Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1136, sondan 5101. ayet; 7. sure ve A'raf Suresinin 182. ayetidir. A'raf Suresi 182. ayetinin kelime sayisi 8, harf sayısı 40 ve toplam ebced değeri ise 3658 olarak hesaplanmıştır. A'raf Suresinin toplam ebced değeri 1054938 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır. Bu sure المص hurufu mukatta harfleriyle başlamaktadır. Bu ayette ا (6) ل (3) م (3) ص (0) bulunuyor.
“Adım adım yıkıma götürürüz” şeklinde çevirdiğimiz fiilin masdarı olan istidrâc kelimesi, sözlükte “derece derece yükseltmek veya alçaltmak, azar azar toplamak, katlamak” gibi anlamlara gelir. Bu kelime zamanla, “Allah’ın bazı insanlara, kötü niyetlerinin ve davranışlarının ardından, onların daha da şımarmaları, günahlarını daha da arttırmaları sonucunu doğurabilecek maddî veya mânevî imkân ve fırsatlar vermesi” anlamında terim haline gelmiştir. Meselâ peygamberlerde görülen olağan üstü hallere “mûcize”, velîlerde görülene “keramet” denirken inancı veya yaşayışı bozuk kimselerin zâhiren mûcize veya keramete benzer olaylar sergilemelerine istidrâc denmektedir. “Cezalandırma” diye çevirdiğimiz keyd kelimesi ise aslında “tuzak” mânasına gelmekle birlikte, Allah için kullanıldığında İslâmiyet ve müslümanlar için bazı tuzaklar kurmaya ve onları çökertmeye çalışan inkârcıların bu planlarını boşa çıkaran Allah’ın kusursuz, adaletli ve hikmetli planını ifade eder. Burada yüce Allah, âyetlerini yalanlayan ve böylece onları etkisiz kılmaya çalışan inkârcıları, güçlü ve şaşmaz planı uyarınca hemen cezalandırmayıp onlara mühlet verdiğini, bazı imkân ve fırsatlar tanıdığını, bu suretle onları derece derece yıkıma doğru götürdüğünü veya alçalttığını ifade buyurmaktadır. Allah’ın onlara önce mühlet verip sonra da helâk etmesi zâhiren tuzak kurmaya benzediği için âyette buna “keyd” denmiştir.
Mehmet Okuyan
Ayetlerimizi yalanlayanları, bilemeyecekleri şekilde yavaş yavaş helake yaklaştıracağız.
(Ancak her türlü imkân ve iktidara kavuşturulduğu halde) Ayetlerimizi yalanlayanları (Kur’ani hükümleri gereksiz ve geçersiz sayanları, imkân ve fırsatı olduğu halde dini emirleri uygulamaya çalışmayanları) ise, onları bilmeyecekleri (ve fark edemeyecekleri) bir yönden derece derece (yükseltip, riyakârlık ve istismarcılıkla yüreklendirip, sonunda çok acı ve alçaltıcı akıbetlerine) yaklaştıracağız.
Ama ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan kimselere gelince, onları farkına varmayacakları şekilde yavaş yavaş, basamak basamak, kahrolacakları sonuca yaklaştıracağız.
Ama ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan (ve onları ciddiye almayan, zulüm ve isyanlarıyla yeryüzünü fesada uğratan) kimselere gelince; onları, hiç bilmeyecekleri yerden adım adım felakete götüreceğiz.
Cemal Külünkoğlu A'raf Suresi 182. Ayet Açıklaması
Bkz. 6:44-45Burada sadece inanmamak yok aynı zamanda küfrün ayakta kalması için zulüm var, baskı var, fitne var, nefsi önceleyip dünyada hüküm sürdürmek isteyen seküler anlayış var. İnsan haklarına ve temek özgürlüklere hayat hakkı yok. En’am suresi 6:44-45 ayetleri bu âyetin ikinci cümlesini ve bir sonraki âyeti açıklar niteliktedir. “Onlar kendilerine yapılan uyarıları unutunca (önce) bütün nimetlerin kapılarını yüzlerine açtık, nihayet sahip oldukları (bol) nimetler yüzünden şımarıklığa/günaha kapıldıklarında kendilerini ansızın, kıskıvrak yakalayıverdik de bütün ümitleri suya düştü! Ve böylece, zulmeden (inkârda ve isyanda ısrar eden) o toplumların kökü kesildi…”
Diyanet İşleri (Eski)
Ayetlerimizi yalan sayanları, bilmedikleri yönden, ağır ağır sonuçlarına yaklaştıracağız.
Allah’ın âyetlerini inkâr edenlerin rızıkları hemen kesilip helâk olmazlar. Hatta Allah onların bir kısmına nimetlerini bolca verir de şımarırlar. Neticede Allah’ın azabı bilmedikleri bir taraftan ansızın gelir ve helâk olurlar. İşte bu duruma «istidrac» denilir.
Edip Yüksel
Ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, onlar farketmeden onları yavaş yavaş sonlarına yaklaştıracağız.
Bizim âyetlerimizi yalanlayanlara gelince; bilmeyecekleri bir yerden onları da derece derece yapacağız / derecelendireceğiz / yavaş yavaş ayaklarını kaydıracağız.
1 Onlara haklarında iyi olacağını zannettikleri servetler, zevkler vererek, hissettirmeden o kâfirleri derece derece azap uçurumuna çeker, bilemeyecekleri bir yönden onları oraya yuvarlarız.
Muhammed Esed
Ama ayetlerimizi yalanlamaya kalkışan kimselere gelince; onları, ne olup bittiğinden haberleri olmadan 148 adım adım alçaltacağız: