Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5432, sondan 805. ayet; 71. sure ve bu surenin 13. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 6, harf sayısı 20 ve toplam ebced değeri ise 1194 olarak hesaplanmıştır.
ما لكم لا ترجون لله وقارا
Mâ lekum lâ tercûne li(A)llâhi vekârâ(n)
‘Size ne oluyor da Allah için bir vakar (saygınlık, büyüklük) ummuyorsunuz?’
Müfessirlerin 13. âyetle ilgili değişik yorumlarını şu şekilde özetlemek mümkündür: a) Âyeti tevil etmeksizin zâhirî anlamına göre yapılan yorum: “Neden Allah’ın sevabını ummuyorsunuz (ve azabından korkmuyorsunuz)?” b) Tercûne fiilini “önem vermek” anlamında te’vil ederek yapılan yorum: “Neden Allah’ın büyüklüğüne önem vermiyorsunuz?” Bu yorum, “Neden Allah’ın büyüklüğüne önem verip de azabından korkmuyorsunuz?” anlamına gelir. c) Vakar kelimesini “imanın sonucu” anlamında te’vil ederek yapılan yorum: “Neden Allah’tan imanın sonucunu beklemiyorsunuz?” Yani iman edip iyi işler yaptığınız takdirde Allah’ın size sevap vereceğini neden kabul ve ümit etmiyorsunuz? d) “Ne oluyor size de Allah’ın büyüklüğünü hesaba katmıyorsunuz!” Meâlde bu anlam tercih edilmiştir (bu yorumlar için bk. Şevkânî, V, 343; İbn Âşûr, XXIX, 199-200).
14. âyette sözü edilen yaratılış evrelerinden maksat ya ilk insanın topraktan başlayarak mükemmel insan haline gelinceye kadar geçirdiği aşamalardır veya sperm halinden itibaren gerek ana rahminde gerekse doğduktan sonra bedensel ve zihinsel olarak gelişimini tamamlayıncaya kadar geçirdiği aşamalardır (insanın yaratılış evreleri hakkında bilgi için bk. Hac
22:5; Müminûn
23:12-14). Hz. Nûh, Allah’ın insanı aşama aşama yaratarak mükemmel bir varlık haline getirdiğini hatırlatıp insanın O’na minnettar olması, varlığını ve birliğini tanıyıp kulluk etmek suretiyle minnet ve şükrünü göstermesi gerektiğine işaret etmektedir.
Size ne oluyor ki Allah’a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?
Bu ayette izzet ve onurun Yüce Allah’tan isteneceği, dilerse bunları sadece O’nun verebileceği mesajı da yer almaktadır.
13,14. “Size ne oluyor ki, Allah'a gereken saygıyı göstermiyorsunuz? Halbuki O, sizi halden hale geçirerek yarattı.”
“Size ne oluyor ki Allah'ın büyüklüğünü takdir etmiyorsunuz?”
"Size ne oluyor ki, Allah'tan (mü’minlere yakışır) bir vakarı (saygı duyulmayı ve adil bir iktidarı) ummuyorsunuz (ve bu yolda gayret göstermiyorsunuz. Bu nasıl bir şaşkınlık ve sapkınlıktır?) ”
Ne oldu size ki Allah'ın, büyük, ulu ve şerefli bir mabud olduğunu ummuyorsunuz?
Size ne oluyor ki, Allah'ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz.
“- Bildiğiniz bir şeyler mi var ki, Allahın bir ululuk, bir azamet sıfatının varlığından, hesaba çekileceğinizden, kötü bir akıbetle karşılaşacağınızdan endişe duymuyorsunuz / Allah'ın size değer vereceğini, büyük mertebelere ve sevaplara nail kılacağını ümit etmiyorsunuz."
Size ne oluyor ki, Allah'ın yüceliğine kanaat getirmiyorsunuz?
'Size ne oluyor ki, Allah'tan bir vakarı ummuyorsunuz?'
Neyse siz, Allah'dan korkmazsınız, (O'nun azametini tanımazsınız?)
Ne oluyor size, Allah’ın büyüklüğünden korkmuyorsunuz?
Sizlere ne oldu ki Allah için ululuk ummuyorsunuz!
“Size ne oluyor ki, Allah'a gereken saygıyı göstermiyorsunuz?
"Ne oluyorsunuz ki Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz."
Size ne oluyor ki, Allah'a büyüklüğü yakıştıramıyorsunuz?
Size ne oluyor ki ALLAH'a saygı göstermek istemiyorsunuz?
