Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5235, sondan 1002. ayet; 66. sure ve Tahrim Suresinin 6. ayetidir. Tahrim Suresi 6. ayetinin kelime sayisi 23, harf sayısı 106 ve toplam ebced değeri ise 5873 olarak hesaplanmıştır. Tahrim Suresinin toplam ebced değeri 85661 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
يا ايها الذين امنوا قوا انفسكم واهليكم نارا وقودها الناس والحجارة عليها ملئكة غلاظ شداد لا يعصون الله ما امرهم ويفعلون ما يؤمرون
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. O ateşin başında gayet katı, çetin, Allah’ın kendilerine verdiği emirlere karşı gelmeyen ve kendilerine emredilen şeyi yapan melekler vardır.
Yukarıda belirtildiği üzere Hz. Peygamber’in özel hayatından verilen örnek ışığında müminlerin aile sorumluluğuyla ilgili bir uyarı yapılmaktadır. Aile kavramının kapsamı sosyal yapıya göre farklılıklar taşısa da buradaki ana fikir, bir müslümanın mânevî mesuliyetinin sırf kişisel hayatıyla sınırlı olmadığına dikkat etmesinin gerekliliğidir. Böyle bir sorumluluk anlayışının sadece mânevî hedeflerle sınırlı kalmayan, sağlam bağlarla birbirine raptedilmiş bir aile yapısı ortaya çıkarması tabiidir (İslâm’ın aile telakkisi, aile fertlerine ve özellikle aile reisine yüklediği sorumluluk hakkında bilgi için bk. Mehmet Akif Aydın, “Aile”, DİA, II, 196-200; Mustafa Çağrıcı-Hamza Aktan, “Aile”, İFAV Ans., I, 78-87). Âyette zikredilen ateşten maksat cehennem ateşidir (bu ateşin yakıtının taşlar ve insanlar oluşu hakkında açıklama için bk. Bakara 2:24).
Mehmet Okuyan
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taş olan ateşten koruyun! Üzerinde son derece güçlü, Allah’ın kendilerine emrine isyan etmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır.
“Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyunuz! O ateşin başında, acımasız/sert, güçlü, Allah'ın kendilerine emrettiğine karşı gelmeyen, emrolunduklarını yerine getiren melekler vardır.”[658]
[658] Korunulacak ateş hakkında geniş bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XIX, 416-419.
Erhan Aktaş
Ey iman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı, yakıtı taşlar ve insanlar olan ateşten koruyun. Onun üzerinde, Allah'ın buyruklarına karşı gelmeyen ve buyrulan şeyi yapan çok güçlü ve acımasız melekler¹ vardır.
Ey iman edenler, kendinizi ve ehlinizi (ailenizi, neslinizi, kardeşlerinizi, eliniz ve emriniz altındaki kimseleri cehennemdeki) ateşten koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır; (cehennemin) üzerinde (görevli) oldukça sert, güçlü ve şiddetli melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse (kesinlikle yerine getirirler), O’na isyan etmezler ve emredildiklerine göre hareket ederler.
Ey inananlar, koruyun kendinizi ve ailenizi o ateşten ki yakacağı şeyler, insanlardır ve kibrit taşlarıyla da harareti ve alevi çoğalıp durur, kalpleri katı ve kuvvetli melekler de ona memurdur ki Allah ne emrettiyse isyan etmezler ve emredildikleri şeyi işlerler.
Ey iman edenler! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun ki, onun yakıtı insanlar ve taşlardır veya taştan yapılmış tüm putlardır. O'nun başında görevli olarak bulunan melekler sert ve kuvvetlidirler. Allah'ın buyruğuna karşı gelmez, kendilerine emredilen herşeyi yaparlar.
Ey iman edenler, kendinizi, birbirinizi, ailenizi, halkınızı ve mü'minleri ateşten Cehennem'den koruyun. O ateşin yakıtı insanlar, suçlular, kâfirler, putperestler ve mâbut saydıkları taş putlardır. O ateşin başında kaba ve sert tabiatlı melekler vardır. Allah'ın kendilerine emrettiğine karşı gelmezler. Kendilerine emredilen şeyleri yaparlar.
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailelerinizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında gayet haşin, sert; Allah'ın kendilerine emrettiğine karşı gelmeyen ve kendilerine emredileni yapan melekler vardır.
Ey iman edenler, kendinizi ve yakınlarınızı ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır; üzerinde oldukça sert (iri cüsseli), güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.
Ey iman edenler! Kendinizi ve aile halkınızı öyle bir ateşten koruyun ki, onun tutuşturucusu insanlarla taşlardır. (O ateşin) üzerinde öyle melekler vardır ki, çok sert, çok kuvvetlidirler. Allah kendilerine ne emretti ise, ona isyan etmezler ve emredildikleri şeyi yaparlar.
