Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5754, sondan 483. ayet; 79. sure ve bu surenin 42. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 5, harf sayısı 25 ve toplam ebced değeri ise 841 olarak hesaplanmıştır.
يسـلونك عن الساعة ايان مرسيها
يسـلونكعنالساعةايانمرسيها
Yes-elûneke ‘ani-ssâ’ati eyyâne mursâhâ
Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.
Müşrikler kıyamet ve âhirete inanmadıkları için her fırsatta Hz. Peygamber’e kıyametin ne zaman kopacağını sorarak onu zor duruma düşürmeye çalışıyor, hatta nasıl olsa böyle bir şeyin imkânsız olduğunu düşündükleri için alay olsun diye kıyametin çabucak gelmesini ister görünüyorlardı. Hz. Peygamber ise onların iman etmelerine vesile olur ümidiyle, “Keşke sorularına cevap vermek mümkün olsaydı!” diye temennide bulunuyordu. Yüce Allah, “Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki!” meâlindeki âyetle onun bu konuda bilgi edinme imkânının bulunmadığını, bu bilginin yalnız kendi zâtına ait olduğunu (krş. Lokmân
31:34), Hz. Peygamber’in görevinin, kıyametin ne zaman kopacağını bildirmek değil, kıyametin bir gün mutlaka geleceğine dikkat çekmek, buna inanıp âhiret kaygısı taşıyanları uyarmak ve o güne hazırlık yapmalarını teşvik etmek olduğunu vurgulamıştır.
Sana o (Son) Saat’in demir atma zamanından soruyorlar.
42,43,44,45,46. Sana, kıyametin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar. Sen onun hakkında ne söyleyebilirsin ki? Onun bilgisi sadece Rabbine aittir. Sen, sadece kıyametten korkanı uyaransın. Kıyameti gördükleri gün, dünyada ancak bir akşam, yahut bir kuşluk vakti kadar kalmış gibi olurlar.[718]
[718] Nâzi‘ât sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 339-340.
Sana o saatten¹ soruyorlar; ne zaman gelip çatacakmış diye.
1- Kıyametin kopuş zamanından.
(Gafiller ve cahiller) "O ne zaman demir atacak?" diye, Sana kıyamet-saatini sorup durmaktadır.
Senden sorarlar kıyameti, ne vakit kopacak?
Ey peygamber! Sana kıyamet ne zaman gelip çatacak diye soruyorlar.
Sana Kıyametin kopacağı ânı soruyorlar:
“Kâinattaki hayatiyet ne zaman ebedî âlemin limanına demir atıp duracak?” diyorlar.
Sana kıyametten soruyorlar: "Gelip çatması ne zaman?" diye.
'O ne zaman demir atacak?' diye, sana kıyamet-saatini soruyorlar.
Sana kıyametten soruyorlar: “- Ne zaman kaim olacak?”
Sana, kıyamet hadisesinin ne zaman olacağını (yaşam gemisinin nerede duraklayacağını) soruyorlar.
Sana kıyametten sorarlar: «O ne zaman kopacak?»
Sana, kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.
Senden kıyametin ne zaman gelip çatacağını sorarlar.
Sana kıyameti sorarlar: Gelip çatması ne zamandır? (derler.)
Sana Saat (dünyanın sonu) ne zaman gerçekleşecektir diye soruyorlar.
Sana o kıyameti soruyorlar, ne zaman kopacak diye.
Sana o saattan soruyorlar: ne zaman demir atması?
Sana o saati (kıyameti), onun ne zaman demir atacağını sorarlar.
Sana, “Vukua gelmesi ne zaman?” diye kıyâmetten soruyorlar!
Sana “Kıyametin oluşumu ne zaman?” diye sorup duruyorlar.
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar?
“O ne zaman demir atacak?” diye, sana kıyameti sorarlar.
Ey Peygamber! Yanı başlarındaki binlerce mûcizeyi görmezlikten gelen inkârcılar, ‘mûcize’ beklentisiyle gâipten haber vermeni istiyor, sana kıyâmetin ne zaman gelip çatacağını soruyorlar:
Sana Saat’den soruyorlar: “Ne zaman gelip çatacak?”.
(Ey Muhammed!) Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.1
1 Aynı âyet için Bk. (A’raf: 187)
[EY PEYGAMBER,] sana Son Saat'i soruyorlar: “Ne zaman gelip çatacak?”
Onlar sana o saatin bu dünyanın sonunun ne zaman geleceğini soruyorlar. 7/187, 33/63
(EY RASUL!) Sana “Kıyamet ne zaman[5561] kopacak?” diye soruyorlar.
[5561] Veya: “nerede”; veya “kopması nasıl olacak”. Mursâhâ, “geminin yolcuları boşaltmak için demir atması, boşaltma vakti ve yeri”. Zımnen: Sadece insan değil, kâinat da yolcu. Allah Rasûlü kendisine kıyametin zamanını soran birine şöyle der: “Onun için ne hazırladın?”
Sana Kıyametten sorarlar ki, onun vukû'u ne zamandır?
Sana kıyamet saatini sorarlar: “Demir atması ne zaman? ” diye.
Sana sa'atden soruyorlar: Demir atması (gelip çatması) ne zaman diye.
Sâ'at kıyâmet sâati olarak tefsîr edilir. Bununla kasıt, bedenden çıkan ruhun, Allah'ın huzurunda sorgulanacağı zamandır. Bunun yanında inkârcıların cezâlandırılacağı zaman anlamı da vardır.
Sana bunun vaktini soruyorlar, ne zaman gelip kalacak diye.
Sana kıyametin ne zaman gerçekleşeceğini soruyorlar.
Sana kıyametin ne zaman kopacağını soruyorlar.
O saatten soruyorlar sana, "-Gelip demir atması ne zaman?" diye.
śorarlar saña ķıyāmetden ķaçandur ŧurmaġı?
Ṣorarlar saña yā Muḥammed ki: Ḳıyāmet ne vaḳt ḳopar? dirler.
(Ya Peyğəmbər! Müşriklər) səndən o saatın nə vaxt gələcəyi (qiyamətin nə vaxt qopacağı) barəsində soruşarlar.
They ask thee of the Hour: when will it come to port?
They ask thee(5946) about the Hour,-´When will be its appointed time?*
5946 Cf.
7:187 and n. 1159. Only Allah can reveal it. But were it known, "heavy were its burden through the heavens and the earth".