Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5726, sondan 511. ayet; 79. sure ve bu surenin 14. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 3, harf sayısı 14 ve toplam ebced değeri ise 1131 olarak hesaplanmıştır.
Fe-iżâ hum bi-ssâhira(ti)
Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
Arapça’da “geldiği yola geri dönme” mânasındaki deyim 10. âyette “öldükten sonra tekrar dirilip önceki hale dönme” anlamında kullanılmıştır. Müşrikler kemikleri bile çürümüş insanların tekrar dirilmesini imkânsız buluyor, dolayısıyla öldükten sonra dirilmeyi inkâr ediyorlardı.10-12. âyetler onların öldükten sonra dirilme konusundaki düşünce ve tutumlarını dile getirmektedir. “Mahşer” diye çevirdiğimiz 14. âyetteki sâhire kelimesi “geceyi uykusuz geçiren, sahra, düz alan” anlamlarına gelir. Mahşerde korkudan kimsenin gözüne uyku girmeyeceği için ona da sâhire denilmiştir.
Bir de bakarsın ki onlar, mahşerdedir.
13,14. Bu dönüş sadece bir seslenmeye bakar. Birden bire kendilerini mahşerde buluverirler.
Bir de bakmışsın meydandalar.¹
Bir de bakarsın ki onlar, (hepsi dirilmiş) yerin üstündedir.
Derken onlar dümdüz bir yerde toplanırlar.
Derken onlar uyanmışlar ve hepsi birden bir düzlüktedirler.
Derhal, hepsi diri olarak meydanda-mahşerde sıradadır.
Birden onlar (dirilmiş halde) bir düzlük üzeredirler.
Bir de bakarsın ki, onlar yerin üstündedirler.
Bir de bakarsın onlar hep kabirlerinden uyanmışlar, (bir araya toplanmışlar)...
Hemen yer üstüne çıkarlar.
Bir de (bakmışsın onlar) kendilerini mahşer meydanında buluvermişler.
Hepsi hemen bir düzlüğe dökülecektir.
Birdenbire kendilerini mahşerde buluverirler.
Bir de bakarsın hepsi meydandadır.
Bakarsın uyanmışlar hepsi meydandadır
Ki o zaman onlar (görürsün ki) hemen (diri olarak) toprağın yüzündedirler.
Bir de bakarsın ki onlar (dirilmiş olarak) meydanda (mahşer yerinde) olan kimselerdir!
Birden bire onlar (yattıkları kabirlerden) uyanmışlardır.
Derhal halk düz bir yerde toplanacaklar [⁷].
[7] Yahut mahşerde bulunacaktır.
Bir de bakarsın onlar, yerin üstündedirler.
Bir de bakmışsın ki, hepsi uyanmış, korku ve dehşet içinde Rablerinin huzurunda duruyorlar.
O zaman onlar Uyanacaklar’dır.
13,14. Oysa o, korkunç bir çığlıktan ibarettir ve o anda onlar, (kabirlerinden) meydana çıkıverirler.
işte o zaman [hakikati] anlayacaklar!
Bir de bakmışsın kendilerini mahşerde buluvermişler. 20/108, 50/41-42
İşte o zaman onlar, faltaşı gibi açılmış gözlerle mahşer meydanında beliriverecek.[5548]
[5548] Veya sâhirah kelimesinin kök anlamına istinaden: “ bir meydana atılacak”.
Artık onlar, o zaman bir düz yer üzerindedirler.
13, 14. Fakat olay (zor değil, ) bir tek emirden ibarettir. Bir anda mahşerde toplanıverirler! [17, 52; 54, 50; 16, 77]
Hemen onlar uyanıklık alanındadırlar.
Sonra hepsi birden yeryüzüne çıkar.
İşte o zaman onlar, hemen uyanacaktır.
Kendilerini bir meydanda bulurlar.
Bir anda hepsi uyanıp ortaya geliverir.
pes ol vaķt, anlar yir yüzindedür.
Pes ol vaḳtda anlar maḥşer yirinde ḥāżır bulunalar.
Onlar dərhal (qəbirlərindən çıxıb) dümdüz bir yerdə olacaqlar!
And lo! they will be awakened.
When, behold, they will be in the (full) awakening (to Judgment).(5926)*
5926 They will have been more or less dormant before the Great Judgement, as contrasted with the Lesser Judgement (n. 5914 to
78:40, and n. 5822 to
75:22). When the resurrection comes, they will come fully into the new world, the old heaven and earth having then completely passed away, not only for them but absolutely.