Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5322, sondan 915. ayet; 68. sure ve bu surenin 51. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 12, harf sayısı 62 ve toplam ebced değeri ise 3426 olarak hesaplanmıştır. Bu sure ن hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ن (7) bulunuyor.
وان يكاد الذين كفروا ليزلقونك بابصارهم لما سمعوا الذكر ويقولون انه لمجنون
وانيكادالذينكفرواليزلقونكبابصارهملماسمعواالذكرويقولونانهلمجنون
Ve-in yekâdu-lleżîne keferû leyuzlikûneke bi-ebsârihim lemmâ semi’û-żżikra ve yekûlûne innehu lemecnûn(un)
Şüphesiz inkâr edenler Zikr’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler. (Senin için,) “Hiç şüphe yok o bir delidir” diyorlar.
Hz. Peygamber’den Kur’an’ı dinleyen müşriklerin gözleri (bakışları) etkili oklara benzetilerek ona karşı duydukları kin, nefret ve kıskançlık gibi menfi duyguları tasvir edilmektedir. Kur’an’ın edebî üstünlüğü karşısında hayranlık duygularını bastıramayan müşrikler, gerek dil gerekse içerik bakımından onda tenkit edebilecekleri herhangi bir kusur bulamayınca insanların Hz. Peygamber’e karşı gösterdikleri ilgi ve dikkati önlemek için onun sözüne güvenilmez bir mecnun olduğunu propaganda etmeye başlamışlardır. Ancak yüce Allah Kur’an’ın üstün niteliklerini açıklayarak onların menfi propagandalarını etkisiz hale getirmiştir.
Müşrikler Hz. Peygamber’i gördüklerinde, ona karşı duydukları kıskançlık ve düşmanlık sebebiyle gözleriyle onu oklayıp öldüreceklermiş gibi bakarlardı. 51. âyet onların bu psikolojik durumunu tasvir etmektedir. Bu âyetin nazarla (göz değmesi) ilgili olduğu yolunda yaygın bir kanaat bulunmakla birlikte bu kanaat kesin bir bilgiye dayanmamaktadır. Nitekim Şevkânî’nin aktardığına göre (V, 319) çok yönlü bir âlim olan İbn Kuteybe de âyette müşriklerin Resûlullah’a nazar değdirmelerinden söz edilmediğini, Resûlullah Kur’an okuduğunda inkârcıların ona kin ve düşmanlık duygularıyla baktıklarının anlatıldığını ifade etmiştir. Buna göre nazar hakkında başka deliller varsa da bu âyetin onunla ilgisi yoktur.
Kâfir olanlar [zikr]’i (Kur’an’ı) duydukları zaman neredeyse seni gözleriyle devirecekler(di). “Şüphesiz ki o cinlenmiştir!” diyorlar.
İnkâr edenler Kur'ân'ı duyduklarında, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. “Bu tam anlamıyla delidir” diyorlardı.
Gerçeği yalanlayan nankörler, o öğüdü duydukları zaman, neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. “Kuşkusuz o bir delidir.” diyorlardı.
O inkâr edenler, Zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, Seni neredeyse gözleriyle devirecekler gibi (haset ve hıyanetle bakıp) nazar ediyorlardı. (Senin için) "O, kesinlikle delirmiş bir insandır (cinnlerin ve karanlık güçlerin adamıdır) ” diyorlardı.
[Not: "Sanki bakışlarıyla (Seni)yiyecekler" gibi davranıyorlardı. Mekke kâfirleri o kadar kızgındılar ve haset-fesat için kıvranıyorlardı ki, Kur'an'ı işittikleri zaman Hz. Peygamber'i sanki gözleriyle yiyecek ve yıkacaklardı. Onların bu hali İsra Suresi 73. ve 77. ayetler arasında da anlatılmaktaydı.]
Ve az kalmıştı ki kafirler, Kur'an'ı duydukları zaman seni gözleriyle yiyip helak etsinler ve derlerdi ki: Şüphe yok, bu, bir deli elbette.
O Kur'ân'ı dinledikleri zaman o gerçekleri örtbas edenler, neredeyse seni gözleriyle yıkıp devirecekler, “Gerçekten de O bir delidir” diyorlar.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar edenler, küfre saplananlar, okunması ibadet olan, övünç kaynağı Kurân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile yiyeceklerdi. Bir de durmuşlar:
“O, kesinlikle cinlere mahkûm olmuş biridir, delidir.” diyorlar.
