Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5778, sondan 459. ayet; 80. sure ve bu surenin 20. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 3, harf sayısı 12 ve toplam ebced değeri ise 948 olarak hesaplanmıştır.
Śumme-ssebîle yesserah(u)
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Burada “Kahrolası o insan!” şeklindeki yergi ifadesiyle genel olarak insanlığın değil, Hz. Peygamber’le yaptıkları tartışmalarda yeniden dirilmeyi inkâr eden putperestlerin, bir rivayete göre özellikle Ebû Leheb’in oğlu Utbe’nin kastedildiği belirtilmektedir. Âyetlerde gerek söz konusu kişiye gerekse yeniden dirilmek konusunda tereddüdü olan herkese, insanın hiç yokken varlık alanına nasıl çıkarıldığı hatırlatılmakta, böylece insanlar düşünme ve inanmaya teşvik edilmektedir. “Sonra ona yolu kolaylaştırdı” meâlindeki âyeti müfessirler “Ana rahminden çıkmayı kolaylaştırdı” veya “Hayır yahut şer yolunu seçme imkânı verdi” şeklinde yorumlamışlardır. Taberî âyetin bağlamını dikkate alarak birinci yorumu tercih etmiştir (bk. XXIX, 35). Ancak bize göre ikinci anlam, yani insanın iyilik-kötülük, iman-inkâr, doğru-yanlış şeklindeki alternatifler arasında seçim yapma gücüne sahip varlık olarak yaratılması daha çok hatırlatılmaya değer bir lutuftur; dolayısıyla âyetin bağlamına da daha uygundur. Çünkü bu özelliğiyle insan dünyadaki diğer bütün yaratılmışlardan üstün ve seçkin kılınmıştır. Bu gerçek yanında, insanın bir gün ölüp kabre konduktan sonra Allah’ın dilediği bir vakitte tekrar diriltileceğini hatırlatan 21-22. âyetler ile Allah’ın buyruklarına uymayanları kınayan 23. âyetten şu sonuç ortaya çıkmaktadır: Allah insana iyilik ve kötülük yolları arasında seçim yapma imkânlarını bahşetmiş, dolayısıyla ona ihtiyacı olduğu kadar özgürlük alanı açmıştır. Bu özgürlüğe sahip olması ona Allah’ın buyruklarını yerine getirme sorumluluğu yüklemektedir. Nihayet insan, bir gün bu hayatı terkedecek ve özgürlüğünü doğru kullanarak sorumluluklarını yerine getirip getirmediği konusunda hesap verecek, karşılık görecektir.
Sonra ona yolu kolaylaştırır.
Sonra, tutacağı yolu kolaylaştırmıştır.
Sonra hak yolu ona kolaylaştırdı.¹
1- Vahiy ve nebiyle ona hakk yolu gösterdi. Veya ana rahminden çıkmayı kolaylaştırdı.
Sonra ona (hayat) yolu(nu) kolaylaştırmıştır.
Sonra ona yolu kolaylatmıştır da dünyaya getirmiştir.
Sonra ona tüm yönleriyle hayatı kolaylaştırdı.
Sonra ona, doğumunu, seçeceği yolu, mutluluğu, hidayeti, çevresinden yararlanmayı kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra (ana rahminden çıkmak için) ona yolunu kolaylaştırdı.
Sonra yolu ona kolaylaştırdı. (Rahatça doğar ve yaşar.)
Sonra, ona yolu da kolaylattı
Sonra da ona (yaşama ve kavrama) yolunu kolaylaştırdı.
Sonra, yolu ona kolaylaştırmıştır.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Âyet, «Ana karnından çıkmayı kolaylaştırdı» veya «Hayır ve şer yolunu seçmeyi kolaylaştırdı» şekillerinde anlaşılmıştır.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolunu kolaylaştırdı.
Sonra ona yolunu kolaylattı
Sonra onun yolu (nu) kolaylaşdırdık
Sonra (ana karnından çıkma) yolu(nu) ona kolaylaştırdı!(2)
(2)Bu âyet-i celîleye: “Sonra (hayır ve şer) yolunu ona açıkladı” diye de ma‘nâ verilmiştir. (Nesefî, c. 4, 80)
Sonra insanın yolunu (vahiyle) kolaylaştırdı.
Sonra ona yolunu kolaylaştırdı [⁶],
[6] Kolay kolay onu anasının karnından çıkardı, iman ve küfür yollarını öğretti.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Böylece, ona birçok imkân ve yetenekler bahşederek, önce annesinin karnından çıkmasının, daha sonra yeryüzünde yaşamasının yolunu ona kolaylaştırdı.
Sonra ona Yol’u kolaylaştırdı.
Sonra onun kolayca doğmasını sağladı.1
1 Bu âyet, “Sonra ona hayatı, (gönderdiği kurallarla) kolaylaştırdı.” şeklinde de tercüme edilebilir.
sonra hayatı onun için kolaylaştırır; 7
Sonra da ona yolu kolaylaştırdı. 20/50, 76/2-3
sonra ona yolu kolaylaştırdı;[5576]
[5576] Yani: Ebedî kurtuluşa ulaşan yolu, akıl, irade ve vahiy ile kolaylaştırdı (Krş:
90:10).
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
18, 19, 20, 21, 22. Yaratan onu neden yarattı? Bir meni damlasından yarattı. Yarattı ve güzel bir biçim verdi. Sonra da hayat yolunu kolaylaştırdı. En sonunda da onu öldürür ve kabre koyar. Daha sonra da, istediği zaman onu diriltir.
Sonra ona yolu kolaylaştırdı.
Ana karnından çıkmasını, dünyâda yaşamanın, doğrunun ve eğrinin yolunu gösterdi.
Sonra yolunu kolaylaştırdı.
Sonra da ona yolu kolaylaştırdı.
Sonra yolunu kolaylaştırdı.
Sonra, yolu kolaylaştırdı ona,
andan yolı geñez eyledi aña.
Andan ṣoñra ḫayr ve şer yolın gösterdi özine.
Sonra onun üçün (ana bətnindən çıxış) yolunu asanlaşdırdı.
Then maketh the way easy for him,
Then doth He make His path smooth for him;