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi, öyle bir ateşten koruyun ki yakıtı, insanlar ve taşlardır. Üzerinde, her emredildikleri şeyi yapan, Allah’ın emrine karşı gelmeyen, sert ve kaba melekler vardır. (Kâfirlere derler ki:)
Ey inanmış olanlar! Hem kendinizi, hem de ailenizi ateşten koruyasız, onun odunu, insanlarla taşlardır, ona bakanlarsa katı, şedid meleklerdir, yapılması istenen bir işte, Allaha karşı azgınlık etmezler, buyrulanları yaparlar
Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve (yanıcı) taşlar olan ateşten (cehennemden) koruyun! Onun başında bulunanlar, emrettiği hiçbir şeyde Allah'a karşı gelmeyen, ama (daima) kendilerinden isteneni yapan kararlı (ve) azimli meleklerdir.
Ey inananlar! Kendinizi ve çoluk çocuğunuzu cehennem ateşinden koruyun; onun yakıtı, insanlar ve taşlardır; görevlileri, Allah'ın kendilerine verdiği emirlere baş kaldırmayan, kendilerine buyrulanları yerine getiren pek haşin meleklerdir.
Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun başında, acımasız, güçlü, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini yapan melekler vardır.
Ey inananlar, yakıtı halk ve taşlar olan ateşten kendinizi ve ailenizi koruyun. Ateşin üzerinde sert ve güçlü melekler olup, ALLAH'ın buyruğuna karşı gelmezler ve kendilerine ne emredilmişse onu uygularlar.
Ey inananlar! Kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun başında gayet katı, şiddetli, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır.
Ey o bütün iyman edenler! Kendilerinizi ve ailelerinizi koruyun bir ateştenki yakacağı o insanlar, o taşlardır, üzerinde öyle Melekler vardırki yoğunmu yoğun, çetinmi çetin, Allah kendilerine ne emrettiyse ona ısyan etmezler ve her neye me'mur iseler yaparlar
Ey îman edenler, gerek kendilerinizi, gerek ailelerinizi öyle bir ateşden koruyun ki onun yakacağı insanla taşdır. (O ateşin) üzerinde iri gövdeli, sert tabiatlı melekler vardır (me'murdur) ki onlar Allahın kendilerine emretdiği şeylere asla isyan etmezler. Neye de me'mur edilirlerse yaparlar.
Ey îmân edenler! Kendinizi ve âilenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan bir ateşten koruyun! Onun üzerinde sert, şiddetli, Allah'ın kendilerine emrettiğine isyân etmeyen ve ne emrolunurlarsa yapan melekler (zebâniler) vardır.
Ey İman edenler! Kendinizi ve sorumlu olduğunuz ev halkınızı, yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun.. O ateşin üzerinde çok sert ve güçlü görevli melekler var ve asla Allah’ın emirlerine isyan etmezler. Onlara ne emredilmişse onu yaparlar.
Mü/minler! Kendinizi ve aileniz halkını çırası insandan ve taştan [⁶] olan ateşten koruyun. Ateşe katı yürekli, katı yüzlü melekler [⁷] memurdur. Onlar Allah/ın buyurduğu şeylere karşı gelmezler ve emir olundukları şeyi yaparlar.
İsmail Hakkı İzmirli Tahrim Suresi 6. Ayet Açıklaması
[6] Kibrit taşından.[7] Yâni Zebaniler.
Kadri Çelik
Ey iman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Onun üzerinde oldukça sert, güçlü melekler vardır. Allah kendilerine neyi emretmişse ona isyan etmezler ve emredildiklerini yerine getirirler.
Ey iman edenler! Hem kendinizi, hem de ailenizi, yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden koruyun! Unutmayın ki, cehennem ateşini tutuşturan, işlediği kötülükler yüzünden bizzat insanın kendisidir ve tüm kötülüklerin temeli ve asıl kaynağı, ilâhî irâdeye başkaldırarak sahte ilâhların boyunduruğu altına girmektir ki, bunun en belirgin simgesi, önünde saygıyla boyun eğilen taştan putlar ve heykellerdir. O hâlde, dünyada yapılan zulüm ve haksızlıkların, bir gün cehennemde ateş olup zâlimin karşısına çıkacağını unutmayın! İşte zâlimleri bekleyen bu ateşin başında, Allah’ın emirlerine asla karşı gelmeyen ve kendilerine verilen her emri itirazsız ve eksiksiz yerine getiren son derece acımasız, sert ve güçlü meleklerden zebaniler vardır.
Ey iman edenler!
Kendinizi ve ailenizi öyle bir ateşten koruyun ki onun yakıtı İnsanlar ve Taşlar’dır. Onun üzerinde çetin kuvvetli melekler vardır.
Onlara ne emrettiyse, Allah’a karşı çıkmazlar.
Ne emredilirse, yaparlar.