O inkar edenler zikri (Kur'an'ı) duyduklarında neredeyse gözleriyle seni devireceklerdi. (Hala senin hakkında): "O bir delidir" diyorlar.
O inkâr edenler, zikri (Kur'an'ı) işittikleri zaman, seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi. 'O, gerçekten bir delidir' diyorlar.
Doğrusu o kâfirler, Kur'an'ı işittikleri vakit, (sana olan düşmanlıklarından dolayı) az kalsın gözleri ile seni devireceklerdi. Hâlâ da (senin için): “-Muhakkak O bir mecnûndur.” diyorlar.
O kâfirler ki, zikri (Kur’anı) işittikleri zaman nerede ise gözleriyle seni devirecek gibi oluyorlar. Ve “gerçekten o bir delidir” diyorlar.
Ne vakit ki kâfirler Kur'anı işittiler, seni gözleriyle yiyeyazdılar, dediler ki: «Bu herhalde delidir!»
Küfürde direnenler, Kur'an'ı işittikleri vakit, (sana olan düşmanlıklarından dolayı) neredeyse gözleri ile seni devireceklerdi. Onlar Hâlâ da (senin için): “o delinin biridir” deyip duruyorlar.
Halk arasında “nazar” olarak bilinen kötü enerji; Türkçede “nazar değmesi”, Arapçada “isabet’ül-ayn” tabirleri kullanılarak anlatılır. “Kem göz” de denen “nazar” pek çok kültürde yer almış olmasına ve milyonlarca insan tarafından inanılmasına rağmen henüz pozitif ilimlerin ilgi alanına girmemiştir. Çevremizde bazı insanların bizi etkilediğini ve kötü bir enerji yaydığını düşünürüz ve buna karşı tedbirli olmaya çalışırız. Nazara karşı alınan tedbirler arasında nazar boncuğu ve muska gibi pek çok şey bulunmaktadır. Bunlardan bir tanesi de bu âyeti okumak ya da yazılı bulunduğu kâğıdı veya herhangi bir maddeyi üzerinde ya da çalıştığı yerde bulundurmaktır. Nazar vardır ya da yoktur bu konuda kesin bir şey söyleyemeyiz. Ancak ifade etmek gerekir ki; “bu âyetin nazarla bir işi yoktur.” Zira burada İslam düşmanlarının Hz. Peygambere bakışlarından bir kesit sunuluyor. Sunulan bu kesitle nazardan korunmanın bağlantısını kurmak doğru olmaz. Ayrıca zaten ayette “neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi” diyor yani gerçekleşmiş bir zarar verme söz konusu değil ki nazarla bir bağlantısı olsun.
50,51. Rabbi onu seçip iyilerden kıldı. Doğrusu inkar edenler, Kuran'ı dinlediklerinde nerdeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. "O delidir" diyorlardı.
O inkâr edenler Zikr'i (Kur'an'ı) işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devirivereceklerdi. Hâla da (kin ve hasetlerinden:) «Hiç şüphe yok o bir delidir» derler.
Mesajı işittikleri zaman, inkarcılar neredeyse seni gözleriyle yiyeceklerdi. "O, delidir!" diyorlardı.
O kafirler Kur'ân'ı işittikleri zaman neredeyse seni gözleri ile devireceklerdi. Bir de durmuşlar "o bir deli" diyorlar.
Ve gerçek o küfr edenler o zikri işittikleri vakıt az daha seni gözleriyle kaydıracaklardı, bir de durmuşlar o her halde bir mecnun diyorlar.
Hakıykat, o küfredenler zikri işitdikleri zaman az kaldı seni gözleriyle yıkacaklardı. Haalâ da (kîn ve hasedlerinden) «O, mutlakaa bir mecnundur» diyorlar.
Doğrusu inkâr edenler Kur'ân'ı dinlediklerinde, nerede ise seni gözleriyle devireceklerdi ve (hasedlerinden): “Şübhesiz ki o, gerçekten bir mecnundur!” diyorlar.
Doğruları inkâr edenler, Kur’an’ı (Zikri) işittiklerinde, öfkelerinden nerdeyse gözleriyle seni devireceklerdi. (Buna güçleri yetmediği için) Yalnızca “O (elçi) kesinlikle bir delidir” derler.
