Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5262, sondan 975. ayet; 67. sure ve bu surenin 21. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 12, harf sayısı 42 ve toplam ebced değeri ise 3379 olarak hesaplanmıştır.
امن هذا الذي يرزقكم ان امسك رزقه بل لجوا في عتو ونفور
امنهذاالذييرزقكمانامسكرزقهبللجوافيعتوونفور
Emmen hâżâ-lleżî yerzukukum in emseke rizkah(u)(c) bel leccû fî ‘utuvvin ve nufûr(in)
Peki, Allah rızkını keserse, kimdir size rızık verecek olan? Hayır, onlar azgınlık ve nefretle direnip durdular.
Yüce Allah’ın başka bir eseri olan kuşların uçma yeteneğine işaret edilerek Allah’ın kudretinin bir işareti daha gözler önüne serilmektedir. Yer çekimine rağmen kuşların gökyüzünde kanat çırparak uçması ve süzülmesi, her gün gördüğümüz için önemini gözden kaçırdığımız, gerçekte ise Allah’ın sanat ve kudretini gösteren hârika olaylardandır. Kuşlara bu yeteneği veren Allah’tır. Burada Allah’ın merhametini yansıtan rahmân isminin kullanılmış olması, O’nun mahlûkata merhametle muamele ettiğini, varlık düzeninin O’nun rahmetinden bir yansıma olduğunu ima eder. 21. âyetlerde rızık olarak anılan nimetler de rahmân isminin sürekli tecellisi olup bu tecelli bir an kesilecek olsa hayatın bütünüyle yok olacağına dikkat çekilmektedir.
Yoksa (Allah size verdiği) rızkını tutarsa (keserse), size rızık verecek biri mi varmış! Hayır! Onlar, azgınlık ve nefrette inatla direnmektedir.
Allah size verdiği rızkı keserse, rızık verecek kim vardır? Hayır! Onlar azgınlık ve nefrette inatla direnmektedirler.
Veya O, rızkınızı kesse, size kim rızık verebilir? Bilakis, onlar haddi aşmada ve nefrette ısrar ettiler.
Veya O (Allah) eğer rızkını (size ikram ve ihsanı olan her türlü nimet ve faziletini) tutup kesecek olsa; sizi kim rızıklandıracak (maddi ve manevi ihtiyacınızıkim karşılayacaktır) ? Hayır, onlar (nankör inkârcılar ve münafıklar, Hakka karşıderin bir gaflet ve) nefret içinde, inatla ve azgınlıkla direnip bocalamaktadırlar.
Yoksa kimdir o ki mabudunuz, rızkınızı kısarsa sizi rızıklandıracak? Hayır, onları, azgınlık içinde, gerçekten tamamıyla uzak bir halde inat edip durmadalar.
O Allah rızkınızı tutup kesiverecek olsa, size rızık sağlayacak kimse var mı? Hayır o inkârcılar azgınlık ve sapıklıkta pek ileri gittiler.
Eğer Allah, size verdiği rızkı keserse, hani, şu size rızık verecek olanlar kimler? Hayır! Onlar azgınlık ve nefretle direnip durmaktadırlar.
Yoksa O rızkını tutacak olursa size rızık verecek kimdir? Hayır, onlar bir azgınlık ve nefret içinde direnmektedirler.
Eğer O, rızkını tutsa (vermese), rızkınızı verecek olan kimmiş? Hayır; onlar, bir azgınlık ve nefret içinde inatla direniyorlar.
Allah rızkını keserse, kimdir sizlere rızık verecek? Hayır, onlar bir ürküntü ve azgınlık içinde, inada devam ediyorlar, (artık imana gelmezler).
Yoksa size rızık veren başka birisi mi var? Eğer Allah verdiği rızkı keserse (onlar bu putun rızık vermediğini anlarlar.) Fakat azgınlıktan ve haktan kaçışta direniyorlar.
Azığın keserse, size kim azık verir, onlarsa, azgınlık, taşkınlık içindeler
Peki, Allah rızkınızı keserse, size rızık verecek olan kimdir? Doğrusu onlar, azgınlık ve nefretle direnip duruyorlar.
Allah size verdiği rızkı kesiverirse, size rızık verecek başka kim vardır? Hayır; onlar, azgınlık ve nefrette direnmektedirler.
Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verebilecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.
O, verdiği besinleri kesse, sizi besleyecek olan kimdir? Gerçekten azgınlık ve nefret içinde direnmektedirler.
Allah size verdiği rızkı kesiverse, size rızık verecek olabilen kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefrette direnip durmaktadırlar.
Yoksa kimdir şu sizlere rızık verecek? O rızkını keserse? Hayır bir ürküntü ve azgınlık içinde inada dalmışlar
O, eğer rızkını tutub kesiverirse şu size rızık verebilecek kim? Hayır, onlar bir azgınlık, (Hakdan) bir nefret içinde mütemadiyen inâd etmişlerdir.
