Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5248, sondan 989. ayet; 67. sure ve bu surenin 7. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 8, harf sayısı 32 ve toplam ebced değeri ise 2272 olarak hesaplanmıştır.
اذا القوا فيها سمعوا لها شهيقا وهي تفور
اذاالقوافيهاسمعوالهاشهيقاوهيتفور
İżâ ulkû fîhâ semi’û lehâ şehîkan ve hiye tefûr(u)
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.
Bazı âhiret sahnelerini tasvir eden bu âyetler, kimlerin daha güzel davranacağını sınamak için ölümün ve hayatın yaratıldığını ifade eden 2. âyetle irtibatı olup, bu dünyada Allah’a isyan edenlerin öte dünyada çekecekleri cezayı, O’na karşı saygılı olup günah işlemekten korunanların elde edecekleri ödülleri açıklamaktadır. 6-8. âyetlerdeki tasvirler cezanın ne derece şiddetli olduğunu daha iyi hissettirme amacına yöneliktir. 8. âyette “uyarıcı” diye çevirdiğimiz nezîrden maksat peygamberdir (İbn Âşûr, XXIX, 25). Âyette dünyada peygamberin çağrısına ve uyarılarına kulak tıkayıp inkâr ve isyanlarını sürdürmekte direnenlere, yarın kıyamet gününde, “Size bir uyarıcı gelmemiş miydi?” diye sorulacağını bildiren ifade aslında yaşayanlar için bir uyarıdır. 9-11. âyetler o gün iş işten geçtikten sonra değil, fakat bugün fırsat eldeyken o uyarıya kulak vermek, yani peygamberi tanımak, ayrıca Allah’ın insanlığa büyük lutfu olan aklı ve diğer bilgi imkânlarını da kullanarak hak ve hidayet yolunu bulmak gerektiğine, ebedî kurtuluşun ancak bu sayede kazanılabileceğine işaret etmektedir. 12. âyet ise müminlerin nâil olacağı uhrevî mutluluğun veciz bir özetidir.
Onlar oraya atıldıklarında, kaynarken (cehennemin) korkunç sesini duyacaklardır.
Onlar cehenneme atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı sesi duyacaklar.
Oraya atıldıklarında, onun kaynayan korkunç sesini duyarlar.
İçine atıldıkları zaman, kaynayıp-feveran ederken onun korkunç homurtusunu duyacaklardır.
Oraya atıldılar mı duyarlar ki cehennem, kesikkesik nefes almada ve coşup kaynıyor o.
Bunlar cehenneme atıldıklarında onun kaynarken çıkardığı öfkeli homurtusunu işitirler.
Onlar Cehennem'e atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuya, homurtuya kulak verirler.
Oraya atıldıklarında onun kaynarken çıkardığı korkunç sesini duyarlar.
İçine atıldıkları zaman, kaynayıp-feveran ederken onun korkunç homurtusunu işitirler.
İçine atıldıkları zaman, cehennemin korkunç sesini işitirler ki, (kendilerini) kaynatıyordur.
Onlar Cehenneme atıldıklarında, o Cehennem kaynayıp taşarken ondan sert ve keskin bir ses işitirler.
Ateşe atılınca, kaynaya kaynaya uğuldayan sesin işitirler cehennemin
(Onlar) oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler (ve şok olurlar).
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynayıp tüterken uğultusunu işittiler
7-11 Gelecekte gerçekleşecek bir çok olay Kuran'da geçmiş zaman kipiyle anlatılır. Tanrı'ya göre herşey gerçekleşmiştir.
Oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu işitirler.
İçine atıldıkları vakıt onun öyle bir hıçkırışını işidirlerki feveran ediyordur
Onun içine atıldıkları zaman onun kaynar haldeki bed sesini işitdiler (işidirler).
Oraya atıldıkları zaman, onun şiddetli homurdanmasını işitirler; çünki o kaynıyordur!
İnkâr edenler cehennemin içine atıldıklarında, kaynayan cehennemim çıkardığı sesi (fokurtuyu) duyacaklar.
Onlar, Cehenneme atıldıkları zaman onun kaynarken haykırmasını işitecekler [⁷].
[7] Yâni ateşin kaynaması öyle kötü bir uğultu çıkaracak ki eşek anırıyor zannolunacak.
İçine atılıp bırakıldıkları zaman, o kaynayıp feveran ederken onun korkunç homurtusunu işitirler.
Zâlimler, elleri ve ayakları zincirlerle bağlanmış bir hâlde oraya atıldıkları zaman, cehennemin kaynarken çıkardığı o korkunç uğultusunu işitecekler.
Ona atıldıkları zaman feveran ederken onun haykırışını duydular.
(Kâfirler) oraya atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı korkunç uğultuyu işitirler.
Onlar, [cehennem]e atıldıklarında, onun kaynarken çıkardığı sesi duyacaklar,
Onlar oraya atıldıkları zaman, cehennemin kaynarken çıkardığı dehşetli fokurtuyu işitecekler. 25/12, 50/30
Onlar oraya atıldıklarında, onun kaynayış homurtusunu işitecekler;
Oraya atıldıkları zaman onun için bir hıçkırık işitmiş olurlar ve o, kaynar bir haldedir.
Onlar oraya atılınca, cehennemin müthiş homurtusunu, kaynaya kaynaya çıkardığı uğultuyu işitirler.
Oraya atıldıkları zaman onun öfkeli homurtusunu işitirler, kaynıyor:
Oraya atıldıklarında, alevler saçarken çektiği havanın uğultusunu işitirler.
[*] Mekâyis'ul-luğa.(s.540) شَهِيقً soluk almak manasına olup zıddı زفير soluk vermek demektir.
Oraya atıldıkları zaman, onun kaynarken çıkardığı uğultuyu duyarlar.
Oraya atıldıklarında Cehennemin gürleyişini işitirler ki, kaynayıp duruyor.
Onun içine atıldıklarında, onun derinden gelen sesini işitirler. Feveran etmektedir o.
ķaçan bıraġınalar anuñ içine işideler anuñ ünini eşek üni gibi ol ķaynarken.
Ḳaçan bıraġılsañuz içine, andan işek üni gibi ün işidür ol ḳaynarken.
Onlar (özləri kimi kafirlərlə) qaynayan Cəhənnəmə atıldıqları zaman onun dəhşətli uğultusunu eşidəcəklər!
When they are flung therein they hear its roaring as it boileth up,
When they are cast therein, they will hear the (terrible) drawing in(5564) of its breath even as it blazes forth,*
5564 For skahiq see n. 1607 to
11:106. There shahiq (sobs) was contrasted with zafir (sighs): in the one case it is the drawing in of breath, and in the other the emission of a deep breath. Here the latter process is represented by the verb f ara, to swell, to blaze forth, to gush forth. In
11:40, the verb fara was applied to the gushing forth of the waters of the Flood: here the verb is applied to the blazing forth of the Fire of Punishment. Fire is personified: in its intake it has a fierce appetite: in the flames which it throws out, it has a fierce aggressiveness. And yet in ultimate result evil meets the same fate, whether typified by water or fire.