Ey îman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı yakıtı insanlar ve taşlar olan ve başında, acımasız, güçlü, Allah’ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildiklerini derhal yapan meleklerin bulunduğu cehennemin ateşinden koruyun.
SİZ EY imana ermiş olanlar! Yakıtı insanlar ve taşlar olan 11 [öteki dünyanın] ateş[in]den kendinizi ve size yakın olanları 12 koruyun: onun başında [gözetici olarak] bulunanlar, emrettiği hiçbir şeyde Allah'a karşı gelmeyen, ama [daima] kendilerinden isteneni yapan 13 kararlı [ve] azimli meleklerdir. 14
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi yakıtı insanlar ve taşlar olan ateşten koruyun. Cehennemin başında Allah’ın emrettiği hiçbir şeye karşı gelmeyen kendilerine verilen emri harfiyen yerine getiren son derece sert ve acımasız melekler vardır. 2/21...24, 26/214
SİZ ey iman edenler! Kendinizi ve yakınlarınızı yakıtı insanlar ve taşlar olan tarifsiz bir ateşten koruyunuz![5181] Ona memur melekler kararlı ve tavizsizdirler; hiçbir buyruğunda Allah’a karşı gelmezler ve kendilerine emredileni yaparlar.[5182]
Mustafa İslamoğlu Tahrim Suresi 6. Ayet Açıklaması
[5181] Bu âyetle yüklenen sorumluluğu yerine getirmeyen aile reislerinin, Hesap Günü nasıl eşlerinden ve çocuklarından kaçacak delik arayacağı hakikatini ‘Abese sûresinin 35-36. âyetlerinden öğrenmekteyiz (Bkz: 80:36, 20. notun devamı). Nâranın belirsizliği, bu ateşin hiç umulmadık yer ve zamanda (dünyada da olabilir) insanı yakabileceğine delâlet eder. Eğer kendinizi ve yakınlarınızı korumazsanız, yaşadığınız mekânlar cehenneme döner ve o cehennemin yakıtı da o mekânların yapı malzemesi ve içinde yaşayan insanlar olur. Zımnen: Her ev, ya cennetin dünyadaki şubesi ya da cehennemin dünyadaki şubesidir.
[5182] Meleklerin insanlar gibi isyan etme özelliğinden uzak oldukları buradan anlaşılmaktadır.
Ömer Nasuhi Bilmen
Ey imân etmiş olanlar! Nefislerinizi ve ailelerinizi bir ateşten koruyunuz ki, onun yakacağı, insanlardır ve taşlardır. Üzerinde iri gövdeli, sert tâbiatlı melekler vardır. Onlar, Allah'ın kendilerine emrettiği şeyde âsi olmazlar ve emrolundukları şeyi yapıverirler.
Ey iman edenler! Kendilerinizi ve ailenizi, yakıtı insanlarla taşlar olan o müthiş ateşten koruyun. Onun başında kaba yapılı, sert ve şiddetli melekler olup onlar asla Allah'a isyan etmez ve kendilerine verilen bütün emirleri tam yerine getirirler.
Ey inananlar, kendinizi ve ailenizi bir ateşten koruyun ki onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun başında gayet katı, şiddetli, Allah'ın kendilerine buyurduğuna karşı gelmeyen ve emredildikleri şeyi yapan melekler vardır.
Ey inanıp güvenenler! Tutuşturucusu insanlar ve taşlar olan bir ateşe karşı kendinizi ve ailenizi koruyun. Orayı iri gövdeli, katı yürekli melekler (görevliler) yönetirler. Onlar, Allah’ın emrine karşı gelmezler; kendilerine ne emredilmişse onu yaparlar.
-Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi ateşten koruyun. Onun yakıtı insanlar ve taşlardır. Onun başında, katı ve sert melekler vardır. Allah'ın kendilerine emrettiğine isyan etmezler. Ne emredilirse yaparlar.
Ey iman edenler! Kendinizi ve ailenizi öyle bir ateşten koruyun ki, yakıtı insanlar ve taşlardır; başında ise hiçbir emrinde Allah'a isyan etmeyen ve ne emredilirse onu yapan güçlü ve sert tabiatlı melekler vardır.
Ey iman sahipleri! Kendilerinizi ve ailelerinizi öyle bir ateşten koruyun ki, yakıtı insanlarla taşlardır. O ateşin başında çok katı, çok sert melekler vardır. Onlar, kendilerine emir verdiği konuda Allah'a isyan etmezler ve emredildikleri şeyi yaparlar.
İy mü’minler, ḳurtaruñ nefslerüñüzi ve ehlüñüzi bir oddan ki anuñ odunıādemīler ve ṭaşlardur. Anuñ üstinde feriştehler var, ḳatı ṣarp kimseler. ‘Āṣīolmazlar Tañrı Ta‘ālā buyruḳlarına. Daḫı işlerler ne kim buyrulsalar.