Yâhut (Allah, size verdiği) rızkını tutsa (kesiverse), şu size rızık verecek olan kimdir? Hayır! (Onlar) isyan ve nefrette ısrâr etmişlerdir.
Allah size verdiği rızkı tutsa, size rızkı verebilecek kim vardır. Hayır, onlar kibir ve nefret içinde bocalamaya devam ediyorlar.
Şâyet O, rızkını tutacak olursa size rızkı kim verebilir? Hayır, onlar boyun çekmekte ve haktan nefret etmekte ayak dirediler.
Eğer O, rızkını tutup kesecek olsa, sizin rızkınızı verecek olan kimmiş? Hayır! Onlar, bir azgınlık ve nefret içinde inatla direnmektedirler.
Yine düşünün, şâyet Allah, geçim imkânlarınızı elinizden alıp rızkınızı kesecek olsa, size O’ndan başka rızık verecek olan kimdir? Allah bahşetmiş olduğu nîmetleri geri alacak olsa, hayatınızı devam ettirebilir misiniz? Hayır, Allah’ın yardımı olmadan bir nefes bile alamazsınız! Aslında bunu kâfirler de pekâlâ bilir fakat onlar, küstahça bir azgınlık ve nefret içinde hakîkate karşı inatla direnmektedirler.
Eğer verdiği rızkı kesse, size rızık verecek olan kimdir?
Aksine, azgınlık ve nefret içinde inatla direndiler.
Eğer O (Allah) rızkını kesecek olsa, size kim rızık verebilir? Hayır, onlar büyüklenmekte ve haktan uzaklaşmakta inat etmektedirler.
Yahut Allah geçim imkanlarınızı [elinizden] alacak olursa size rızık sağlayacak kimse var mı? Hayır, ama onlar, [bu hakikati inkar edenler, Allah'ın mesajlarını] küçümsemekte ve [O'ndan] körükörüne inatla kaçmaktalar!
Söyleyin bakalım Allah rızkınızı kesiverse size rızık verecek olan kimdir? Hayır, aslında onlar azgınlık ve nefret içinde debelenmeye devam ediyorlar. 11/6, 16/52-53
Yahut (Allah) rızkınızı keserse, size rızık sağlayacak birileri mi varmış? Ama hayır, onlar küstahça bir kibir ve nefret içinde debelenmekteler.
Eğer sizin rızkınızı kesmiş olursa, sizi merzûk edecek olan kimse kimdir? Hayır. Onlar bir böbürlenme ve bir kaçınma içinde devam eder dururlar.
Peki, Allah size ihsan ettiği nasibi alıkorsa, sizi başka rızıklandıracak kimmiş? Doğrusu, onlar azgınlık ve nefret içinde diretmektedirler.
Yahut Allah, rızkını tutacak olursa size rızık verecek kimdir? Doğrusu onlar, azgınlık ve nefret içinde direnmektedirler.
Allah rızkı kesse size kim rızık verebilir? Hayır (kimse veremez), onlar inadına bir azgınlık ve nefret içindedirler.
Eğer rızkınızı kesse, size rızık verecek olan kimdir? Hayır, onlar azgınlık ve nefret içinde inatla direnmektedirler.
Ya o size verdiği rızkı kesecek olursa, o zaman sizi rızıklandıracak olan kim? Doğrusu onlar azgınlık ve nefret içinde direnip duruyorlar.
Peki, O, rızkını tutarsa kim var sizi rızıklandıracak? Hayır, bir azgınlık ve nefret içinde inat etmekteler.
yā kimdür uşbu ol kim rūzį virür size eger dutar-ise rūzįsinı? belki uvındılar ḥaddan geçmek içinde daħı ürkmek içinde.
Yā kimdür ol kim size rızḳ virür, eger ol rızḳını dutsa? Bel ki dāyim ẓulmiçinde oldılar.
Əgər (Allah) Öz ruzisini kəssə, sizə kim ruzi verə bilər?! Xeyr onlar (cahillikləri üzündən) dikbaşlıqdan və (haqqa) nifrət etməkdən (boyun qoymamaqdan) əl çəkmirlər.
Or who is he that will provide for you if He should withhold His providence? Nay, but they are set in pride and frowardness.
Or who is there that can provide you(5579) with Sustenance if He were to withhold His provision? Nay, they obstinately persist in insolent impiety and flight (from the Truth).*
5579 "Sustenance" here, as elsewhere, (e.g., in
16:73, n. 2105), refers to all that is necessary to sustain and develop life in all its phases, spiritual and mental, as well as physical. Allah Most Gracious is the Source of all our Sustenance, and if we persist in looking to Vanities for our Sustenance, we are pursuing a mirage, and, if we examine the matter, we are only following obstinate impulses of rebellion and impiety.