Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5373, sondan 864. ayet; 69. sure ve Hâkka Suresinin 50. ayetidir. Hâkka Suresi 50. ayetinin kelime sayisi 4, harf sayısı 21 ve toplam ebced değeri ise 867 olarak hesaplanmıştır. Hâkka Suresinin toplam ebced değeri 84094 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Kur’ân-ı Kerîm’in, ona ön yargılardan sıyrılmış olarak, iyi niyetle yönelenler için son derece faydalı bir uyarı ve bir öğüt olmasına rağmen Kur’an’ı yalan sayanların daima bulunabileceği belirtilmekte; âhirette onun müminler için kurtuluş, inkârcılar için de ceza sebebi olduğu ortaya çıktığında inkârcıların derin bir pişmanlık içinde olacakları ifade edilmektedir. 51-52. “Hakku’l-yak^n” tamlaması, “var (sabit), gerçek, doğru” anlamındaki “hak” ile “gerçeğe uygun kesin bilgi” anlamındaki “yak^n” kelimelerinden oluşan bir terim olup kesinlik bakımından ilme’l-yak^n ve ayne’l-yak^nin de ötesinde ve üstündeki kesin bilgidir. Bu üç aşamayı bir arada, “bilgi alarak, görerek, yaşayarak bilmek” şeklinde ifade etmek mümkündür. Burada Kur’an’ı yalan sayanların âhirette büyük pişmanlık duyacakları ve dolayısıyla azaba mâruz kalacakları haber verilirken bunun kesin olarak yaşanacak bir gerçek olduğu vurgulanmaktadır (“hakku’l-yak^n” konusunda ayrıca bk. Vâkıa 56:95; Yusuf Şevki Yavuz, “Hakka’l-yak^n”, DİA, XV, 203). Yukarıda Kur’an’ın yüceliği ve müşriklerin isnat ettiği kusurlardan uzak bulunduğu anlatılarak hem Kur’an’ın ilâhî vahiy olduğu hem de Resûlullah’ın peygamberliğinin kesinliği vurgulanmıştı. Son âyet-i kerîmede ise Resûlullah’ın kendisine verilen bu nimetlerin şükrü olarak rabbinin adını yüceltmesi, O’nu noksan sıfatlardan tenzih etmesi istenmiştir.
Mehmet Okuyan
Şüphesiz ki o (Kur’an), kâfirler için bir pişmanlık (sebebi)dir.
Gerçekten O (Kur'an kendisine iman ve itaat olunmadığı takdirde), kâfirler için (dünyada devlet ve izzetten, ahirette cennet ve saadetten mahrum kalmaları nedeniyle) bir hasretlik (vesilesi) dir.
Kulluk sözleşmesindeki ortak taahhütlerini, Allah'a iman, kulluk ve sorumluluk bilincini şuur altına iterek örtbas edip inkârda ısrar eden kâfirler, mü'minlerin elde ettikleri mükâfatı gördükleri zaman, inanıp uygulamadıkları için, Kur'ân onların içinde bir özlem, acı bir pişmanlık sebebi olacaktır.