Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
5641, sondan
596. ayet;
77. sure ve bu surenin
19. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi
3, harf sayısı
16 ve toplam ebced değeri ise
1694 olarak hesaplanmıştır. Bu ayetle aynı/benzer
10 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar;
77:15, 77:24, 77:28, 77:34, 77:37, 77:40, 77:45, 77:47, 77:49, 83:10 ayetleridir.
Veylun yevme-iżin lilmukeżżibîn(e)
O gün vay yalanlayanların hâline!
Buradaki soru, âyetlerin ilk muhatabı olan Mekke müşriklerinin, Allah’a isyanları yüzünden helâk edilen Âd, Semûd vb. kavimlerin kötü âkıbetlerinden az çok haberdar olduklarını gösterir. Buna rağmen kendileri de peygamberi yalancılıkla itham edip ona isyanda ısrar ederlerse öncekiler gibi cezalandırılacakları hatırlatılmaktadır. Nitekim Hz. Peygamber’e isyanda direnen müşrikler Bedir Savaşı’yla başlayan kesin bir yok oluş sürecinden geçirilerek cezalandırılmışlardır (bk. Râzî, XXX, 272); âhiretteki cezaları da ayrıca verilecektir. 18. âyette “suçlular” diye çevirdiğimiz mücrimîn kelimesi Kur’an’da genellikle müşrikleri ifade eden bir terim olarak kullanılmıştır. Âyetin bağlamından kelimenin burada da aynı anlamda kullanıldığı anlaşılmakta; bu âyette hangi dönemde olursa olsun bütün “mücrimler”in, müşriklerin, inkârcı ve isyankârların aynı şekilde cezalandırılmalarının, yüce Allah’ın bir yasası olduğu hatırlatılmaktadır.
(O günü) yalanlayanların, o gün vay hâline!
O gün, geçmişten ders almayan yalancıların vay haline!
İzin Günü, yalanlayanların vay haline!
O gün, (kitabı ve hesabı) yalanlayanların vay haline (gör ki neler ederiz!)
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
O gün hakkı yalanlayanların vay haline!
O gün, Kur'ân'ı, peygamberleri ve hesap gününü yalanlayanların vay haline!
O gün, yalanlayanların vay haline!
O gün, yalanlayanların vay haline.
(Allah'ın ayetlerini) yalanlayanların o gün vay haline!...
O gün yalanlayıcıların vay haline!
Vay haline, o gün yalanlayanların
(Allah'ın ayetlerini) yalanlayanların o gün vay haline!
O gün, yalanlamış olanların vay haline!.
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Yalanlayanların vay haline o gün!
O gün yalanlayanların vah haline!
Vay haline o gün yalan diyenlerin
(Allahın âyetlerini ve peygamberlerini) yalan sayanların o gün vay haaline!
Yalanlayanların o gün vay hâline!
Yazıklar olsun o gün, (doğruları) yalanlayanlara.
O gün bu âyetlerimize yalandır diyenlerin vay haline!
O gün, yalanlamakta olanların vay haline!
Vay hâline o Gün, “zaman” konusundaki mesajlarımı yalanlamış olanların!
Çok yazık, o gün, Yalanlayanlar’a!
O gün (Peygamberlerini) yalanlayanların vay haline!
O Gün vay haline hakikati yalanlayanların!
Bu uyarılar karşısında yalana sarılanların o gün vay haline! 11/7, 13/5
O gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!
O gün vay haline yalanlayanların.
Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine!
(Hakkı) yalanlayanların vay haline o gün!
O gün yalancılar çok çekecekler.
Vay haline o gün, yalanlayanların!
Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!
Yalanlayanların o gün vay haline!
veyldür ol gün yalan dutıcılara!
Vay ol günde yalancılara.
O gün vay halına (qiyaməti) yalan sayanların!
Woe unto the repudiators on that day!
Ah woe, that Day, to the Rejecters of Truth!