Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 1205, sondan 5032. ayet; 8. sure ve bu surenin 45. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 13, harf sayısı 61 ve toplam ebced değeri ise 5779 olarak hesaplanmıştır.
يا ايها الذين امنوا اذا لقيتم فئة فاثبتوا واذكروا الله كثيرا لعلكم تفلحون
ياايهاالذينامنوااذالقيتمفئةفاثبتواواذكروااللهكثيرالعلكمتفلحون
Yâ eyyuhâ-lleżîne âmenû iżâ lakîtum fi-eten feśbutû veżkurû(A)llâhe keśîran le’allekum tuflihûn(e)
Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
Bedir’de Allah’ın olağan dışı yardımlarıyla zafer kazanılmıştı; çünkü bu ilk savaşta müslümanların yenilmesi, İslâm’ın da tarih sahnesinden silinmesi demekti. Müminlerin başarı ve zaferleri böyle mûcize yardımlarla sürüp gidemezdi. İlâhî kural ve kanunlara (âdetullah); yani başarının objektif, herkes için geçerli yol ve yöntemine göre hareket etmeleri gerekiyordu. Başarının altın kuralları, bütün müminlere hitap eden bu âyetle ileride gelecek olan 60. âyette şöyle sıralanmaktadır: Harekette sebat ve istikrar, Allah’ı devamlı anmak ve asla unutmamak, Allah ve resulüne itaat, birlik ve beraberliği korumak, düşmana karşı caydırıcı güç edinmek, başarının gerektirdiği kadar hazırlıklı ve sabırlı olmak.
Ey iman edenler! (Daha önce size savaş açan) herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman dayanıklı olun ve Allah’ı çok hatırlayın ki kurtulasınız!
Yüce Allah müminlere hitap etmekte ve kendilerine savaş açanlarla savaş ortamında karşılaştıkları topluluğa karşı sebat göstermelerini, dayanmalarını, yılmamalarını emretmektedir. Burada saldırmaktan söz edilmemektedir. ,Benzer mesajlar: Ahzâb
33:41; Cum‘a
62:10.
Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat ediniz ve Allah'ı çok anınız ki başarıya erişesiniz.
Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman, sebat¹ edin ve Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.
1- Kararlı, dirençli ve istekli olun.
Ey iman edenler! (Düşman) Bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, sebat edip dayanıklık gösterin ve Allah'ı çokça zikredin (zaferi de, zahmeti de O’ndan bilin ve kulluk şuuruyla hareket edin) ki, başarıya ve kurtuluşa (felaha) erişesiniz.
Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştınız mı mutlaka sebat edin ve Allah'ı çok anın da kurtulun muradınıza erişin.
Ey iman edenler! Savaşmak üzere çıkan bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız vakit korkmayın, sıkı durun, Allah'ı çokça anın ki, kurtuluş ve başarıya erişesiniz.
Ey iman edenler, bir düşman birliği ile karşılaştığınız zaman, ihtiyatlı ve cesur olun, kararlılık gösterin. Allah'ı çokça zikrederek şükredin. Umulur ki, kurtuluşa ebedî nimetlerle mutluluğa erersiniz.
Ey iman edenler! Bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman kararlılık gösterin ve Allah'ı çokça anın ki başarıya erişesiniz.
Ey iman edenler, bir toplulukla karşı karşıya geldiğiniz zaman, dayanıklık gösterin ve Allah'ı çokca zikredin. Ki kurtuluş (felah) bulasınız.
Ey mü'minler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman, sebât edin ve Allah'ı çok anın ki, kurtulabilesiniz.
Ey iman edenler! Bir cemaat ile karşılaştığınız zaman, direnin ve Allah’ı çokça zikredin ki kurtulasınız.
Ey inanmış olanlar ! Siz düşmana kavuşunca direnesiniz, Allahı da çok anın, ola ki kurtulursuz !
(O halde) ey inananlar! Savaş durumunda (düşman) bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde, (asla gevşemeyin) sıkı durun ve Allah'ı çokça anın (O'nun sizinle beraber olduğunu hatırınızdan çıkarmayın) ki başarıya ulaşasınız!
Ey inananlar! Bir toplulukla karşılaşırsanız dayanın; başarıya erişebilmeniz için Allah'ı çok anın.
Ey iman edenler! Herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki başarıya erişesiniz.
Bu âyet-i kerimenin işaretine göre savaş anlarında daima Allah’a dua etmek gerekir. Kulları, Allah’ı anmaktan alıkoyacak hiçbir şey yoktur. Özellikle sıkıntılı anlarda doğrudan doğruya ona sığınmak gerekir.
Ey inananlar bir ordu ile karşılaştığınızda dayanın ve ALLAH'ı çokça anın ki başarasınız.
Ey iman edenler, bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çokça zikredin ki, kurtuluşa eresiniz.
Ey o bütün iyman edenler bir düşman kümesiyle karşılaştığınız vakıt sebat edin ve Allahı çok zikreyleyin ki felâha irebilesiniz
Ey îman edenler, (harbeden) bir (düşman) topluluğuna çatdığınız vakit sebat edin ve Allâhı çok anın. Tâki umduğunuza kavuşasınız.