Kâfirler Kur/an/ı işittiklerinde sana gözleriyle yiyecek gibi [⁴] bakarlar. Üstelik «—Divanedir» de derler.
Doğrusu küfre sapanlar zikri (Kur'an'ı) dinlediklerinde neredeyse seni gözleriyle yıkıp devireceklerdi. “O delidir” diyorlardı.
Fakat inkârcılar, bunca öğüt ve uyarılara rağmen, Öğüdü işittiklerinde, yüreklerini öyle büyük bir kin ve nefret kaplıyor ki, o zehirli ve öldürücü bakışlarıyla seni neredeyse öldürüp yere devirecekler! İşte bu kinlerinden dolayıdır ki, “Muhammed’in sözlerine kulak asmayın; çünkü o, kesinlikle delidir!” diyorlar.
Zikr’i işittiklerinde inkâr edenler seni gözleriyle nerdeyse deviriyorlardı: -“O, bir mecnûn / cinlenmiş!” diyorlardı.
(Ey Muhammed!) O kâfirler, zikri (Kur’an’ı) her duyduklarında, ellerinden gelse seni gözleriyle yok edecekler. (Bir de): “O kesinlikle mecnundur.” diyorlar.1
1 Nazar: Göz, bakış, fikir, düşünme, niyet, dikkat, iltifat anlamlarına gelir. Arapça asıllı olan bu kelime, Türkçe’ye geçerken mana değişikliğine uğramış ve “göz” kelimesi karşılığında kullanılmaya başlanmıştır. Nitekim Araplar, göz değmesi için “isabet’ül-ayn” tabirini kullanırlar. Nazar kelimesi Türkçe’de “kem göz” manasına gelmektedir. Nazar, bugün için henüz pozitif ilimlerin ilgi alanına girmemiştir. Buna rağmen, gerek folklor olarak gerekse dînî bir inanç olarak, dünyanın hemen her yerinde milyonlarca insan ona inanmaktadır. Nazar değmemesi için çocukların elbiselerine dikilen mâvi, camdan, bâzan göz şeklinde olan, ortaları delikli nazar boncuklarına “göz boncuğu” da denilir. Halk arasında nazara karşı başvurulan en yaygın tedbirler; kurşun dökmek, üzerlik yakmak veya herhangi bir hocaya okutmak vs.’dir. Ancak, bunların tıp yönünden bir faydası olmadığı gibi, dinimizce de haram kılınmıştır. Efendimiz (s.a.v) de nazarlık kullanmayı hoş karşılamamış, bu gibi şeyleri üzerlerine asan kimselerin biatlerini kabul etmemiştir (Nesâî, İbnu Mâce). Diğer taraftan Rasulullah (s.a.v); “Göz değmesi gerçektir” (Buhârî, Müslim) buyurmuştur. Şu halde İslam’da göz değmesi (nazar) vardır. Müfessirlerin ekseriyeti; (Kalem: 50, 51) âyetinde geçen “seni gözleriyle yok edecekler” ifadesini “nazar” ile tefsir etmişlerdir. (Elmalılı, İbnu Kesîr) Ancak Kur’an-ı Kerim nazardan söz ederken açık ve kesin bir hüküm bildirmemekte, buna karşı hadisler, kesin bir ifadeyle nazarın gerçek olduğunu bildirmekteler. Hz. Âişe (r.a)’den rivayet olunduğuna göre Rasulullah (s.a.v): “Nazardan Allah’a sığının. Çünkü göz değmesi gerçektir” buyurmuşlardır. (İbnu Mace, Buhari, Müslim) Nazardan korunmak için Rasulullah (s.a.v): “Cinlerin ve insanların nazarından Allah’a sığınırım” gibi dualarla cinlerin ve insanların nazarından Allah’a sığınırdı. Sonra “Nâs ve Felâk sureleri” nazil olunca bu sureleri okumaya başladı, diğer duaları terketti.” (İbnu Mace) Nazardan korunmak için, “nazarlık” denilen; mavi boncuk, sarımsak, at nalı, minyatür süpürge vb. nesnelerle, içinde ne yazılı olduğu bilinmeyen ya da acayip bir takım şifrelerle yazılmış bulunan muskaları, cevşeni nereye olursa olsun takmak şirktir. Zira bu tür davranışlarda, Allah’tan başka birinden veya bir nesneden, zararı defetmesini istemek vardır. Hâlbuki Allah; “Eğer Allah, sana bir zarar dokundurursa; hiç kimse onu gideremez ve eğer sana bir hayır ihsan ederse, zaten O, her şeye kadirdir” buyurur. (En’am: 17) Bir de Müslümanlar arasında bu iki ayetin “nazar ayeti veya nazar duâsı” olarak bilinmesi gibi batıl bir inanç vardır. Doğrusu, bu son iki âyet, “nazar duâsı” değil “Allah’ın âyetleri”dir.
