Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5781, sondan 456. ayet; 80. sure ve bu surenin 23. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 5, harf sayısı 15 ve toplam ebced değeri ise 1319 olarak hesaplanmıştır.
Kellâ lemmâ yakdi mâ emerah(u)
Hayır, hayır o, Allah’ın kendisine emrettiğini yerine getirmedi. (İman etmedi.)
Burada “Kahrolası o insan!” şeklindeki yergi ifadesiyle genel olarak insanlığın değil, Hz. Peygamber’le yaptıkları tartışmalarda yeniden dirilmeyi inkâr eden putperestlerin, bir rivayete göre özellikle Ebû Leheb’in oğlu Utbe’nin kastedildiği belirtilmektedir. Âyetlerde gerek söz konusu kişiye gerekse yeniden dirilmek konusunda tereddüdü olan herkese, insanın hiç yokken varlık alanına nasıl çıkarıldığı hatırlatılmakta, böylece insanlar düşünme ve inanmaya teşvik edilmektedir. “Sonra ona yolu kolaylaştırdı” meâlindeki âyeti müfessirler “Ana rahminden çıkmayı kolaylaştırdı” veya “Hayır yahut şer yolunu seçme imkânı verdi” şeklinde yorumlamışlardır. Taberî âyetin bağlamını dikkate alarak birinci yorumu tercih etmiştir (bk. XXIX, 35). Ancak bize göre ikinci anlam, yani insanın iyilik-kötülük, iman-inkâr, doğru-yanlış şeklindeki alternatifler arasında seçim yapma gücüne sahip varlık olarak yaratılması daha çok hatırlatılmaya değer bir lutuftur; dolayısıyla âyetin bağlamına da daha uygundur. Çünkü bu özelliğiyle insan dünyadaki diğer bütün yaratılmışlardan üstün ve seçkin kılınmıştır. Bu gerçek yanında, insanın bir gün ölüp kabre konduktan sonra Allah’ın dilediği bir vakitte tekrar diriltileceğini hatırlatan 21-22. âyetler ile Allah’ın buyruklarına uymayanları kınayan 23. âyetten şu sonuç ortaya çıkmaktadır: Allah insana iyilik ve kötülük yolları arasında seçim yapma imkânlarını bahşetmiş, dolayısıyla ona ihtiyacı olduğu kadar özgürlük alanı açmıştır. Bu özgürlüğe sahip olması ona Allah’ın buyruklarını yerine getirme sorumluluğu yüklemektedir. Nihayet insan, bir gün bu hayatı terkedecek ve özgürlüğünü doğru kullanarak sorumluluklarını yerine getirip getirmediği konusunda hesap verecek, karşılık görecektir.
Gerçek şu ki (insan, Allah’ın) ona emrettiğini yerine getirmedi.
Hayır! İnsan, Allah'ın emirlerini yerine getirmedi.[722]
[722] İnsanın yaratılışı ve hayat serüveni hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 355-359.
Hayır! Ona buyurduğu şeyi yerine getirmedi.
Hayır; (maalesef insan Allah'ın) emrettiğini (tam olarak) yerine getirmemiş (ve görevini yapmamıştır).
Gerçekten de insan, onun emrini tam yerine getirmedi gitti.
Gerçekten de insanoğlu Allah'ın kendisine emrettiklerini layıkıyle yerine getirmedi gitti.
Bak hele bak! Allah'ın emirlerini, şer'î hükümleri yerine getirmedi.
Hayır. O (Rabbinin) kendisine emrettiğini yerine getirmedi.
Hayır; ona (Allah'ın) emrettiğini yerine getirmedi.
Doğrusu o insan, (Allah'ın) kendisine emrettiğini tam olarak hiç yerine getirmemiştir.
Hayır! O kâfir, Allah’ın ona emrettiklerini yapmamıştır.
Öyle değil, o Tanrının buyrumunu tutmadı
Hal böyleyken o, Rabbinin emrettiğini yerine getirmedi (inanmadı ve Allah'ın istediği gibi yaşamadı).
Hayır; Allah'ın kendisine buyurduğunu hala yerine getirmemiştir.
Hayır! (İnsan) Allah'ın emrettiğini yapmadı.
Ne var ki O'nun kendisine emrettiğini yerine getirmedi.
Hayır hayır, doğrusu o, hiç Allah'ın emrini tam yerine getirmedi,
Hayır hayır, doğrusu o hiç onun emrini tam eda etmedi
Gerçek (o insan, Allahın) emretdiği şeyleri yerine getirmemişdir.
Hayır! (İnsan, Rabbinin) kendisine emrettiğini (tam olarak) yerine getirmedi!
Hayır, insan Allah’ın emrettiklerini yerine getirmedi.
Evet evet [⁷] insan Allah/ın emrini henüz yerine getirmedi.
[7] Veya insan kibir ve gururu bıraksın, o.
Hayır! İnsan hala Allah'ın emrettiğini yerine getirmiş değil.
Hayır; çünkü o, Rabb’inin Kitap göndererek kendisine emrettiği kulluk görevini henüz tam olarak yerine getirmiş değildir!
Hayır! Yetkili / yönetici olduğu şeyleri tam yerine getirmedi.
Hayır! (doğrusu birçok insan), hâlâ O (Allah’ın) emirlerini tamamıyla yerine getirmedi.
Hayır, [insan] Allah'ın kendisine buyurduklarını henüz yerine getirmiş değildir! 8
– Hayır, bu gerçeğe rağmen insan Allah’ın emrini tam olarak yerine getirmedi. 58/5, 62/5
Evet,[5577] (hiçbir insan) O’nun emirlerini asla kusursuz olarak yerine getirememiştir.[5578]
[5577] Kellânın farklı anlamları için bkz:
96:6, not 7.
[5578] 3-10. âyetlerde uyarılan Allah Rasûlü bu âyetle teselli edilmekte ve “kul kusursuz olmaz” denilmektedir. Devamındaki âyetlerle birlikte zımnen: yaşamak için toprağa ve suya muhtaç olan bir varlık nasıl olur da kusursuzluk iddiasında bulunur?
Hayır hayır.. Ona emrettiği şeyi, o yerine getirmedi.
Hayır! İnsan, Allah'ın buyruğunu lâyıkıyla yerine getirmedi.
Hayır, insan, O'nun kendisine emrettiğini yapmadı.
Yok, yok… O, Allah’ın verdiği emri tutmadı.
-Hayır, buna rağmen, henüz onun emrini yerine getirmedi.
Doğrusu insan, Allah'ın ona emrettiklerini yerine getirmedi.
Hayır, hayır! O, O'nun kendisine emrettiğini hiç yerine getirmedi.
degül eyle yā ḥaķķaa. işlemedi anı kim buyurdı aña.
Anuñ gibi degül. Buyruġın yirine getürmedi.
Xeyr, (insan Allahın) ona buyurduğunu hələ yerinə yetirməmişdir.
Nay, but (man) hath not done what He commanded him.
By no means hath he fulfilled what Allah hath commanded him.(5959)*
5959 Though all these blessings and stages have been provided by Allah's Grace for the good of man, yet unregenerate man fails in carrying out the purpose of his creation and life.