Ey îmân edenler! Bir (düşman) ordu(su) ile karşılaştığınız zaman, artık sebât edin(2) ve Allah'ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.
(2)“Evâmir-i şer‘iyeye (şeriatin emirlerine) karşı itâat ve isyân olduğu gibi, evâmir-i tekvîniyeye(yaratılış kānunlarına dâir emirlere) karşı da itâat ve isyan vardır. Birincisinde mükâfât ve mücâzâtın ekseri (çoğu) âhirette; ikincisinde, ağlebi (daha çok) dünyada olur. Meselâ, sabrın mükâfâtı zaferdir; atâletin (tenbelliğin) mücâzâtı (cezâsı) sefâlettir (fakirliktir); sa‘yin sevâbı (çalışmanın karşılığı) servettir; sebâtın (yılmamanın) mükâfâtı galebedir (gālib gelmektir).” (Mektûbât, Hutbe-i Şâmiye, 466)
Ey iman edenler! Savaşmak için bir toplulukla karşılaştığınızda sebat gösterin ve Allah’ı çokça anın ki kurtuluşa eresiniz.
Ey iman edenler! Küffar güruhu ile karşı karşıya geldiğiniz zaman sebat gösterin, Allah/ı çok anın ki felâh ve zafer bulasınız.
Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaşırsanız dayanın, kurtuluşa erişebilmeniz için Allah'ı çok anın.
Ey iman edenler! Savaşta düşman bir topluluk ile karşılaştığınız zaman, asla gevşekliğe kapılmayın! Onlar karşısında kararlı, sağlam durun ve Allah’ı çokça anın ki,dünya ve âhirette kurtuluşa erişesiniz!
Ey iman edenler!
"Bir düşman ordu" ile karşılaştığınızda sebat edin, Allah’ı çokca anın!
Umulur ki başarıya ulaşırsınız.
Ey îman edenler! Bir düşman topluluğu ile karşılaştığınız zaman sıkı durun ve kurtuluşunuzu umabilmek için Allah’ı çokça anın.1
1 Savaş halindeyken Allah’ı anmak; ya kalbe korku geldiği zaman Allah’ı hatırlamakla ya da kalplerden geçenleri dil ile de söyleyip, Allah’tan yardım istemekle olur. Tıpkı Tâlût ve ordusunun, Câlût’la savaşırken: “Ey Rabbimiz! Kalbimizi sabırla doldur; bize dayanma gücü ver; kâfirlere karşı bize yardım et.” (Bakara: 250) dedikleri gibi.
[O halde] siz ey imana erişenler, savaş durumunda bir toplulukla karşı karşıya geldiğinizde sıkı durun ve aralıksız Allah'ı anın ki kurtuluşa erişesiniz!
Ey iman edenler! Bir düşman topluluğu ile karşılaştığınızda sağlam ve sıkı durun Allah’ı çokça anın ki zafere ulaşasınız. 2/249- 251, 3/172- 173
(Öyleyse) siz ey iman edenler; bir toplulukla savaş için karşı karşıya geldiğinizde, yılmayın ve Allah’ı çokça hatırda tutun ki kurtuluşa eresiniz.[1371]
[1371] İslâm askerlerinin savaşta “Allah! Allah!” nidalarıyla hücuma geçmesi, bu âyetin lafzî bir tezahürü olarak, yüzyıllardan beri uygulanan bir gelenek hâline gelmiştir.
Ey imân edenler! Bir tâife ile karşılaştığınız zaman artık sebat ediniz ve Allah Teâlâ'yı zikrediniz. Tâ ki felâh bulasınız.
Ey iman edenler! Savaş esnasında karşı karşıya geldiğiniz düşman birliğine karşı dayanın, sebat edin ve Allah'ı çok zikredin ki felah bulasınız.
Ey inananlar, bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki, başarıya erişesiniz.
Ey inanıp güvenenler, bir birlikle karşı karşıya gelince direnin ve Allah’ı (savaş ve mücadele ile ilgili emirlerini) çokça hatırlayın ki başarıya ulaşasınız.
Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınızda dayanın; başarıya ulaşmak için Allah'ı çok anın!
Ey iman edenler! Bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah'ı çok anın ki başarıya ulaşasınız.
Ey inananlar! Bir düşman topluluğu ile karşılaştığınızda sebat edin. Allah'ı çok anın ki zafere ulaşabilesiniz.
iy anlar kim įmān getürdiler! ķaçan iresiz bir bölüġe ŧuruñ daħı anuñ Tañrı’yı çoķ anuñ-içün kim siz ķurtılasız.
İy īmān getüren kişiler, ḳaçan ṣavaş eyleseñüz bir bölük kāfirler bile biryirde berk duruñuz, ḥattā çoḳ ẕikr eyleñüz Tañrı Ta‘ālā adın. Ola kim dünyā ve āḫiret ḫayrına yitişesiz.
Ey iman gətirənlər! Bir dəstə (kafir dəstəsi) ilə üz-üzə gəldikdə möhkəm olun və Allahı çox yada salın ki, nicat tapasınız!
O ye who believe! When ye meet an army, hold firm and think of Allah much, that ye may be successful.
O ye who believe! When ye meet a force, be firm, and call Allah in remembrance much (and often); that ye may prosper: