Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 825, sondan 5412. ayet; 6. sure ve En'am Suresinin 36. ayetidir. En'am Suresi 36. ayetinin kelime sayisi 10, harf sayısı 50 ve toplam ebced değeri ise 3715 olarak hesaplanmıştır. En'am Suresinin toplam ebced değeri 933851 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
انما يستجيب الذين يسمعون والموتى يبعثهم الله ثم اليه يرجعون
İlk âyete göre Hz. Peygamber, bir kısım insanların doğru yolu kabul etmemelerinden dolayı ne kadar üzülse de onun bu husustaki gücü sınırlıdır. O, Allah’ın izni olmadan insanları hidayete kavuşturamayacağı gibi yine Allah murat etmedikçe mûcize de gösteremez. Bütün insanları hidayette toplama kudreti yalnız Allah’a aittir. Bununla birlikte O, insanları hidayette toplanıp birleşmeye zorlamamış; doğru yolu kendi akıl ve iradeleriyle bulmalarını tercih etmiştir. Nitekim 36. âyette “Ancak (samimiyetle) dinleyenler daveti kabul eder. Ölülere gelince, Allah onları diriltecek, sonra da O’na döndürülecekler” buyurularak hakikat karşısında kulakları ve kalpleri açık olanların, akıl ve iradeleriyle doğru yolu bulacakları belirtilirken, İslâm’ın sesine kulaklarını ve gönüllerini kapatanlardan “ölüler” diye söz edilmiş; bunların işinin âhirete kaldığına işaret edilmiştir.
Mehmet Okuyan
Ancak (samimiyetle) dinleyenler (çağrıya) cevap verirler. Ölülere gelince, Allah onları diriltecek; sonra da O’na döndürüleceklerdir.
1- Samimi olanlar ve gerçeği bilmek isteyenler. 2- Kulak vermeyenler, gerçeğe kulakları kapalı olanlar.
Ahmet Akgül
(Oysa Senin davetini) Ancak (dikkatle) dinleyenler (aklına ve vicdanına uyan kalbi diriler, bu Hakk çağrıları kabullenip) icabet ederler. (Kalpleri) Ölüleri (ise), onları da (ancak) Allah diriltebilir. Sonra (hepsi) O'na döndürülecekler.
Unutma ki, hakka ve çağrıya olumlu cevap verenler, ancak seni gönülden dinleyip kulak verenlerdir. Ölüleri ise, ancak Allah diriltir. Sonra da, hepsi O'na döneceklerdir.
Senin imana davetini ancak, can kulağıyla dinleyenler kabul ederek iman eder. Ölü gibi duygusuz davrananları da, elbette Allah hesaba çekmek için diriltecektir. Sonra onun huzuruna çıkarılacaklar, hesap verecekler.
Senin dâvetini, samimiyet ve can kulağı ile dinleyenler ancak kabul eder. Kalbleri ölü kâfirleri ise, Allah kıyamette diriltir. Sonra hepsi onun huzuruna döndürülür çıkarılırlar.
Gerçekten işitenler, bu hakikate cevap verirler. Ölüler (ruhen ölü olanlar) ise, Allah onları diriltir, sonra O’nun huzurunda toplanırlar. (İşte o zaman dinlerler.)
Ancak (iyi niyetle) dinleyenler bu daveti kabul ederler. (Kalben/ruhen) ölmüş olanlara gelince, onları(ın kalplerini) ancak Allah diriltebilir (uyandırabilir), en sonunda da hepsi O'na dönecektir.
Ancak seni (can kulağıyle) dinleyenlerdir ki (da' vetine) icabet eder. Ölüler (e gelince:) Onları da Allah diriltir. Sonra yine ancak Ona döndürülürler.
Ancak (samîmiyetle) dinleyenler (senin da'vetine) icâbet eder. Ölülere (o kâfirlere)gelince, onları Allah diriltir, sonra (hepsi) ancak O'nun huzûruna döndürülürler.(1)
(1)“Bak, mükerrer (tekrarla) va‘d ediyor ve şiddetli tehdîd ediyor ki: ‘Sizleri oradan alıp, makarr-ı saltanatıma (saltanat merkezime) getireceğim ve mutî‘leri (itâat edenleri) mes‘ûd, âsîleri mahbûs (haps)edeceğim! O muvakkat (geçici) yeri harâb edip, müebbed (ebedî) sarayları, zindanları hâvî (hapishânesi olan) diğer bir memleket kuracağım!’ Hem o va‘d ettiği şeyler, O’na gāyet rahattır. Raiyetine (emri altındakilere) gāyet mühimdir. Va‘dinde hulf (sözünde durmama) ise, izzet-i iktidârına gāyet zıddır. (...) Mâdem va‘d etmiş, yapacaktır! Hâlbuki îfâsı (yapması) O’na çok rahat ve bize ve herşeye ve O’na ve saltanatına pek çok lâzımdır. Demek bir mahkeme-i kübrâ, bir saâdet-i uzmâ (en büyük bir saâdet)vardır.” (Zülfikār, 10. Söz, 7-8)
İlyas Yorulmaz
Ancak işitenler cevap verir. Ölüleri de, onları diriltecek olan Allah’dır, sonrada O’na döndürülürler.
Senin çağrını, kötü niyet ve eylemlerle aklını ve kalbini karartmış zâlimler değil, yalnızca içtenlikle kulak verenler kabul eder; akıl, vicdan ve sağduyuları ölmüş olanlara gelince, onlar son nefeslerine kadar inkârdan vazgeçmeyeceklerdir; sonra Allah onları diriltecek ve böylece onlar, yaptıklarının hesabını vermek üzere O’nun huzuruna çıkarılacaklardır.Evet, hakîkat karşısında tıpkı bir ölü gibi duyarsız kalan inkârcılar, bunca ayetleri görmezlikten geliyorlar da:
Unutma ki, yalnızca [bütün kalpleriyle] kulak verenler, bir çağrıya cevap verebilirler; [kalben] ölmüş olanlara gelince, [yalnız] Allah onları diriltebilir, sonra da hepsi O'na döneceklerdir. 27
Ancak gönülden kulak verenler daveti kabul ederler,1 ölülere gelince, Allah onları diriltir sonra hesap vermek üzere Allah’a döndürülürler.2 113/18, 10/25, 50/41, 67/10, 222/5-6, 30/19-50, 36/51-52, 41/21, 50/11
Şüphe yok ki, sadece yürekten dinleyenler davete icâbet edebilir. Ölülere gelince: Onları yalnızca Allah diriltebilir; en sonunda hepsi O’na dönecektir.[1038]