gözlerini tersine çevirmişiz, evvelce inanmadıkları gibi gene inanmazlar ve biz, onları taşkınlıklarında şaşkın bir halde terketmişiz.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
Onların kalplerini ve gözlerini, gerçekleri görmekten tersyüz edip çeviririz de ilk olarak o Kur'ân'a inanmadıkları gibi, mucize geldikten sonra da inanmazlar. Böylece biz, kör vaziyette, ileri geri yalpalayıp dursunlar diye onları azgınlıkları içerisinde bırakırız.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Biz onların gönüllerini, akıllarını bir tarafa, gözlerini bir tarafa çeviririz. İlk defa iman etmedikleri gibi, hakkı anlamazlar, Kur'ân'ı görmezler, iman etmezler. Biz de onları taşkınlıkları içinde bocalar vaziyette bırakırız.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Ona ilk keresinde iman etmedikleri gibi biz onların kalplerini ve gözlerini çeviririz ve kendilerini taşkınlıkları içinde bocalar halde bırakırız.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Onların kalplerini ve gözlerini, ilkin inanmadıkları gibi tersine çeviririz ve onları tuğyanları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda terkederiz.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
Biz onların kalblerini ve gözlerini, gerçeği anlayıp görmekten çeviririz; ilk önce buna iman etmedikleri hal üzere kendilerini bırakıveririz de azgınlıkları içinde dalıp giderler.
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Biz onların kalplerini ve gözlerini döndürürüz. İlk olarak o Kur’ana inanmadıkları gibi (yine inanmayacaklardır.) Ve onları o azgınlıkları içinde şaşkınlar olarak bırakırız.
Besim Atalay
Besim Atalay
Gözlerin, gönüllerin döndürünüz onların, nitekim, önceden de inanmamış idiler, azgınlıkları içre, şaşırmış bırakırız onları
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
(Kötü niyet ve eylemlerinden dolayı) biz onların kalplerini ve gözlerini ters döndürürüz de ilkin ona iman etmedikleri gibi (mucize geldikten sonra da inanmazlar). Biz de onları azgınlıkları içinde bırakırız da bocalar dururlar.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Onların kalblerini, gözlerini, ona ilk defa inanmadıkları gibi çeviririz; onları taşkınlıkları içinde şaşkın şaşkın bırakırız.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Yine O'na iman etmedikleri ilk durumdaki gibi onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz. Ve onları şaşkın olarak azgınlıkları içerisinde bırakırız.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
İlk başta inanmamaya karar verdikleri için anlaklarını ve gözlerini çevirip azgınlıkları içinde bocalar durumda bırakırız
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
Biz onların kalblerini ve gözlerini çeviririz de, onlar, ilkin iman etmedikleri gibi, gene de iman etmezler. Biz de onları taşkınlıkları içerisinde kör ve şaşkın bırakırız.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
Biz onların kalblerini ve gözlerini ters döndürünüz, ilkin buna iymân etmedikleri gibi bırakıveririz kendilerini de tuğyanları içinde kör körüne bocalar giderler
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
Onlar, evvelce indirilen (âyet) lere îman etmedikleri gibi (bundan sonra da îman etmeyeceklerdir). Biz, onların gönüllerini ve gözlerini (ters) çevirmiş, kendilerini azgınlıkları, taşkınlıkları içinde serseri ve şaşırmış oldukları halde terketmiş bulunuyoruz.
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
Çünki (onlar) ona ilk def'a îmân etmedikleri gibi (bundan sonra da îmân etmeyeceklerdir)! (Biz de) onların kalblerini ve gözlerini (inkârlarındaki ısrarlarındandolayı, hakdan) çeviririz ve onları bırakırız (da), azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
Nasıl ki elçi, onlara ilk defa ayetlerimizi getirdiğinde ona inanmamışlardı. Bizde onların kalplerini ve gözlerini (doğrulardan) çevirerek, onları isyankâr halleri ile boğuşur bir halde bırakırız.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
Onların gönüllerini, gözlerini hak cihetinden çeviririz de [⁹] ilk defa mucizelere inanmadıkları gibi yine öyle inanmazlar. Onları azgınlıklarında şaşkın şaşkın bırakırız [¹⁰].
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Onların kalplerini ve gözlerini ters çeviririz (bu yüzden iman etmezler); nitekim ilkin (istedikleri mucize inmeden önce) de ona (Allah'ın indirdiğine) iman etmemişlerdi. Onları taşkınlıkları içinde şaşkınca dolaşır bir durumda terk ederiz.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
Biz de, başlangıçta Kur’an mesajını ilk duyduklarında onu nasıl bile bile inkâr ettilerse, yine kalplerini imandan çevirecek ve onları, azgınlıkları içinde bocalar bir hâlde bırakacaktık. Göklerdeki ve yerdeki sayısız mûcizeleri görmezlikten gelen bu insanlar, sizin elinizle gerçekleşecek mûcizelerle imana gelecek değillerdi. Öyle ki:
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
Onların gözlerini ve gönüllerini ilk defasında inanmadıkları gibi çeviririz. Onları, bocalayacakları azgınlıkları içinde bırakırız.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
Biz, onların gönüllerini ve gözlerini çeviririz de1 onlar, tıpkı daha önce îman etmedikleri gibi, yine îman etmezler. Biz de onları, kendi hâllerine bırakırız (onlar da) azgınlıklarında (ısrarla) kalmaya devam ederler.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
kalplerini ve gözlerini [hakikatten] ayırdığımız sürece, 95 tıpkı ona ilk başta inanmadıkları gibi: ve [böylece] Biz, körce ileri geri yalpalayıp dursunlar diye onları küstahça kibirleri ile başbaşa bırakırız.
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Biz de, onların kalplerini ve basiretlerini tersine çeviririz de ilk defa inanmadıkları gibi yine de inanmazlardı. Biz de onları, azgınlıkları içinde öylece bocalamaya terk ederiz. 7/101, 15/3, 18/55...59
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
Biz de onların gönüllerini ve gözlerini çeviriverirdik, tıpkı ilk başta ona inanmadıkları konumda olduğu gibi; ve Biz onları küstahça taşkınlıkları içinde kör ve şaşkın debelenmeye terkederiz.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
Ve Biz onların kalplerini ve gözlerini O'na evvelce de imân etmedikleri gibi tersine döndürürüz. Ve onları o tuğyanları içinde körükörüne yuvarlanır gider bir halde bırakırız.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
Onların kalplerini ve gözlerini ters çeviririz. İlkin ona inanmadıkları gibi o mûcizeyi gördükten sonra da inanmazlar ve onları taşkınlıkları içinde şaşkın şaşkın bırakırız.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
Gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz, ilkin ona inanmadıkları gibi (mu'cizeyi gördükten sonra da inanmazlar) ve bırakırız onları, azgınlıkları içinde bocalayıp dururlar.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Başlangıçta inanmadıkları sırada olduğu gibi (bu davranışlarından dolayı) şimdi de inanmazlarsa gönüllerini ve gözlerini döndürür, azgınlıkları içinde bocalar halde bırakırız. Onların kalplerini ve gözlerini döndürürüz de bundan (mucize gösterilmesinden) önce inanmadıkları gibi (gösterildikten sonra bile) azgınlıkları içerisinde bocalar halde bırakırız.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Onların kalplerini ve basiretlerini tersine çeviririz de, ilk defa inanmadıkları gibi yine inanmazlar. Biz de onları azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
Biz onların kalplerini ve gözlerini çeviririz de onlar, daha önce inanmadıkları gibi yine inanmazlar. Ve onları azgınlıkları içinde bırakırız; öylece bocalayıp dururlar.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
Biz onların gönüllerini ve gözlerini ters çeviririz, ilk seferinde buna iman etmedikleri gibi bırakırız kendilerini de azgınlıkları içinde körü körüne bocalar dururlar.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
daħı döndürürüz göñüllerini daħı gözlerini [70b] nite kim įmān götürmediler aña ilergi gez daħı ķoyavuz anları azġunlıķları içinde sergerdān olalar.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Daḫı dönderür‐biz anlaruñ yüreklerini, gözlerini daḫı. Nite kim inanmadı‐lar aña evvelde. Daḫı ḳoyar‐biz anları azġunluḳlar içinde ḥayrān olurlar.