Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5472, sondan 765. ayet; 72. sure ve bu surenin 25. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 11, harf sayısı 36 ve toplam ebced değeri ise 1733 olarak hesaplanmıştır.
قل ان ادري اقريب ما توعدون ام يجعل له ربي امدا
قلانادرياقريبماتوعدوناميجعللهربيامدا
Kul in edrî ekarîbun mâ tû’adûne em yec’alu lehu rabbî emedâ(n)
De ki: “Sizin uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi koyacaktır, bilemem.”
Müminlere vaad edilen zaferin veya inkârcılara verilecek cezanın ve kıyamet olayının ne zaman gerçekleşeceği konusu gayb bilgilerinden olduğu için Allah bildirmedikçe peygamberin de onu bilmesi mümkün değildir. Sûrenin başından beri işlenen konularda ağırlıklı olarak cinlerin gaybı bilmedikleri ya açıkça veya işaret yoluyla ifade edilmiştir.
De ki: “Size vadedilen (gün) yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, onu ben bilemem.”
De ki: “Uyarıldığınız azap yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi belirlemiştir, bilmiyorum.”
De ki: “Uyarıldığınız şey yakın mıdır, yoksa Rabb'im onun için uzun bir süre mi belirlemiştir, bilmiyorum.”
De ki: "Bilmiyorum, size va’ad edilen (kıyamet ve azap) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyacaktır?" (Bu gaybi bilgiler Allah katındadır.)
De ki: Ben bilmem, size vaadedilen pek mi yakın, yoksa Rabbim, onu bir müddet uzattı mı?
De ki: “Tehdit edilegeldiğiniz azap veya kıyamet yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun bir zaman geciktirir mi bilmiyorum?
“Tehdit edildiğiniz şey, yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, onu bilemem.” de.
De ki: "Size vaadedilen yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar bilemem.
De ki: 'Bilmiyorum, size vadedilen (kıyamet ve azab) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?'
(Ey Rasûlüm), de ki: “- Bilmiyorum, o korkutulduğunuz azab yakın mı, yoksa Rabbim ona uzun bir müddet mi tayin eder?”
De ki: “Bilmiyorum, size vaadedilen azap yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi tayin edecektir?
Diyesin ki: «Size söz verilen, yakın mıdır bilemem? Yoksa, Tanrım onu uzatır mı?
De ki: “Bilmiyorum, size vaad edilen (kıyamet ve azap) yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koymuştur?”
De ki: Size söz verilen yakın mıdır, yoksa Rabbim onu uzun süreli mi kılmıştır ben bilmem."
De ki: Tehdit edilegeldiğiniz (azap), yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar, ben bilmem.
De ki, "Size söz verilen yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi belirlemiştir bilmiyorum."
De ki: "Ben bilmem, o size vaad edilen şey yakın mı, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyar.."
De ki: dirayet ile bilmem: yakınmı o size va'dolunan? Yoksa Rabbım onun için bir uzun gayemi yapar?
De ki (Habîbim): «Tehdîd edilegeldiğiniz (azâb) ın yakın mı, yoksa Rabbimin ona uzun bir müddet mi' ta'yîn etmiş olduğunu ben bilmem».
(Ey Resûlüm!) De ki: “Tehdîd olunageldiğiniz (o azab) bilmiyorum yakın mıdır, yoksa Rabbim ona uzun bir süre mi ta'yîn eder?”
Deki “Size vaat edilen hesap günü yakınmıdır? Ben bilmem. Yahut Rabbim o günü uzatmış mıdır? Onu da bilmem.”
De ki, size mev/ut olan azap zamanı yakın mıdır? Yoksa Rabbim onu uzun bir zaman geciktirir mi? Bilemiyorum.
De ki: “Size vaat edilen (azap) yakın mı, yoksa Rabbim onun için bir süre mi belirlemiştir, bilemiyorum?”
Bunun ne zaman gerçekleşeceğini soracak olurlarsa, onlara de ki: “Uyarıldığınız bu azap yakın mıdır; yoksa Rabb’im onun için uzun bir süre mi belirlemiştir, onu ben bilemem.”
De ki: -“Size vaad edilen şey yakın mı, yoksa benim rabbim onu uzak mı kıldı, bilmem?”.
(Ey Muhammed! Onlara): “Ben, size vâdedilen (azap) yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre koymuş mudur? Bilemem.” de.
De ki: “Önceden uyarıldığınız bu [akibet]in yakın olup olmadığını yahut Rabbimin onun için uzun bir vade koyup koymadığını bilemem”.
De ki: – Size vaat edilen azap yakın mı yoksa Rabbim onu bir müddet erteledi mi bilmiyorum. 7/187, 79/42...44
De ki: “Keşke bilseydim tehdit edildiğiniz azap yakın mı, yoksa Rabbim onu bir müddet daha erteledi mi?”[5368]
[5368] Zımnen: Ama bilmiyorum. Bunu ben bile bilemezken, görünmeyen varlıkların bildiğine nasıl inanırsınız?
De ki: «Ben bilmem ki tehdid edilir olduğunuz şey, yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir müddet mi tayin kılar?»
Ey Resulüm! De ki: “O sizin tehdit edildiğiniz azap yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için bir süre mi belirler, kesin bilmiyorum. ”
De ki: "Size söylenen şey yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyacaktır, bilmem."
De ki “Tehdit edildiğiniz şey yakında mı olacak yoksa Rabbim onun için bir süre mi belirlemiş; ben onu bilemem.”
De ki:-Size vaat edilen yakın mı yoksa Rabbim onu uzak mı kıldı bilmiyorum.
De ki: Size vaad olunan şey yakın mıdır, yoksa Rabbim onun için bir süre mi tanır; onu da ben bilemem.
De ki: "Bilmiyorum, size vaat edilen şey yakın mıdır yoksa Rabbim onun için uzun bir süre mi koyacaktır?"
eyit “bilmezin yaķınmıdur ol kim va'de virinilürsiz yā ķıla mı anuñ-içün çalabum zamān.”
Eyit yā Muḥammed: Ben bilmezin yaḳın mıdur size va‘de olan ḳıyāmet, yā‘aẕāb? Yā anı benüm Tañrım bir zamāna degin uzadur mı?
De: “Mən sizin qorxudulduğunuz əzabın yaxın olduğunu, yaxud Rəbbimin onun üçün uzun bir müddət tə’yin edəcəyini bilmirəm!
Say (O Muhammad, unto the disbelievers): I know not whether that which ye are promised is nigh, or if my Lord hath set a distant term for it.
Say: "I know not whether the (Punishment) which ye are promised is near,(5748) or whether my Lord will appoint for it a distant term.*
5748 The coming of Judgement is certain. But the exact time, relatively to our standards on this earth, no one can tell. Allah alone knows it. Even a Prophet of Allah, as such, does not know the Mysteries of the Unseen World, except insofar as they have been revealed to him by Allah's Revelation. Cf.
6:50, and notes 867- 868.