Nebe' Suresi 38. Ayet

A-
A+
Ayet Bulunuyor.
Matematiksel
Matematiksel
Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5710, sondan 527. ayet; 78. sure ve Nebe' Suresinin 38. ayetidir. Nebe' Suresi 38. ayetinin kelime sayisi 14, harf sayısı 57 ve toplam ebced değeri ise 2831 olarak hesaplanmıştır. Nebe' Suresinin toplam ebced değeri 53066 olarak hesaplanmıştır. Ebced sayımlarında varsa ء Hemze harfi dahil olarak sayılmıştır.
Arapça Metin
Arapça Metin
يوم يقوم الروح والملئكة صفا لا يتكلمون الا من اذن له الرحمن وقال صوابا
Harf Sayımı
Harf Sayımı
يوميقومالروحوالملئكةصفالايتكلمونالامناذنلهالرحمنوقالصوابا
Latin Harfleriyle Okunuşu
Latin Harfleriyle Okunuşu
Yevme yekûmu-rrûhu velmelâ-iketu saffâ(n)(s) lâ yetekellemûne illâ men eżine lehu-rrahmânu ve kâle savâbâ(n)
Diyanet İşleri (Yeni)
Diyanet İşleri (Yeni)
36,37,38. Bunlar kendilerine; Rabbinden, göklerin ve yerin ve ikisi arasındakilerin Rabbinden, Rahmân’dan bir mükâfat, yeterli bir ihsan olarak verilmiştir. Onlar, Ruh’un (Cebrail’in) ve meleklerin saf duracakları gün Allah’a hitap edemeyeceklerdir. Sadece Rahmân’ın izin vereceği ve doğru söyleyecek olan kimseler konuşabilecektir.
Mehmet Okuyan
Mehmet Okuyan
Ruh(lar)ın ve meleklerin sıra sıra duracakları o gün, Rahmân’ın izin verdiklerinden başkası konuşamayacaktır; (konuşan da) doğruyu söyleyecektir.
Bayraktar Bayraklı
Bayraktar Bayraklı
Rûh ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz, konuşan da doğruyu söyler.
Erhan Aktaş
Erhan Aktaş
O gün, o ruh ve o melekler saflar halinde hazır bulunur. Rahman'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
Ahmet Akgül
Ahmet Akgül
O gün Ruh ve melekler sıra sıra (huzura) duruvereceklerdir. Rahman’ın izin verdikleri dışında hiç kimse (tek kelime) konuşamaz. (İzin verilenler de ancak) Doğruyu söyleyecektir.
Abdulbaki Gölpınarlı
Abdulbaki Gölpınarlı
O gün, Ruh ve melekler, saf saf dururlar; konuşamazlar, ancak rahmanın izin verdiği konuşur ve gerçek söyler.
Abdullah Parlıyan
Abdullah Parlıyan
O gün Rûh ve melekler saf saf dururlar. Rahman'ın izin verdiği kimseden başkası konuşamaz. Onlar da ancak doğru söz söylerler.
Ahmet Tekin
Ahmet Tekin
Ruhun, büyük meleklerin ve meleklerin saflar halinde tesbih ederek görev yaptıkları gün, onlar konuşamazlar. Yalnızca Rahman olan Allah'ın kendilerine izin verdikleri konuşurlar. Hakkı, hakikati ve doğruyu söylerler.
Ahmet Varol
Ahmet Varol
Ruh'un ve meleklerin sıra sıra duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşamazlar. Onlar da doğruyu söylerler.
Ali Bulaç
Ali Bulaç
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
Ali Fikri Yavuz
Ali Fikri Yavuz
O gün Cebrâil ve melekler saf halinde duracaklar. Rahmân'ın, kendisine izin verip de doğruyu söylemiş olandan başkaları bir kelime söyliyemiyecekler...
Bahaeddin Sağlam
Bahaeddin Sağlam
Ruhanilerin ve meleklerin saf tuttukları gün, O’nun izin verdiğinden başka hiçbiri konuşamaz. O da doğru söylemek şartıyla…
Besim Atalay
Besim Atalay
37,38. Göklerin de, yerin de, bu ikisi arasında olanın da, Tanrısıdır esirgeyen, kimsenin gücü yetmez O'nunla konuşabilsin; ruhla, meleklerin sıra sıra dizilip, durdukları bir günde, ancak, Tanrının izni olan bir kimse konuşur; doğru da söyliyecek
Cemal Külünkoğlu
Cemal Külünkoğlu
O gün Ruh (Cebrail) ve (diğer) meleklerin saf saf sıralandıkları gündür. Rahman'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve (izin verilenler, yalnız) doğruyu söyleyecek.
Diyanet İşleri (Eski)
Diyanet İşleri (Eski)
Cebrail ve meleklerin dizi dizi durdukları gün, Rahman olan Allah'ın izni olmadan kimse konuşamayacaktır. Konuştuğu zaman da doğruyu söyleyecektir.
Diyanet Vakfı
Diyanet Vakfı
Ruh (Cebrail) ve melekler saf saf olup durduğu gün, Rahmân'ın izin verdiklerinden başkaları konuşmazlar; konuşan da doğruyu söyler.
Edip Yüksel
Edip Yüksel
Gün gelecek Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahman'ın izin verdikleri hariç hiç kimse konuşamaz. Onlar da doğruyu söylerler.
Elmalılı Hamdi Yazır
Elmalılı Hamdi Yazır
O gün Ruh ve melekler sıra sıra dururlar. Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşamaz. İzin verilen de doğruyu söyler.