Bu nedenle, hakikati inkara şartlanmış olanlar bu uyarı ve öğüdü her duyduklarında gözleriyle seni öldürecek gibi olsalar ve “[Muhammed mi?] o kesinlikle bir delidir!” deseler bile, [sabırlı ol.]
Gerçekleri örtbas eden kâfirler bu Kuran’ı işittiklerinde neredeyse seni gözleriyle devirecek gibi öyle bir hınçla bakıyorlar ki ve bu adam cinlerden ilham alan deli diyorlar. 7/184, 17/45.48
İmdi, inkârda ısrar edenler bu ilâhî öğüdü duydukları zaman sanki seni gözleriyle devireceklermiş gibi (baksalar) ve “O, kesinkes cin musallat olmuş biridir” deseler de[5270] (sabret)!
[5270] Bu gerçekleşmiş bir itham olabileceği gibi, ikinci âyetle düşünüldüğünde geleceğe ilişkin bir ihbar da olabilir.
Ve az kaldı ki, o kâfir olanlar, o zikri işittikleri zaman seni gözleriyle kaydırıversinler ve derler ki: «Şüphe yok, o elbette bir mecnûndur.»
O kâfirler Zikri (Kur'ân'ı) işittikleri zaman, hırslarından neredeyse seni bakışlarıyla kaydıracak, âdeta gözleriyle yiyecekler! Hâlâ da: “o, delinin teki! ” derler.
O inkar edenler Zikr(Kur'an)'ı işittikleri zaman, neredeyse seni gözleriyle devireceklerdi. "O mecnundur" diyorlardı.
Ayetleri görmezlikten gelenler, bu zikri (Kur’an’ı) dinleyince seni gözleriyle yiyecekmiş gibi bakar: “tamamen cinlerin etkisinde” derler.
Kafir olanlar, zikri işittiklerinde seni neredeyse gözleriyle devireceklerdi:-O, kesinlikle delidir, diyorlardı.
Kur'ân'ı işittiklerinde, o kâfirler neredeyse seni gözleriyle yıkacaklardı. Yine de “O delinin biri” diyorlar.
O küfre sapanlar, Zikir'i/Kur'an'ı işittiklerinde az kalsın gözleriyle seni devireceklerdi. "Bu tam bir cinlidir." diyorlardı.
daħı bayıķ yaķın oldı anlar kim kāfir oldılar kim ıralar seni [301a] gözleriyile ol vaķt kim isiddiler ķur’ān’ı daħı eydürler “bayıķ ol delüdür.”
Yaḳın oldı ki kāfirler seni ṭayınduralar gözleri‐y‐le, Ḳur’ānı işitdük‐leri vaḳt ve eydürler ki ol delüdür.
(Ya Peyğəmbər!) Həqiqətən, kafirlər Qur’anı eşitdikləri zaman (sənə olan həsədlərindən və qəzəblərindən dolayı) az qala səni gözləri ilə yeyələr. Onlar (sənin barəndə): “O divanədir!” – deyirlər.
And lo! those who disbelieve would fain disconcert thee with their eyes when they bear the Reminder, and they say: Lo! he is indeed mad;
And the Unbelievers would almost trip thee up(5633) with their eyes when they hear the Message; and they say: "Surely he is possessed!"*
5633 The eyes of evil men look at a good man as if they would "eat him up", or trip him up or disturb him from his position of stability or firmness. They use all sorts of terms of abuse-"madman" or "one possessed by an evil spirit", and so on. Cf.
68:2 above, and n. 5594. But the good man is unmoved, and takes his even course. The Message of Allah is true and will endure, and it is a Message to all Creation.