Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5709, sondan 528. ayet; 78. sure ve bu surenin 37. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 10, harf sayısı 46 ve toplam ebced değeri ise 3157 olarak hesaplanmıştır.
رب السموات والارض وما بينهما الرحمن لا يملكون منه خطابا
ربالسمواتوالارضومابينهماالرحمنلايملكونمنهخطابا
Rabbi-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ-rrahmân(i)(s) lâ yemlikûne minhu ḣitâbâ(n)
36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
Burada Allah Teâlâ’nın, müminlerin de müşriklerin de rabbi olduğuna bir ima vardır. Çünkü yüce Allah yerlerin, göklerin ve evrendeki her şeyin rabbidir. O, rahmân isminin bir tecellisi olarak bütün insanlara rahmetiyle muamele edip her türlü nimeti lutfettiği halde, müşrikler cehâlet ve nankörlüklerinin sonucu olarak Allah’ı bırakıp başka varlıklara tapıyor, onların kendilerini Allah’a yaklaştıracağını (bk. Zümer
39:3) ve O’nun huzurunda kendileri için şefaatçi olacaklarını iddia ediyorlardı (Yûnus
10:18). Böylece Allah’ın rahmân isminin gereği olan rahmetten de kendi iradeleriyle kendilerini mahrum bırakmışlardır. Hesap gününde bu yaptıklarının yanlış olduğunu anlayınca özür dilemeye kalkışsalar dahi kendilerine ne konuşma izni verilecek ne de özür dileme izni (krş. Mürselât
77:36). Çünkü o gün, kulların kendilerine düşeni yapma günü değil, dünyada yaptıklarının karşılığını görme günüdür, hüküm ve hesap günüdür. Bu sebeple o gün sadece Allah’ın hoşnut olduğu ve konuşmasına izin verdiği kimseler konuşacaklar ve bunlar da ancak gerçeği söyleyeceklerdir. Bütün bu açıklamaların asıl maksadı ise insanların fırsat eldeyken akıllı hareket ederek Allah’ın iradesine uygun bir hayat çizgisi benimseyip o çizgide sapmadan ilerlemeleridir.
Müfessirler 38. âyette zikredilen ruh hakkında farklı yorumlarda bulunmuşlardır. “Büyük meleklerden biri, Cebrâil, meleklerin ileri gelenleri” diyenler bulunduğu gibi, Allah’ın melek olmayan ordularından bir ordu, Âdemoğulları, Âdemoğulları’nın ruhları veya Kur’an olduğunu söyleyenler de vardır (bk. Râzî, XXXI, 24; Şevkânî, V, 428). Ruh ve melekler, Allah’a yakın olmalarına rağmen O izin vermedikçe hiç kimse hakkında şefaat edemeyeceklerdir (krş. Yûnus
10:3). Ayrıca, konuşmalarına izin verilenler ancak doğruyu söyleyeceklerdir; çünkü orada hakikatin dışına çıkmak veya herhangi bir şeyi gizlemek mümkün olmayacaktır.
36,37. Bunlar senin Rabbinden, yani göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rahmân olan Rabbinden hesapsız bir bağış ve ödül olarak (verilecektir). O’nun huzurunda konuşmaya güç yetiremezler.
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi'dir. O, rahmetin kaynağıdır. O gün insanlar, O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.
O, göklerin, yerin ve ikisinin arasında bulunanların Rabb'idir, Rahman'dır. Ondan bir hitaba, hiç kimse güç yetiremez.¹
1- Onun sözüne kimse karşı koyamaz.
Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, Rahman olan (Allah’tır ki mahşerde hiç kimse) ; O’na hitap etmeye güç yetiremeyecektir.
Göklerin ve yeryüzünün ve ikisinin arasındakilerin Rabbidir rahman, onun hitabına nail olmazlar.
Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki herşeyin Rabbi olan Rahman'dan bir ödül olarak. O'nun huzurunda söz söylemeye kimse güç yetiremez.
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin yaratıcısı, düzeninin hâkimi Rabbinin, Rahmet sahibi Rahman olan Allah'ın ihsanı var. İnsanlar onunla konuşarak bir talepte bulunamazlar.
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi, Rahman olan (Allah)'tan ki O'na hitapta bulunmaya güç yetiremezler.
Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan (Allah); O'na hitap etmeye güç yetiremezler.
O, göklerle yerin ve bütün aralarındakilerin Rabbidir; Rahmân'dır: O'na hiç bir sözde (ve itirazda) bulunamazlar.
O Rabb ki, göklerin, yerin ve aradakilerin sahibidir. (Bütün olgunluk sıfatları O’nundur:) Rahmandır. O, izin vermeden hiçbir kimsenin hiçbir söz hakkı olamaz.
37,38. Göklerin de, yerin de, bu ikisi arasında olanın da, Tanrısıdır esirgeyen, kimsenin gücü yetmez O'nunla konuşabilsin; ruhla, meleklerin sıra sıra dizilip, durdukları bir günde, ancak, Tanrının izni olan bir kimse konuşur; doğru da söyliyecek
O, göklerin yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. Rahman'dır; şefkat ve merhametiyle yarattıklarına nimetler lütfedendir. Ve o gün hiç kimse O'na karşı sesini yükseltme (itiraz etme) gücüne sahip değildir.
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında olanların Rabbidir. O, önünde kimsenin konuşmayacağı Rahman olan Allah'tır.
O, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbidir. O, rahmândır. O gün insanlar O'na karşı konuşmaya yetkili değillerdir.
Göklerin, yerin ve aralarındakilerin Rabbidir, Rahman'dır. Hiç bir davada O'na hitap edemezler.
O, göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir. Rahmân'dır. Hiç kimse ondan bir hitaba mâlik olamaz.
O Göklerin ve Yerin ve bütün aralarındakilerin rabbı, Rahman, bir hıtaba malik olamazlar ondan
(Evet) göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunan şeylerin Rabbi, rahmeti umuuma yaygın olan (Allah) dan (bir mükâfat ve yeter bir bağışdır bu. Mahluklar) Ona hitabda bulunmıya asla muktedir olamazlar,
Göklerin ve yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbinden, o Rahmân'dan ki,(bütün mahlûkat, azametinden) O'na karşı bir hitâba mâlik olamazlar!
Göklerin, yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbi Rahmandan (lütufdur). (O’nun huzurunda olanlar) Konuşma hakkına sahip değildir.
Göklerin ve yerin ve aralarında olanın Rabbi, O/dur, esirgeyen, yine O/dur, halk heybetinden O/na söz söyleyemezler.
Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi Rahman olan (Allah'tır); ona hitap etmeye güç yetiremezler.
O Allah ki; göklerin, yerin ve ikisi arasındaki tüm varlıkların biricik Hâkimi, Efendisi ve Rabb’idir, sonsuz şefkat ve merhamet sahibi Rahmân’dır. Mahşer Günü, O izin vermedikçe, kâfirler O’na karşı tek kelime söylemeye cüret edemeyecekler!
Gökler’in, Yer’in, ikisi arasındakilerin Rahmân rabbinden!
Hiç muhatap olmayacakları (rabbinden)!
36,37. (İşte bütün bunlar); göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların, Rahman olan ve kimsenin kendisine hitâp etmeye gücü yetmeyen Rabbinden,1 bir karşılık ve fazlasıyla yeterli bir mükâfattır.
1 Yukarıdaki tercüme, (رَبِّ السَّمَاوَاتِ وَالْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا) cümlesi (رَبِّكَ)’den bedel ve (اَلرَّحْمٰنُ) kelimesi de atf-ı beyan olarak yapılmıştır.
göklerin ve yerin ve ikisi arasındaki her şeyin Rabbi[nden], Rahmân[dan bir ödül]! [Ve] hiç kimse O'na karşı sesini yükseltme gücüne sahip değildir,
Göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi olan Rahman’dan. O’nun huzurunda hiç kimse konuşma cüreti gösteremez. 11/105,
göklerin, yerin ve o ikisi arasındakilerin Rabbi’nden; Rahmân’dan…Ve hiç kimse O’na (karşı) söz söyleme cesaretini kendinde bulamayacak;[5537]
[5537] Zımnen: Şuna neden şu kadar verdin diye hesap sorma cüretini…
Göklerin ve yerin ve bunların aralarındakilerin Rabbi, Rahmân ki O'ndan bir hitaba mâlik olamazlar.
Göklerin, yerin ve bunların arasındaki varlıkların Rabbinden, O Rahman'dan bir mükâfattır. O'nun huzurunda ağzını açacak, söz söyleyecek hiç kimse yoktur. [2, 255; 11, 105]
Göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların Rabbi, çok merhametli (Rab). O'nun (izni olmadan) huzurunda konuşamazlar.
Göklerin, yerin ve ikisinin arasındakilerin Sahibinin… Huzurunda kimsenin ağzını açamayacağı Rahman’ın mükâfatı…
[*] لَا يَمْلِكُونَ cümlesi, Rahmân'ın sıfatı sayılarak anlam verilmiştir.
Göklerin, yerin ve arasındakilerin merhametli Rabbinden.. Onun huzurunda konuşamazlar.
O, göklerin, yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbi olan Rahmân'dır. Ona söz söylemeye kimsenin gücü yetmez.
Göklerin, yerin ve bu ikisi arasındakilerin Rabbidir O! Rahman'dır. O'nun huzurunda söze cüret edemezler.
gökler çalabı’sı daħı yirüñ daħı ol ikisi arasındaġınuñ raḥmān’dur. mālik olmazlar andan söylemeġe.
Gökleri yaradan ve yirleri ve ikisi arasındaġı[ları] daḫı yaradan TañrıTa‘ālādur. Hīç kimsenüñ elinden gelmez aña i‘rāż idüp söylemek.
Göylərin, yerin və onların arasındakıların Rəhman olan Rəbbindən (göndərilən bəxşişdir). Onlar (məxluqat) Onun hüzurunda heç bir söz deməyə qadir olmazlar!
Lord of the heavens and the earth, and (all) that is between them, the Beneficent; with Whom none can converse.
(From) the Lord of the heavens and the earth, and all between, (Allah) Most Gracious: None shall have power to argue with Him.(5910)*
5910 No one has the right or the power to argue with Allah about the Gifts which He may bestow on His devotees beyond their deserts, (verse 36 above) or about the Penalty which His justice may inflict for sin or wrongdoing. He is high above all Creation. But He is also Most Gracious. Therefore He may permit special Dignitaries, of honour in His eyes, to plead for sinners, but they will only plead in truth and righteousness: see verse 38 below.