Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan
5669, sondan
568. ayet;
77. sure ve bu surenin
47. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi
3, harf sayısı
16 ve toplam ebced değeri ise
1694 olarak hesaplanmıştır. Bu ayetle aynı/benzer
10 ayet daha bulunmaktadır. Bunlar;
77:15, 77:19, 77:24, 77:28, 77:34, 77:37, 77:40, 77:45, 77:49, 83:10 ayetleridir.
Veylun yevme-iżin lilmukeżżibîn(e)
O gün vay yalanlayanların hâline!
Takvâ sahiplerini öven ve onlara âhiret mutluluğunu müjdeleyen ifadelerin ardından, putperestlere yöneltilen “... yiyin, biraz daha faydalanın!” şeklindeki tehdit ifadesiyle –takvâ sahiplerinin duyarlı ve sorumlu yaşayışlarının aksine– yiyip içmenin ötesinde bir kaygı taşımadan sorumsuzca geçirilen bir hayatın gerçekte ne büyük bir ziyan olduğu anlatılmaktadır. Dünya nimetleri ne kadar bol olursa olsun insan ömrü kısa, dünya ise fânidir; sonuçta suçluların gideceği yer cehennemdir. Bu nedenle onlar hakkında da, “Hakkı yalanlayanların o gün vay haline!” buyurulmuştur.
(O günü) yalanlayanların, o gün vay hâline!
46,47. Yiyiniz, azıcık sefa sürünüz; siz suçlusunuz. O gün, kıyametin kopacağını yalanlayanların vay haline!
İzin Günü, yalanlayanların vay haline!
O gün, (elçilerini ve Hakk ölçülerini) yalanlayanların vay haline.
Vay hallerine o gün yalanlayanların.
O gün hakkı yalanlayanların vay haline!
O gün Kur'ân'ı, peygamberleri ve hesap gününü yalanlayanların vay haline.
O gün, yalanlayanların vay haline!
O gün, yalanlayanların vay haline.
(Allah'ı ve peygamberlerini) inkâr edenlerin o gün vay haline!
O gün, yalanlayıcılara yazıklar olsun!
Vay haline, o gün yalanlayanların!
Allah'ın emirlerini ciddiye almayan (günahkârların) o gün vay haline!
O gün yalanlamış olanların vay haline!
O gün, (hakikatleri) yalan sayanların vay haline!
Yalanlayanların vay haline o gün!
O gün yalanlayanların vay haline!
Vay haline o gün yalan diyenlerin
(Ebedî nimeti) yalan sayanların vay o gün haaline!
Yalanlayanların o gün vay hâline!
Yalanlayanların o gün vay haline.
O gün, nefislerini azaba atıp yalan sayanların vay haline!
O gün yalanlamakta olanların vay haline!
Vay hâline O Gün, lütuf ve nîmetlerimi yalanlamış olanların!
Çok yazık, o gün, Yalanlayanlar’a!
O gün, (âhireti) yalanlayanların vay haline!
[Ama] o Gün, vay haline hakikati yalanlayanların!
Bu uyarılar karşısında yalana sarılanların o gün vay haline! 34/7-8, 46/17-18
O gün vay haline (bu) hakikati yalanlayanların!
O gün vay haline yalanlayanların.
Hakkı yalan sayanların o gün, vay hallerine!
Yalanlayanların vay haline o gün!
O gün yalancılar çok çekecekler.
Vay haline o gün yalanlayanların! Onlara:
Yazıklar olsun o gün yalanlayanlara!
Vay haline o gün, yalanlayanların!
veyldür ol gün yalan dutıcılara!
O gün vay halına (qiyaməti) yalan sayanların!
Woe unto the repudiators on that day!
Ah woe, that Day, to the Rejecters of Truth!