Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5724, sondan 513. ayet; 79. sure ve bu surenin 12. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 5, harf sayısı 19 ve toplam ebced değeri ise 2381 olarak hesaplanmıştır.
Kâlû tilke iżen kerratun ḣâsira(tun)
“Öyle ise bu hüsran dolu bir dönüştür” dediler.
Arapça’da “geldiği yola geri dönme” mânasındaki deyim 10. âyette “öldükten sonra tekrar dirilip önceki hale dönme” anlamında kullanılmıştır. Müşrikler kemikleri bile çürümüş insanların tekrar dirilmesini imkânsız buluyor, dolayısıyla öldükten sonra dirilmeyi inkâr ediyorlardı.10-12. âyetler onların öldükten sonra dirilme konusundaki düşünce ve tutumlarını dile getirmektedir. “Mahşer” diye çevirdiğimiz 14. âyetteki sâhire kelimesi “geceyi uykusuz geçiren, sahra, düz alan” anlamlarına gelir. Mahşerde korkudan kimsenin gözüne uyku girmeyeceği için ona da sâhire denilmiştir.
“O zaman, o zararlı bir dönüş olur!” derler.
10,11,12. Onlar şöyle diyorlar: “Biz eski halimize mi döndürüleceğiz? Çürümüş kemikler haline geldikten sonra mı? Öyleyse bu hüsran dolu bir dönüştür.”
“Öyleyse, bu hüsranlı bir dönüştür.” dediler.
(Ve yine kâfirler) Derler ki: "Şu durumda, (eğer diriliş ve hesaba çekiliş doğruysa bu da yine mü’minlerin) zararına bir dönüştür. (Çünkü bizler, yine zenginler ve izzetliler olarak kalkıp diriltileceğiz. Aksi halde büyük bir hüsrana düşeceğiz!) "
Öyleyse derler, bu, pek ziyanlı bir dönüş.
Öyleyse bu zararlı bir dönüş olur.”
“Eğer durum böyleyse, bu, hüsran içinde geçecek yeni bir hayata dönüş.” diyorlar.
Dediler ki: "Öyleyse bu, zararına bir dönüştür."
Derler ki: 'Şu durumda, zararına bir dönüştür bu.'
(Müminlerle alay ederek) dediler ki: “- O halde bu (dirilme) hüsranlı bir dönüş!”
“Eğer böyle bir şey olursa, (bizim için) bu, çok zarar verici bir dönüş olur” dediler.
Çok korkulu bir dönüş bu!»
Öyle ise biz yanmışız (desenize) dediler.”
Derler ki: "O takdirde bu zararına bir dönüştür."
«O zaman bu, ziyanlı bir dönüş olur» dediler.
"Öyleyse bu zararına bir dönüştür," derler.
"Öyleyse bu çok zararlı bir dönüştür." dediler.
O dediler: o halde husranlı bir dönüş
Dediler: «Öyle ise bu (yeni hayâta dönüş) ziyanlı bir dönüşdür».
“O takdirde bu, hüsranlı bir dönüştür!” dediler.
“Eğer doğru ise, o zaman bu tekrarlanan bir kaybediş olur” demişlerdi.
Daha sonra istihza ile şöyle dediler: O halde bu ziyanlı dönüş olacaktır.
“O durumda, hüsranlı bir dönüştür bu” dediler.
Ve küstahça alay ederek, “Öyleyse, bu zararına bir dönüştür! Eğer gerçekten hesap kitap varsa mahvolmuşuz demektir!” diyorlar.
“Bu, o an hüsran / zarar verici bir dönüştür” dediler.
Ve: “demek ki bu, çok zararlı bir dönüş!” diye de (alay ediyorlar.)
[Ve] ilave ediyorlar: “Öyleyse bu, zararlı bir dönüş olur!” 5
– Öyleyse biz yandık! 11/7, 16/38
(Ve) ekliyorlar: “O zaman desene bu ikinci bir hüsran olacak!”[5547]
[5547] Alaycı bir küstahlıkla.
Dediler ki: «Bu, o halde ziyanlı bir dönüş.»
10, 11, 12. İnkârcılar alay ederek şöyle derler: “Çürümüş kemik haline geldikten sonra mı biz eski durumumuza getirilecekmişiz! O takdirde bu, bizim için ziyanlı bir dönüş olur! ”
Öyle ise bu, ziyanlı bir dönüştür! dediler.
Derler ki, “Öyleyse, bu dönüş bir hüsran olur!”
-Öyleyse bu dönüş hüsrandır, derler.
Dediler ki: “Öyleyse bu hüsranlı bir dönüş olur.”
"Hüsran dolu bir dönüştür bu öyleyse!" diye konuştular.
eyittiler: “şol, ol vaķt dönmekdür ziyānlu.”
Eyitdiler: Ol ikinci dirilmek ziyānlu kārdur, ya‘nī yalandur, didiler.
Onlar deyirlər: “Elə isə bu ziyanlı dönüşdür (çünki onun arxasında şiddətli bir əzab durur).
They say: Then that would be a vain proceeding.
They say: "It would, in that case, be a return with loss!"