Elmalılı (Orijinal)
Elmalılı (Orijinal)
O günkü Kıyama duracak Ruh ve Melâike saf saf. Bir kelime söyliyemezler, o kimseden başka ki o Rahman ona izin vermiş o da savabı söylemiştir
Hasan Basri Çantay
Hasan Basri Çantay
O gün Ruuh ve melekler saf haalinde ayakda duracakdır. Rahmeti umuuma yaygın olan (Allah) ın, kendilerine izin verdiğinden başkaları (o gün) konuşmazlar. O (nlar) da (ancak) doğruyu söylemiş (ler) dir (söyleyeceklerdir).
Hayrat Neşriyat
Hayrat Neşriyat
O gün ruh (Cebrâîl) ve melekler saf saf olarak ayakta durur. Rahmân'ın kendisine izin verdiği kimseden başkası konuşamaz; ve (o konuşan da ancak) doğruyu söyler!
İlyas Yorulmaz
İlyas Yorulmaz
O gün Ruh (Cibril) ve melekler, huzurda saflar halinde dururlar. İçlerinden yalnızca Rahman’ın izin verdiği konuşur. Konuşanda, yalnızca doğru olanı konuşur.
İsmail Hakkı İzmirli
İsmail Hakkı İzmirli
O gün ruh [²] ve melekler saf bağlayıp duracaklar, esirgeyen Tanrı/nın izin verip doğru söz olan şehadet kelimesini söyleyen kimselerden başka hiçbir kimse ağız açamayacak.
Kadri Çelik
Kadri Çelik
Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün, Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışındakiler konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.
Mahmut Kısa
Mahmut Kısa
O Gün Kutsal Ruh Cebrail ve diğer bütün melekler, büyük mahkeme için Rabb’inin huzurunda sıra sıra duracaklar. Rahmân’ın izin verdikleri hariç, hiç kimse şefaat için ağzını açamayacak ve konuşma izni verilen kimseler de, sadece doğruyu dile getirecekler.
Mahmut Özdemir
Mahmut Özdemir
O gün Rûh ve Melekler saf durur; Rahmân’ın kendisine izin verdiği kimseden başkası konuşmaz. Savâb / doğru ve gerçek bir söz söyledi.
Mehmet Türk
Mehmet Türk
O gün Cebrâil1 ve melekler, saflar halinde duracaklar ve ancak Rahman olan (Allah)’ın izin verdikleri, Onun uygun gördükleri hakkında (şefâat için) konuşabileceklerdir.
Muhammed Esed
Muhammed Esed
bütün [insan] ruhların[ın] 18 ve bütün meleklerin saf saf sıralandıkları Gün: Rahmân'ın izin verdikleri dışında hiç kimse konuşmayacak ve [herkes, yalnız] doğruyu söyleyecek. 19
Mustafa Çavdar
Mustafa Çavdar
Evet o gün Ruh ve diğer melekler onun huzurunda saf saf dizilirler, gerçekleri söylemek şartıyla Rahman’ın kendisine izin verdiği kişiler konuşabilir. 34/23
Mustafa İslamoğlu
Mustafa İslamoğlu
o gün (insanlığa ait) bütün ruhlar[5538] ve melekler saf saf kıyama duracak; kimse ağzını açamayacak; ancak Rahmân’ın izin[5539] verdikleri müstesna; onlar da sadece doğruyu söyleyecek.[5540]
Ömer Nasuhi Bilmen
Ömer Nasuhi Bilmen
O gün ki Rûh ve melekler saf saf ayakta duracaklardır. Kendisine Rahmân'ın izin verdiğinden başkaları konuşamıyacaklar ve (o da) doğruyu söylemiş olur.
Suat Yıldırım
Suat Yıldırım
O gün Rûh ve melekler saf saf sıralanır. Rahman'ın izin verdiklerinin dışında, asla konuşmazlar. Konuşan da yerli yerinde söz söyler.
Süleyman Ateş
Süleyman Ateş
O gün Ruh ve melekler, sıra sıra dururlar. Ancak Rahman'ın izin verdiği konuşabilir, o da doğruyu söyler.
Süleymaniye Vakfı
Süleymaniye Vakfı
Ruhların ve meleklerin saflar halinde ayağa kalkacağı gün, Rahman’ın izin verdikleri dışında kimse konuşamaz; konuşan da doğruyu söyler.
Şaban Piriş
Şaban Piriş
Ruh ve meleklerin saf halinde durdukları gün, ancak Rahman'ın kendisine izin verdiği konuşabilir. O da doğruyu söyler.
Ümit Şimşek
Ümit Şimşek
O gün Ruh(2) ve melekler saf saf olurlar. Rahmân'ın izin verdiklerinden başkası konuşamaz; konuşan da doğruyu söyler.
Yaşar Nuri Öztürk
Yaşar Nuri Öztürk
O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler.
Eski Anadolu Türkçesi
Eski Anadolu Türkçesi
ol gün kim ŧura cebreyil daħı firişteler dizilmiş söylemeyeler illā ol kim destūr virdi aña raḥmān daħı eyitü ŧoġru.
Satır Altı (1534)
Satır Altı (1534)
Ol günde ki dura Cebrā’īl ve barça melā’ikeler daḫı ṣaf baġlayup.Hīç birisi söylemez, illā ol kimse ki aña destūr vire Tañrı Ta‘ālā. Yā ṣavāb söyle ki lā ilāhe illa’llāh Muḥammedün resūlu’llāh.