Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5265, sondan 972. ayet; 67. sure ve bu surenin 24. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 8, harf sayısı 31 ve toplam ebced değeri ise 3981 olarak hesaplanmıştır.
قل هو الذي ذراكم في الارض واليه تحشرون
قلهوالذيذراكمفيالارضواليهتحشرون
Kul huve-lleżî żeraekum fî-l-ardi ve-ileyhi tuhşerûn(e)
De ki: “O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
Doğduğunda hiçbir bilgiye sahip olmayan insana bilgi vasıtalarından kulaklar, gözler ve kalpler (akıllar) verildiğinin hatırlatılması, insanın en değerli ve ayırıcı niteliğinin gözlem ve düşünme kapasitesi olduğuna ve bu nimetleri verene şükretmek gerektiğine işaret eder. Bu nimetler aynı zamanda Allah’ın eşsiz sanatını ve sonsuz kudretini göstermesi bakımından da önemlidir. Muhatabın sağduyusuna hitap edilerek onun yanlış inanç ve tutumlardan kurtulması, Allah’ın varlığına ve birliğine iman etmesi istenmektedir. Allah Teâlâ’nın sonsuz kudretini gösteren delillerden biri de insanoğlunun yeryüzünde yaratılması, türetilmesi ve çoğaltılmasıdır. Onları bu şekilde türetip yeryüzüne yayma gücüne sahip olan Allah, öldükten sonra dirilterek huzurunda toplamaya da kadirdir. Nitekim 24. âyetin son cümlesinde, “Sadece O’nun huzurunda gelip toplanacaksınız” ifadesiyle buna işaret edilmiştir (bu âyetlerin tefsiri için ayrıca bk. Nahil
16:78; Mü’minûn
23:78-79).
De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O’dur; (mahşerde) yalnızca O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
Benzer mesaj: Mü’minûn
23:79.
De ki: “Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur, ancak O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.”
De ki: “Sizi, yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur. Ve O'na toplanıp götürüleceksiniz.”
De ki: “Sizi yeryüzünde, yaratıp yayan (üretip çoğaltan) O’dur. Ve (sonunda da yine) O’na toplanıp arz olunacaksınız! (Bütün hayatınız, manevi bir CD’ye kayıtlı film misali derlenip, O’nun huzuruna çıkarılacaksınız.) ”
De ki: O, öylesine bir mabuttur ki sizi yaratmıştır yeryüzünde ve gene de tapısında toplanacaksınız.
De ki. “Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltan O'dur ve yeniden dirildiğinizde O'nun huzuruna toplanacaksınız.”
“O, yeryüzünde sizi üretip çoğaltan ve yayandır. Toplanıp mahşerde O'nun huzuruna getirileceksiniz.” de.
Yeryüzünde sizi yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız.
De ki: 'Sizi yeryüzünde üretip-türeten O'dur. Siz O'na toplanıp götürüleceksiniz.'
De ki: “- Yeryüzünde sizi yaratıb öteye beriye dağıtan O'dur. Nihayet (hesab için ahirette) hep O'na toparlanıb götürüleceksiniz.”
De ki: Yalnız ve yalnız O’dur, sizi yeryüzünde ekip çoğaltan. Siz onun yanında (huzuruna) toplanacaksınız.
Diyesin ki: «Sizleri, yeryüzünde dağıtan O, O'na toplanacaksınız
De ki: “O, sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltandır. Ancak O'nun huzurunda toplanacaksınız.”
Sizi yerde yaratıp yayan O'dur ve O'nun huzurunda toplanacaksınız.
De ki: Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan O'dur; ancak O'nun huzuruna gelip toplanacaksınız.
De ki, "Sizi yeryüzünde üreten O'dur ve siz O'nun huzurunda toplanacaksınız."
De ki: "Sizi yerden üreten O'dur ve O'na toplanıp götürüleceksiniz."
Deki, odur sizi Arzda zürriyyet halinde yaratıp yayan, nihayet de hep toplanıp ona haşrolunacaksınız
De ki: «O, sizi yer (yüzün) de zürriyet haalinde yaratıb yayandır ve nihayet (hepiniz) ancak Ona toplanıb götürüleceksiniz».
