Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 876, sondan 5361. ayet; 6. sure ve bu surenin 87. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 9, harf sayısı 56 ve toplam ebced değeri ise 3856 olarak hesaplanmıştır.
ومن ابائهم وذرياتهم واخوانهم واجتبيناهم وهديناهم الى صراط مستقيم
ومنابائهموذرياتهمواخوانهمواجتبيناهموهديناهمالىصراطمستقيم
Vemin âbâ-ihim veżurriyyâtihim ve-iḣvânihim(s) vectebeynâhum vehedeynâhum ilâ sirâtin mustekîm(in)
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Bütün bunları seçtik ve bunları dosdoğru bir yola ilettik.
Araplar’ın ataları olarak bildikleri (Hac
22:78) ve saygı duydukları İbrâhim’le birlikte on sekiz peygamberin ismi zikredilerek hepsinin de hidayet üzere yaşadıkları, iyi ve sâlih kimselerden oldukları, bunların atalarından ve zürriyetlerinden de, Allah’ın fazlu keremiyle, âlemlere üstün kılınmış kimselerin bulunduğu; bütün bu sayılanların doğru yoldan giderek hidayete kavuşturulmuş seçkin insanlar olduğu ifade edildikten sonra “İşte bu, Allah’ın hidayetidir; O, bununla kullarından dilediğini doğru yola ulaştırır. Eğer onlar (siz Kureyş müşrikleri gibi) Allah’a ortak koşsalardı, yapageldikleri iyi şeyler elbette boşa giderdi” buyurularak, Câhiliye Arapları’nın, ataları İbrâhim’in de içinde bulunduğu bu üstün insanların gittikleri doğru yoldan saptıklarına zımnen işaret edilmektedir.
Onların, babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (doğru yola ulaştırmıştık). Onları biz seçmiş ve doğru yola ulaştırmıştık.
Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da üstün meziyetler verdik. Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.
Onların; atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmını da. Onları seçtik ve dosdoğru yola ilettik.
Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, (iyilik ve istikamet ehlinden) kimini (bunlara kattık) ; onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik.
Onların atalarından, soylarından ve kardeşlerinden bir kısmına da üstünlük verdik, onları seçtik ve doğru yola sevkettik.
Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazısını da aynı şekilde yücelttik. Onların hepsini seçtik ve dosdoğru bir yola yönelttik.
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da üstün kıldık. Onları seçtik ve doğru, muhkem, güvenli yola, İslâmî hayata ilettik.
Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden de (kendilerine lütfettikklerimiz oldu). Biz onları seçtik ve doğru yola ilettik.
Babalarından, soylarından ve kardeşlerinden, kimini (bunlara kattık); onları da seçtik ve dosdoğru yola yöneltip-ilettik.
Babalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da üstün kıldık, onları seçtik ve kendilerini doğru yola (İslâma) ilettik.
Babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden de. Onların hepsini seçtik ve doğru yola ilettik.
Atalarından, nesillerinden, kardeşlerinden onları seçtik, doğru yola ilettik
Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (aynı şekilde üstün meziyetler verdik). Onları seçtik ve onları doğru yola ilettik.
Babalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını seçtik ve doğru yola eriştirdik.
Onların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarına da (üstün meziyetler verdik). Onları seçkin kıldık ve doğru yola ilettik.
Atalarından, soylarından, kardeşlerinden bir çoğunu seçip doğru yola ilettik.
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da (üstün kıldık). Onları seçtik ve doğru yola ilettik.
Atalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da, ve hep bunları seçtik ve hep bunları bir doğru yola hidayetçi kıldık
Onların babalarından, zürriyyetlerinden, biraderlerinden kimini de (yine üstün imtiyazlara mazhar etdik), onları seçdik, onları doğru bir yola götürdük.
Babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bir kısmını da (üstün kıldık). Böylece onları seçtik ve onları dosdoğru bir yola hidâyet ettik.
Bu (saydığımız) insanların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden ve onların içlerinden seçtiklerimiz ve doğru yola (sıratı müstakîm’e) ulaştırdığımız kimseler var.
Onların babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden bâzılarını da tafdil eyledik. Seçtik, doğru yola götürdük.
Babalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını da (hidayete erdirdik). Onları seçtik ve doğru yola hidayet ettik.
Bir de, onların atalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden de nice Peygamberler göndermiştik. Onları tüm insanlar arasından süzüp seçmiş ve dosdoğru cennete götüren yola iletmiştik.
Onları babalarından, soylarından ve kardeşlerinden eleyerek seçtik; onları doğru yola eriştirdik.
Bunların babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bir kısmını seçtik ve en doğru yola ilettik.
onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazısı[nı da aynı şekilde yücelttik]: onları[n hepsini] seçtik ve dosdoğru bir yola yönelttik.
Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını seçmiştik ve doğru yola erdirmiştik. 2/129, 22/75, 3/39
Onların atalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden kimilerini de… İşte onların hepsini Biz seçtik ve dosdoğru bir yola yönelttik.
Ve onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden birçoklarını da hidâyete erdirdik) ve onları seçtik ve kendilerini doğru bir yola kavuşturduk.
Onların babalarından, zürriyetlerinden, kardeşlerinden kimini de, aynı şekilde etraflarındaki insanlara üstün kıldık, onları seçtik, onları doğru yola götürdük.
Babalarından, çocuklarından ve kardeşlerinden bazılarını da... Onları seçtik ve onları doğru yola ilettik.
Babaları, soyları ve kardeşleri... Onları da seçtik ve onlara da doğru yolu gösterdik.
Onların babalarından, zürriyetlerinden ve kardeşlerinden bazı kimseleri seçip, dosdoğru yola hidayet ettik.
Onların atalarından, nesillerinden ve kardeşlerinden de bir kısmını seçtik ve dosdoğru bir yola ilettik.
Atalarından, soylarından, kardeşlerinden bir kısmını da... Onları seçtik ve onları dosdoğru bir yola kılavuzladık.
daħı atalarından daħı oġlanlarından daħı ķarındaşlarından daħı üyürdük anları daħı yol gösterdük anlara yol dapa ŧoġru.
Anlaruñ atalarından daḫı, ẕürriyetlerinden daḫı, ḳardaşlarından daḫı efḍalḳılduḳ. Daḫı hidāyet virdük anlara doġru yola.
Biz onların atalarından, nəsillərindən və qardaşlarından da (bir qismini hidayətə çatdırdıq), onları seçdik və düz yola yönəltdik.
With some of their forefathers and thee offspring and thee brethren; and We chose them and guided them unto a straight path:
(To them) and to their fathers,(907) and progeny and brethren: We chose them, and we guided them to a straight way.*
907 1 take verse 87 to refer back to all the four groups just mentioned.