Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5783, sondan 454. ayet; 80. sure ve bu surenin 25. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 4, harf sayısı 16 ve toplam ebced değeri ise 363 olarak hesaplanmıştır.
Ennâ sabebnâ-lmâe sabbâ(n)
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Yukarıda 18-20. âyetlerde insanın var oluşu ve mahiyetine ilişkin ilâhî lutuflar özetlenmişti; burada ise onu çevreleyen ve varlığını sürdürmesi için gerekli ve faydalı olan haricî nimetlerin başlıcaları hatırlatılmaktadır. Bu hatırlatmanın amacı da hem muhatabı Allah’ın kudretinin büyüklüğü hakkında bilgilendirip iman etmesini veya inancını güçlendirmesini sağlamak hem de onu bu lutuflarından dolayı Allah’a minnet ve şükran hisleriyle ibadet etmeye, buyruklarına göre yaşamaya yöneltmektir.
25,26,27,28,29,30,31,32. Doğrusu, suyu bol bol indirmekteyiz. Sonra toprağı göz göz yardık, oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. Bütün bunlar, sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.[723]
[723] İbret için gıdaların yaratılışına bakılması hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 360-362.
Suyu nasıl akıttıkça akıttık.
Biz şüphesiz, suyu (yağmuru) akıttıkça akıttık, (gökten nasıl bereketle boşalttık).
Şüphe yok ki biz, bir yağmurdur, yağdırdık.
Şüphesiz biz gücümüzle bulutlardan yeryüzüne bol bol yağmur yağdırmaktayız.
Doyurucu, bereketli yağmurlar yağdırdık.
Şüphesiz biz suyu döktükçe döktük.
Biz şüphesiz, suyu akıttıkça akıttık,
Gerçekten biz, yağmuru bol bol yağdırdık.
Biz nasıl gökten bolca su indiririz.
Biz, suyu (yağmuru) bol bol yağdırdık.
Doğrusu suyu bol bol indirmekteyiz.
25, 26, 27, 28, 29, 30, 31, 32. Şöyle ki: Yağmurlar yağdırdık. Sonra toprağı göz göz yardık da oradan ekinler, üzüm bağları, sebzeler, zeytin ve hurma ağaçları, iri ve sık ağaçlı bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik. (Bütün bunlar) sizi ve hayvanlarınızı yararlandırmak içindir.
Biz suyu döktükçe döktük.
Biz o suyu bol bol döktük.
Biz o suyu bir döküş dökmekteyiz
Hakıykat biz, o suyu (yağmuru) bol bol dökdük.
Şübhesiz ki biz, suyu (buluttan) bol bol döktük.
Suyu (toprağın) üzerine biz serpiyoruz.
Hiç şüphe yok biz, suyu döktükçe döktük!
Biz canlıların hayat kaynağı olan suyu nasıl bulutlardan şarıl şarıl akıttık.
Biz, Su’yu akıttıkça akıttık.
Şüphesiz Biz (onları) bol bol yağmur yağdırarak,
[nasıl] suyu bolca indirmekteyiz;
Biz bol bol yağmurlar yağdırdık. 30/48-49, 71/11
Elbet suyu tarifsiz bir cömertlikle Biz indirmekteyiz;
Şüphe yok ki, bir suyu bir dökmekle döküverdik.
24, 25, 26, 27, 28, 29, 30, 31. Hele, insan, yiyeceklerinin kaynağına bir baksın: Biz yağmuru gökten şırıl şırıl döktük. Sonra nebat bitsin diye, toprağı iyice sürdük, Orada hububatlar, taneler, üzümler ve yoncalar, zeytinler ve hurmalar, ağaçları gür ve sık bahçeler, meyveler ve çayırlar bitirdik.
Suyu, bolca biz yağdırdık.
Ki, biz suyu döktükçe döktük.
Biz suyu bol bol yağdırdık.
Biz suyu döktük de döktük.
bayıķ biz dökdük śuyı dökmek.
Biz ṣuları dökdük dökmek.
Həqiqətən, Biz yağışı bol yağdırdıq.
How We pour water in showers
For that We pour forth water in abundance,