Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5678, sondan 559. ayet; 78. sure ve bu surenin 6. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 4, harf sayısı 17 ve toplam ebced değeri ise 1307 olarak hesaplanmıştır.
Elem nec’ali-l-arda mihâdâ(n)
6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
İnsanlığın yaşamasına uygun bir duruma getirilmiş olan yerküresi, üstünde insanların oturup kalkmasına, yatıp uyumasına elverişli olan döşeğe benzetilirken dağlar da arzı dengede tutmak için çakılmış kazıklara benzetilmiştir. Çünkü dağlar yer yuvarlağının dengesini sağlamaktadır. (bk. Kur’an Yolu, Nahl
16:15). Dağların, içinde madenlerin bulunması, suların birikmesi, üstünde çeşitli bitki ve ormanların oluşması vb. sayılamayacak kadar çok jeolojik, biyolojik ve hayatî faydaları vardır. Allah Teâlâ, dağlarla dengesini sağladığı bu yeryüzünde insanların huzur ve sükûn içerisinde mutlu bir şekilde yaşamaları ve nesillerini devam ettirmeleri için onları erkekli dişili çiftler olarak yaratmıştır; 8. âyet bunu ifade eder (krş. Rûm
30:21; Necm
53:45).
“Dinlenme vesilesi” diye çevirdiğimiz sübât kelimesi sözlük manaları yanında mecaz olarak “ölüm” anlamında da kullanılmaktadır. Uyku bir dereceye kadar hareket ve faaliyeti kestiği için ölüme benzetilerek ona da sübât denmiştir (Zemahşerî, IV, 207; Şevkânî, V, 421).
6,7. Biz yeri bir beşik, dağları da birer kazık yapmadık mı?
6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?[708]
[708] Kâinatın düzeninden bir bölümhakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 278-283.
Yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
(Hele bir düşünün!) Sizin için Arz’ı bir beşik gibi (yaşamaya müsait) kılmadık mı?
Yeryüzünü, hazır bir yaygı olarak yaymadık mı?
Biz yeryüzünü sizin için döşek gibi bir dinlenme yeri yapmadık mı?
Biz yeryüzünü yaşamaya, yerleşmeye elverişli ovalar, iskâna uygun araziler haline, işlevli hale getirmedik mi?
Biz yeri bir döşek yapmadık mı?
Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?
Biz, yapmadık mı arzı bir döşek,
Bunlar düşünmüyorlar mı? Biz, yeri (insan ve hayvanlara) bir beşik kıldık!
Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
6,7. Biz yeryüzünü bir beşik, dağları da onun için birer direk kılmadık mı?
6, 7. Biz yeryüzünü bir döşek, dağları da birer kazık yapmadık mı?
Yapmadık mı yeryüzünü bir beşik,
Biz yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
Değilmi ki biz arzı bir döşek yaptık
6,7. Biz yeri bir beşik, dağları kazıklar yapmadık mı?
6,7. (Biz,) yeri bir beşik, dağları da birer kazık yapmadık mı?(1)
(1)“Şu sûrenin başında kıyâmet gününü isbât için der: ‘Size zemîni (yeryüzünü) güzel serilmiş bir beşik, dağları hânenize ve hayâtınıza defîneli direk, hazîneli kazık; sizi birbirini sever, ünsiyet (dostluk) eder çift, geceyi hâb-ı rahatınıza (rahat uyumanız için) örtü, gündüzü meydân-ı maîşet (çalışma meydanı), güneşi ışık verici, ısındırıcı bir lâmba, bulutları âb-ı hayat (hayat suyu) çeşmesi gibi ondan suyu akıttım. Basit bir sudan bütün erzâkınızı taşıyan bütün çiçekli, meyveli muhtelif eşyâyı (çeşit çeşit şeyleri), kolay ve az bir zamanda îcâd ederiz (yaratırız). Öyle ise, yevm-i fasl (hak ile bâtılın ayrıldığı gün) olan kıyâmet sizi bekliyor. O günü getirmek bize ağır gelemez!’ ” (Zülfikār, 25. Söz, 10)
Biz, yeryüzünü kalınacak bir yer yapmadık mı?
Biz yeri yayılmış döşek ve konak,
Biz, yeryüzünü bir döşek kılmadık mı?
Biz, yeryüzünü her türlü nîmet ve imkânlarla donatılmış rahat, konforlu ve güvenli bir beşik kılmadık mı?
Yeryüzü’nü bir beşik kılmadık mı?
6,7. Biz, yeryüzünü bir döşek,1 dağları da birer kazık2 kılmadık mı?
1 Mihad: Bir beşik ve karyola gibi döşenmiş, hazırlanmış döşek demektir. Yeryüzü, insanlar için uzay içinde böyle döşenmiş bir döşeğe benzetilmiştir. İnsanlar için önce bu döşek hazırlanmış, beşer bu döşekte doğmuş ve bu döşekte yaşamaktadır. 2 Evtad: Yere veya duvara çakılan çivi ve kazık demek olan “veted”in çoğuludur. Kazık ve çivi tespit vasıtasıdır. Burada tıpkı bizim dilimizdeki; “çivi çakmak” bina yapmaktan, “kazık kakmak” da bir işteki sebattan kinaye olarak kullanıldığı gibi, Araplarda da; “bir kazık çakılmadan bir ev kurulamayacağı” önemli bir meseldir. Burada yeryüzünün insan hayati için “bir döşek gibi” olduğu anlatılırken dağların da bu döşeği sabitlemek için çakılmış “kazıklar gibi” bir takım faydaları bulunduğuna ve dağlar kaldırılıverse o döşekte ikamet ve huzurun olamayacağına işaret edilmektedir.
YERYÜZÜNÜ [sizin için] bir dinlenme yeri yapmadık mı,
Biz yeryüzünü sizin için yaşam alanı yapmadık mı? 7/10, 14/32.34
YERYÜZÜNÜ (sizin için) tarifsiz bir beşik kılmadık mı?[5516]
[5516] “Yeryüzü ve dağlar” (7. âyet) özgül ağırlığı olan somut ve elle tutulabilir varlıklar olduğu için innâ ce‘alnâ şeklinde doğrudan mazi fiil yerine muzarinin lem ile mazi yapılmış hali olan lem-nec‘al şeklinde gelmiştir. Buna mukabil “cinsiyet, uyku, gece ve gündüz” özgül ağırlığı olmayan gerçeklikler olduğu için 8-11. âyetlerde halaknâ ve ce‘alnâ mâzi fiilleri doğrudan kullanılmıştır. Galibiyetle uygulanan bu kuralın istisnaları da yok değildir (Mesela bkz:
77:27)
Yeri bir döşek yapmadık mı?
Biz yeri bir döşek yapmadık mı?
Yapmadık mı biz, Arzı bir beşik,
Biz, yeryüzünü bir sergi,
.Yeri bir beşik kılmadık mı?
Biz yeryüzünü bir döşek yapmadık mı?
Biz bu yeryüzünü bir beşik yapmadık mı?
6-7. iy ķılmaduķ mı yiri döşek daħı ŧaġları mıħlar?
Biz yirleri döşek eylemedük mi
Məgər Biz yeri döşək etmədikmi?!
Have We not made the earth an expanse,
Have We not made the earth as a wide(5890) expanse,*
5890 See n. 2038 to
16:15. Cf. also
13:3 and
15:19. The spacious expanse of the earth may be compared to a carpet, to which the mountains act as pegs. The Signs of Allah are thus enumerated: the great panorama of outer nature (verses 6-7); the creation of Man in pairs, with the succession of rest and work fitting in with the succession of night and day (verses 8-11); the firmaments above, with their splendid lights (verses 12-13); and the clouds and rain and abundant harvests, which knit sky and earth and man together (verses 14-16). These point to Allah, and Allah's Message points to the Future Life.