Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5780, sondan 457. ayet; 80. sure ve bu surenin 22. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 4, harf sayısı 13 ve toplam ebced değeri ise 2100 olarak hesaplanmıştır.
Sonra, dilediği vakit onu diriltir.
Burada “Kahrolası o insan!” şeklindeki yergi ifadesiyle genel olarak insanlığın değil, Hz. Peygamber’le yaptıkları tartışmalarda yeniden dirilmeyi inkâr eden putperestlerin, bir rivayete göre özellikle Ebû Leheb’in oğlu Utbe’nin kastedildiği belirtilmektedir. Âyetlerde gerek söz konusu kişiye gerekse yeniden dirilmek konusunda tereddüdü olan herkese, insanın hiç yokken varlık alanına nasıl çıkarıldığı hatırlatılmakta, böylece insanlar düşünme ve inanmaya teşvik edilmektedir. “Sonra ona yolu kolaylaştırdı” meâlindeki âyeti müfessirler “Ana rahminden çıkmayı kolaylaştırdı” veya “Hayır yahut şer yolunu seçme imkânı verdi” şeklinde yorumlamışlardır. Taberî âyetin bağlamını dikkate alarak birinci yorumu tercih etmiştir (bk. XXIX, 35). Ancak bize göre ikinci anlam, yani insanın iyilik-kötülük, iman-inkâr, doğru-yanlış şeklindeki alternatifler arasında seçim yapma gücüne sahip varlık olarak yaratılması daha çok hatırlatılmaya değer bir lutuftur; dolayısıyla âyetin bağlamına da daha uygundur. Çünkü bu özelliğiyle insan dünyadaki diğer bütün yaratılmışlardan üstün ve seçkin kılınmıştır. Bu gerçek yanında, insanın bir gün ölüp kabre konduktan sonra Allah’ın dilediği bir vakitte tekrar diriltileceğini hatırlatan 21-22. âyetler ile Allah’ın buyruklarına uymayanları kınayan 23. âyetten şu sonuç ortaya çıkmaktadır: Allah insana iyilik ve kötülük yolları arasında seçim yapma imkânlarını bahşetmiş, dolayısıyla ona ihtiyacı olduğu kadar özgürlük alanı açmıştır. Bu özgürlüğe sahip olması ona Allah’ın buyruklarını yerine getirme sorumluluğu yüklemektedir. Nihayet insan, bir gün bu hayatı terkedecek ve özgürlüğünü doğru kullanarak sorumluluklarını yerine getirip getirmediği konusunda hesap verecek, karşılık görecektir.
En sonunda dilediği zaman onu yeniden diriltir.
21,22. Sonra onu öldürür, kabre koydurur. Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecektir.
Sonra dilediği zaman onu diriltip ortaya çıkardı.
Sonra dilediği zaman onu diriltip kaldıracak, (huzuruna ve hesaba çağıracaktır).
Sonra da dilerse diriltir onu.
Daha sonrada dilediği zamanda onu tekrar diriltecek.
Sonra sünnetinin, düzeninin yasaları içinde, iradesinin tecellisine uygun olduğu zaman, onu ölümünden önceki vasıflarla yeniden diriltecek.
Sonra dilediğinde onu diriltir.
Sonra dilediği zaman onu diriltir.
Sonra dilediği vakit, onu tekrar diriltecek, tam olarak.
Sonra istediği zaman, onu diriltir.
Sonra, dilediğinde, yine onu diriltti!
Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltecek.
Sonra, dilediği zaman onu tekrar diriltir.
Sonra dilediği bir vakitte onu yeniden diriltir.
Dilediği zaman da onu diriltti.
Sonra dilediği vakit onu tekrar diriltir.
Sonra dilediği vakıt ona nüşur verecek
Daha sonra, dilediği zaman da onu tekrar diriltecek.
Sonra dilediği zaman, onu (tekrar) diriltir!
Sonra dilediği zaman onu tekrar diriltecektir.
Daha sonra ne zaman dilerse onu diriltecek.
Sonra dilediği zaman onu diriltir.
Ve dilediği zaman da onu yeniden diriltip hesaba çekecektir.Peki insanoğlu, kendisine bahşedilen bütün imkanları yerinde ve yeterli bir şekilde kullanarak istenen olgunluk seviyesine ulaşabildi mi?
Sonra, dilediği zaman onu yeniden diriltti.
Daha sonra, dilediği zaman da ona yeniden hayat verecektir.
ve sonra, dilediğinde onu tekrar diriltir.
Sonra, dilediği zaman onu yeniden diriltecek. 6/95, 7/25
nihayet istediğinde onu tekrar diriltecektir.
Sonra dilediği zaman da onu neşredecektir.
18, 19, 20, 21, 22. Yaratan onu neden yarattı? Bir meni damlasından yarattı. Yarattı ve güzel bir biçim verdi. Sonra da hayat yolunu kolaylaştırdı. En sonunda da onu öldürür ve kabre koyar. Daha sonra da, istediği zaman onu diriltir.
Sonra dilediği zaman onu diriltip kaldırdı.
Sonra belirlediği zamanda yeniden kaldıracaktır.
Sonra, onu dilediği zaman yeniden diriltecek.
Sonra da, dilediğinde onu tekrar diriltir.
Sonra dilediği zaman diriltip ortaya çıkardı onu.
andan ķaçan dileye dirilde anı.
Andan ṣoñra ḳaçan dilese anı dirildür, türbeden çıḳarur.
Sonra da istədiyi vaxt onu dirildəcəkdir.
Then, when He will, He bringeth him again to life.
Then, when it is His Will, He will raise him up (again).