Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5464, sondan 773. ayet; 72. sure ve bu surenin 17. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 10, harf sayısı 39 ve toplam ebced değeri ise 4237 olarak hesaplanmıştır.
لنفتنهم فيه ومن يعرض عن ذكر ربه يسلكه عذابا صعدا
لنفتنهمفيهومنيعرضعنذكرربهيسلكهعذاباصعدا
Lineftinehum fîh(i)(c) vemen yu’rid ‘an żikri rabbihi yesluk-hu ‘ażâben sa’adâ(n)
16,17. Yine de ki: “Bana şöyle de vahyedildi: ‘Eğer yolda dosdoğru olurlarsa, mutlaka onlara bol yağmur yağdırırız ki bununla onları imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.”
Müfessirler bu âyetlerin cinlerin sözü değil, sûrenin 1. âyetinin başında yer alan, “De ki ...” buyruğu ile bağlantılı olduğunu kabul ederler (Zemahşerî, IV, 170; Şevkânî, V, 355). Buna göre mâna şöyle olur: “Ey Peygamber! Muhataplarına, sana vahyolunan yukarıdaki bilgileri duyurduğun gibi şu gerçeklerin vahyolunduğunu da duyur: Eğer onlar teslimiyet gösterip hak yolda dosdoğru yürürlerse biz de kendilerini, içinde denemek üzere nimetlere boğarız...” Burada, doğru yolda gidenlere bolca nimetler nasip edileceği, ama bu lutufların daima bir fitne yani sınav ve deneme amacı da taşıdığı belirtilmektedir. Kur’ân-ı Kerîm’de, inancı doğru, yaşayışı düzgün olanların nimetlerle, güzel bir hayatla ödüllendirileceği (meselâ bk. Nahl
16:97; Nûh
71:10-12); fakat bu lutufların aynı zamanda bir sınav riski taşıdığı (meselâ bk. Enfâl
8:28; Tâhâ
20:131; Zümer
39:49) başka yerlerde de bildirilmiştir. 16. âyete şöyle de mâna verilir: Eğer onlar, içinde bulundukları inkârcılığa devam ederlerse istidrâc olarak onların rızıklarını çoğaltırız, sonunda zenginliklerine ve güçlerine güvenerek fitneye düşer, büsbütün sapkınlaşırlarsa onları hem dünyada hem de âhirette cezalandırırız (Taberî, XXIX, 72; Şevkânî, V, 356; istidrâc kavramı için bk. A‘râf
7:182). Bu mânayı destekleyen başka âyetler de vardır (meselâ bk. En‘âm,
6:44). 17. âyette de Allah’ı anmaktan yüz çevirenlerin çetin bir azaba atılacakları ifade buyurulmuştur.
16,17. Doğru yolda olsalardı, kendilerini nimetler içerisinde imtihan edelim diye onlara bol su verirdik. Zaten kim Rabbinin [zikr]inden (Kur’an’dan) yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba sürükler.
16,17. “Eğer doğru yolda yürüselerdi, onları onun içinde imtihan edelim diye bol su ile suvarırdık. Kim Rabbinin öğüdünden yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.”
Onları bu nimetlerle sınardık. Kim Rabb'inin öğüdünden yüz çevirirse, O da onu çok şiddetli bir azaba uğratır.
Ki, kendilerini bununla denemek için (böyle yapılmaktadır) . Kim Rabbinin Zikrinden (Kur’an-ı Kerim’den ve emirlerinden) yüz çevirirse, (Allah) onu 'gittikçe şiddeti artan' bir azaba sürüklemiş olacaktır.
Sınamak için onları böylece ve kim, Rabbini anmaktan yüz çevirirse onu, gittikçe artıp duran bir azaba sokar.
Şükür mü yoksa inkâr mı edecekler diye onları denemek için rızıklarını bollaştırdık. Kim Rabbine itaat ve ibadetten yüz çevirirse, Rabbi onu şiddetli ve artıp duran bir azaba sokar.
Onları bu yolla denemek için akıtırdık. Kim, Rabbinin övünç kaynağı kitabından, Kur'ân'dan, zikirden, şeriattan yüz çevirir, Kur'ân öğrenimini, öğretimini, şeriatı, Allah'ı zikri engelleyici tedbirler alırsa Rabbi onu, devamlı artan dehşetli cezalara çarptırır, azaplara uğratır.
Bununla onları imtihan etmek için. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse onu zor bir azaba sokar.
Ki, kendilerini bununla denemek için. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Allah), onu 'gittikçe şiddeti artan' bir azaba sürükler.
Kendilerini bu nimet için deneyelim diye... (Acaba nasıl şükredecekler?) Kim de Rabbine ibadet etmekten yüz çevirirse, Allah onu şiddeti artan bir azaba sokar.
Ki onları o nimet içinde imtihan edelim. Artık kim Allah’ın zikrinden yüz çevirirse, Allah onu meşakkatli, ağır bir azaba geçirir.”
16,17. Eğer yolda doğru yürüselerdi, —bununla onları sınamak için— bol su ile su verirdik onlara, Tanrısını anmaktan yüz çeviren kimseyi, Tanrısı yorucu azaba atar!
Bu nimetimiz onları imtihan etmek içindir. Kim Rabbinin zikrinden (Kur'an'dan) yüz çevirirse Allah onu gitgide artan çetin bir azaba sokar.
Fakirlik bir imtihan olduğu gibi zenginlik de bir imtihandır. Allah’ın insana bolca nimet ihsan etmesi, bir imtiyaz olarak değerlendirilmemeli. Verilen nimetlerin şükrü eğer eda edilmezse ve o nimetler Allah’ın istediği istikamette kullanılmazsa imtihan kaybedilmiş demektir.