"Niçin siz Allah'a bir vakar yakıştıramıyorsunuz?"
Neye siz ummazsınız Allah için bir vakar
«Ne oluyor size ki Allahın, sizi bir vekaar (ve şeref saahibi yapmasını) emel edinmezsiniz»?
“Size ne oluyor ki, Allah için bir azamet (O'nun şânına lâyık bir yücelik) ümîd etmiyorsunuz (O'na yakıştıramıyorsunuz)?”
“Size ne oluyor ki, Allah’ın sizi onurlandırmasını istemiyorsunuz?” dedim.
Size ne oluyor ki Allah/ın size vakarlı kılmasını ümit etmiyorsunuz [¹].
[1] Yâni iman ederek Allah yanında vekarlı olmanızı emel edinmiyorsunuz. Yahut Allah'ın azametine itikat etmiyorsunuz.
“Size ne oluyor da Allah'ın azamet sahibi olduğunu ummuyorsunuz?”
Ey halkım, size ne oluyor ki, Allah’a saygı göstermek istemiyorsunuz?
“Size ne oluyor da Allah için bir vakar ummuyorsunuz?”.
“Size ne oluyor ki! Allah’ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz!”1
1 Yani siz, niçin Allah’tan korkmuyorsunuz ve Ona saygısızlık edip, putlara tapıyorsunuz. Bu âyet: “Size ne oluyor da Allah’ın size (Ona inanmanıza karşılık) vereceği vakarı kabul etmiyorsunuz!” şeklinde de tercüme edilebilir.
Size ne oluyor ki Allah'ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz, 6
Hem size ne oluyor da Allah’ın büyüklüğünü takdir etmiyorsunuz? 2/255, 59/22.24
Size ne oluyor da, büyüklüğü sadece Allah’ın hakkı olarak görmüyorsunuz?[5328]
[5328] Veya: “Neden Allah’a göre saygın bir konumda değilsiniz?”; veya vakârın “imanın hasılatı” anlamına dayanarak: “Allah’a hasredilmiş bir imanın hasılatını elde etmeyi arzu etmiyorsunuz?” Tercihimiz, vakârın hafifliğin karşıtı olan “ağırlık” anlamına dayanır (Mekâyîs).
Size ne oluyor ki Allah için bir azâmet ummuyorsunuz.
13, 14. “Neden acaba siz, sizi tavırdan tavıra yaratan Allah'ın büyüklüğünü kabul etmiyorsunuz? ”
Annenin rahminde bir nutfe (sperm) ile döllenmiş bir hücreden (dişi yumurtadan) başlayıp, embriyonun tam bir insan hilkati kazanıncaya kadar geçirdiği tekâmül süreci, elbette onu Yaratanın sonsuz kudret, ilim ve iradesine şahitlik eder. Mekke müşrikleri de, Nuh kavminin gösterdiği muhalefetin benzerini Hz. Muhammed (a.s.m.)’a karşı gösteriyorlardı. [11,5-6])
Size ne oluyor ki, Allah için saygı ummuyorsunuz?'
Saygının yalnız Allah'a aidolacağını umuyorsunuz? Yahut: Allah'a saygıya önem vermiyorsunuz?
Size ne oluyor da Allah’a saygı gösterme isteği duymuyorsunuz?
Size ne oluyor da Allah'ın azametinden korkmuyorsunuz?!
“Size ne oluyor ki Allah'tan öyle bir büyüklük ummuyorsunuz?
"Ne oluyor size de Allah için bir vakar ümidinde olmuyorsunuz?"
[303b] “nedür sizüñ kim ķorķmazsız Tañrı-y-içün ululamaķdın yaña.”
N’oldı size Tañrıdan ḳorḳmazsız.
Sizə nə olub ki, Allahın əzəmətindən çəkinmirsiniz? (Sizə nə olub ki, Allahın əzəmət və qüdrətindən qorxmur, Onu layiqincə uca tutmursunuz? Yaxud iman gətirəcəyiniz təqdirdə Allahın axirətdə sizə mərhəmət əta edəcəyinə ümid bəsləmirsiniz?)
What aileth you that ye hope not toward Allah for dignity
"´What is the matter with you, that ye place not your hope for kindness and long-suffering in Allah,-(5713- A)*
5713-A An alternative translation would be ". . . that ye fear Allah's Message", i.e., why don't you fear Allah's Majesty, His greatness, and consequent punishment for your sinfulness; and hope for His mercy, kindness, and reward for your faith and good deeds? The words of the verse contain the twin strands—fear and hopesimultaneously. (R).