De ki: “Sizi yeryüzünde (yaratıp) yayan O'dur ve ancak O'nun huzûruna toplanacaksınız!”
Deki “Sizi yeryüzünde bitki gibi büyüten O dur. Sonra O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
De ki sizi yeryüzünde dağıtan O/dur. Yalnız O/nun yanında toplanacaksınız.
De ki: “Sizi yeryüzünde üretip türeten O'dur. Siz O'na toplanıp götürüleceksiniz.”
Yine onlara de ki: “Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltan ve topluluklar, milletler hâlinde dünyaya yayan O’dur ve hepiniz eninde sonunda yeniden toprağa girecek ve yaptıklarınızın hesabını vermek üzere, Mahşer Günü O’nun huzurunda toplanacaksınız!”
De ki: -“Sizi Yeryüzü’nde bitirip üreten O’dur.
O’na doğru bir araya toplanırsınız”.
(Onlara bir de): “Sizi, yeryüzünde yaratan Odur. (Sonunda) hepiniz, yine Onun (huzurunda) toplanacaksınız.” de.1
1 O halde niçin sanki sizi başkası yaratmış ve büyütmüş sonra da ölmeyecek, bulunduğunuz dünyada kalacak yahut başkasına gidecekmişsiniz gibi davranıyor, başkalarına kulluk ediyor, başkalarından korkuyor, nankörlükle bu bayağılıkta kalmak istiyorsunuz da, O'na gideceğinize iman ederek her hareketinizde O'nun rızasını gözetip şükrederek O'na gitmek istemiyorsunuz? (Elmalılı)
De ki: “Sizi yeryüzünde yaratıp çoğaltan O'dur; ve [yeniden dirildiğinizde] O'nun huzurunda toplanacaksınız”.
De ki: – Sizi yeryüzünde çoğaltıp yayan Allah’dır. Unutmayın yine O’nun huzurunda toplanacaksınız. 11/7, 23/79
De ki: “O’dur sizi yeryüzünde yayıp çoğaltan: en sonunda O’na döndürüleceksiniz.”
De ki: «O, o (Zât)dır ki, sizi yeryüzünde (yaratıp) yaydı ve O'na toplanacaksınız.»
Sizi yeryüzünde yaratıp zürriyet halinde yayan O'dur. Ölümden sonra da diriltilip yine O'nun huzurunda toplanacaksınız.
De ki: "Sizi yerde üreten O'dur ve toplanıp O'na götürüleceksiniz."
De ki “Toprağa sizi tohum gibi eken O'dur. O’nun huzurunda toplanacaksınız.”
[*] (ذرأ)'nin iki anlamı vardır; biri beyaza çalan renk, diğeri tohum atmaktır. Mekayis, ذرأ md.
De ki:-Sizi yeryüzünde türeten O'dur. O'nun huzurunda toplanacaksınız.
De ki: Sizi yaratıp yeryüzüne yayan da Odur; yine Onun huzurunda toplanacaksınız.
De ki: "Sizi, yeryüzünde yaratıp yayan O'dur. O'nun huzurunda haşredileceksiniz."
eyit “ol oldur kim yarattı sizi yirde daħı andın yaña cem' olınasız.”
Eyit yā Muḥammed: Oldur sizi yir yüzinde yaradan. Daḫı aña döneceksiz.
De: “Sizi yer üzünə yayıb səpələyən Odur. (Qiyamət günü) Onun hüzuruna toplanacaqsınız!”
Say, He it is Who multiplieth you in the earth, and unto Whom ye will be gathered.
Say: "It is He Who has multiplied you through the earth,(5584) and to Him shall ye be gathered together."*
5584 Mankind, from one set of parents, has been multiplied and scattered through the earth. Men have not only multiplied in numbers, but they have developed different languages and characteristics, inner and outer. But they will all be gathered together at the End of Things, when the mischief created by the wrong exercise of man's will will be cancelled, and the Truth of Allah will reign universally.