16,17. Ama doğru yola girmiş olsalardı, onları bu hususta denememiz için onlara bol su içirirdik; kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe artan bir azaba uğratır.
16, 17. Şayet doğru yolda gitselerdi, bu hususta kendilerini denememiz için onlara bol su verirdik. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Rabbin) onu gitgide artan çetin bir azaba uğratır.
Ki onunla onları sınayalım. Kim Rabbinin mesajından yüz çevirirse onu zorlu ve yokuşlu bir cezaya süreriz.
Ki onları onunla sınayalım. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Rabbi onu gittikçe yükselen bir azaba sokar.
Ki onları onun içinde imtihan edelim, her kim de rabbının zikrinden yüz çevirirse o onu gittikçe yükselen bir azâba sokar
Bu hususda onları imtihaana çekelim diye. Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse (Rabbi) onu (üstüne çıkıb yükselecek ve mağlub edecek) çetin bir azaba sokar.
Tâ ki onları, onda (o bolluk içinde) imtihân edelim. Artık kim Rabbisinin zikrinden(Kur'ân'dan) yüz çevirirse, (Rabbi de) onu çetin bir azâba sokar!
Biz onları yeryüzünde deniyoruz. Kim Rabbinin gönderdiği öğütten (Kur’an’dan) yüz çevirirse, onu sürekli artan bir azaba sokarız.
Böylece onları bu hususta imtihana çekeceğiz. Her kim Rabbini anmadan yüz çevirirse Rabbi onu takati tak edecek azaba sokar»:
Onları bu hususta imtihan edelim (diye bol miktarda su ile suvarırdık). Kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse, (Allah,) onu şiddetli bir azaba sürükler.
“Fakat şunu da iyi bilin ki, Biz bu nîmetleri, onları bu göz alıcı nîmetler içinde yaşatarak imtihân etmek için veriyoruz. O hâlde, her kimdünyanın lüks ve refahına dalar da Rabb’inin öğüt ve uyarılarından yüz çevirirse, Allah onu çok şiddetli bir azâba mahkûm edecektir!”
Bununla onları denememiz için!
Kim de rabbinin zikrinden / öğüdünden yüz çevirirse, onu gittikçe artan bir azaba sokar.
16,17. Eğer (insanlar ve cinler)1 dosdoğru yola girmiş olsalardı, (bu konuda) Biz, kendilerini denemek için onlara bitmez-tükenmez nîmetler2 verirdik. Kim de Rabbinin zikrinden yüz çevirirse (Rabbin) onu gittikçe şiddeti artan bir azaba sürükler.
1 Bu âyete kadar olan ifâdeler, cinlerin sözleridir. Bu âyetten itibaren söz Allah’a aittir. Parantez de bu sebeple ilave edilmiştir.2 Bol yağmur: “sınırsız ve tükenmeyen nîmetten” mecâz olduğu için, tercümede bu mecâzî anlam tercih edilmiştir.
ve onları bu yolla deneyeceğiz: çünkü Rabbini anmaktan uzaklaşanı Allah, en şiddetli azaba uğratır. 13
Ve bu nimetlerle onları sınardık. Kim Rabbinin zikrinden/Kuran’dan yüz çevirirse bilsin ki Rabbi onu katlanması zor bir azaba çarptırır. 22/11, 89/15...20
(bunu, nimet) içinde yüzdürerek sınamak için (yaparız); ama Rabbinin vahyinden yüz çeviren kimseyi de pek zorlu bir mahrumiyete mahkûm ederiz.
Onları bu hususta imtihana çekelim diye. Ve her kim Rabbinin zikrinden yüz çevirirse onu da pek meşakkatli bir azaba sevkederiz.
Bu nimetimiz onları imtihan etmek içindir. Kim Rabbini hatırlamaktan yüz çevirirse Allah onu git gide artan çetin bir azaba sokar.
Ki onları, onunla sınayalım. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse (Rabbi) onu, alt eden bir azaba sokar.
Suyu onlara imtihan için veririz. Kim Rabbinin zikrinden (Kitabından) yüz çevirirse Rabbi onu, gittikçe artan bir azaba sokar.
Bununla onları denerdik. Kim Rabbinin zikrinden/ uyarısından yüz çevirirse, onu çok ağır bir azaba sokar.
Böylece onları nimetlerimizle sınarız. Kim Rabbini anmaktan yüz çevirirse, Allah onu gittikçe artan bir azaba sokar.
Ki onları, onun içinde imtihan edelim. Kim Rabbinin zikrinden/Kur'an'dan yüz çevirirse Rabbi onu, gittikçe yükselen bir azaba sokar.
tā śınayavuz anları anuñ içinde. daħı her kim yüz döndürür-ise çalabı’sı źikrinden givüre anı 'aźāba śarp.
Anları tecribe eylemeg‐içün, kim i‘rāż itse Tañrısı ẕikrinden, anı givürürüzmeşaḳḳatlü ‘aẕāba.
Onları bununla (bu ne’mətlə) imtahana çəkək. Kim öz Rəbbini yad etməkdən üz çevirsə, (Allah) onu məşəqqətli bir əzaba düçar edər.
That We may test them thereby, and whoso turneth away from the remembrance of his Lord; He will thrust him into ever growing torment.
"That We might try them by that (means). But if any turns away from the remembrance(5741) of his Lord, He will cause him to undergo a severe Penalty.*
5741 To remember Allah is to realise His presence, acknowledge His Goodness, and accept His guidance. If we fail to do so, by deliberately turning away, He will withdraw His Grace, and that will be a severe Penalty indeed.