Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5794, sondan 443. ayet; 80. sure ve bu surenin 36. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 2, harf sayısı 12 ve toplam ebced değeri ise 585 olarak hesaplanmıştır.
Ve sâhibetihi ve benîh(i)
33,34,35,36,37. Kişinin kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacağı gün kulakları sağır edercesine şiddetli ses geldiği vakit, işte o gün onlardan herkesin kendini meşgul edecek bir işi vardır.
Kıyamet ve âhiretten bir kesitin son derece canlı bir tasvirini veren sûrenin bu son âyetleri, dünya hayatının geçici zevk ve tasalarını aşıp varlığının anlamı, değeri, amacı ve âkıbeti üzerine düşünebilme seviyesine ulaşmış her insanı sarsıcı gerçeklerle yüzyüze getirmektedir. Kıyamet gününde evrende meydana gelecek olan olaylar korkunç sesler çıkaracağı için ona 33. âyette “sâhha” adı verilmiştir. O gün geldiğinde aralarında akrabalık bağı bulunanların birbirinden kaçışının sebebi çeşitli şekillerde izah edilmiştir: a) Kıyamet olayları herkesi dehşete düşüreceği için o ortamda insanların birbirini düşünmeleri mümkün değildir; herkes kendi başının derdine düşer; b) Akrabalıktan doğan haklarını isteyecekleri endişesiyle insanlar birbirinden kaçarlar; c) Kişi, akrabaları onun içinde bulunduğu sıkıntılı durumu görmesin diye onlardan kaçar; d) İnsan, akrabasının içinde bulunduğu kötü durumu görmesine rağmen onlara yardım edemeyeceğini ve başlarına gelenlere engel olamayacağını bildiği için kaçar (Şevkânî, V, 446). Bir önceki sûrede (Nâziât
79:8-9) kıyamet ve mahşerin dehşetinden dolayı bütün kalplerin korkudan neredeyse yerinden oynayacağı, gözleri korku bürüyeceği bildirilmişti. Abese sûresinin bu son âyetlerinden anlıyoruz ki inkârcı ve isyankârların korku, kaygı ve perişanlıkları devam ederken, müminlerin, durumları aydınlanınca kalplerindeki korku ve kaygının yerini ferahlık ve sevinç alacak, bu sevinç yüzlerine yansıyacaktır.
34,35,36. O gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, hanımından (eşinden) ve çocuğundan kaçar.
Bu ayetler Me‘âric
70:11-14 ile birlikte okunmalıdır.
34,35,36. O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar.
Eşinden ve çocuklarından.
Eşinden ve çocuklarından (uzaklaşıp ayrılacaktır),
Ve eşinden ve çocuğundan.
eşinden ve çocuklarından.
Eşinden ve oğullarından kaçacağı günde herkesin derdi vardır.
Eşinden ve oğullarından da.
Eşinden ve çocuklarından,
Zevcesinden ve oğullarından,
Hanımından ve çocuklarından kaçar.
34,35,36. İşte o gün, anadan, karındaştan, babadan, oğuldan, eşinden insanlar kaçışacak!
34-35-36. O gün kişi, kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçacak.
Bkz.
23:101,
31:33,
34:54Burada verilmek istenen mesajın anlam bütünlüğü, Mü’minûn
23:101 “O gün kan bağları bile işe yaramayacaktır”, Lokman
31:33 “Hiçbir anne-babanın çocuğuna yarar sağlayamayacağı ve hiçbir çocuğun da anne-babasına fayda veremeyeceği günden sakının!” Meryem
19:95 “Onların hepsi kıyamet günü O’na tek başına gelecektir” ayetleriyle sağlanırsa daha müessir olur.
34,35,36. O gün, kişi kardeşinden, annesinden, babasından, karısından ve oğullarından, kaçar.
34, 35, 36. İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar.
Eşinden ve çocuklarından...
Ve refîkasından ve oğullarından
Karısından ve oğullarından.
34,35,36. O gün kişi, kardeşinden, anasından, babasından, eşinden ve oğullarından kaçar!
Hayat arkadaşından ve çocuklarından kaçar.
Karısından, çoluğundan, çocuğundan kaçacak;
Eşinden ve çocuklarından.
Bir ömür aynı yastığa baş koyduğu hayat arkadaşını ve hattâ, bir zamanlar üzerlerine titrediği, öpmeye bile kıyamadığı çocuklarını!
34,35,36. İşte o gün, belirli1 kişiler, kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve çocuklarından dahi kaçar.
1 Bu ilave, (اَلْمَرْءُ) kelimesi belirli (ma’rife) olduğu için yapılmıştır. Zîrâ o gün, sadece Allah’ın huzuruna çıkmaya yüzü olmayanlar birbirinden kaçacak, Allah’ın has kulları sevinç ve huzur içerisinde olacaklardır. “(O gün) kitabı sağ eline verilen kişi: ‘Gelin, şu kitabımı bir okuyun. Doğrusu ben, bu hesaplaşma ile karsılaşacağıma (ta dünyadayken) kesinlikle inanıyordum.’ der.” (Hakka: 19-20) “(O gün,) kitabı sağ eline verilenler, hesabını kolayca verecek ve ailesine sevinçli bir şekilde dönecek.” (İnşikak: 7-9) Bu birbirinden kaçacak kimselerin, “kâfirler ve günâhkârlar” olduğu, sûrenin son üç âyetinde ve “Onlar, (kıyamet günü) ancak (kendi) kendilerine gösterilecekler. (O gün) her bir günâhkâr, o günün azabından kurtulmak için, oğullarını, eşini, kardeşini ve kendisini barındıran sülalesini, fidye olarak vermek ister.” şeklinde (Mearic: 11-13) de belirtilmiştir.
eşinden ve çocuklarından:
Eşinden ve evladından. 70/10...14
hanımından ve çocuklarından…[5584]
[5584] Zira o gün herkes kendi başının derdine düşecek. Allah Rasûlü’nden ödünç alarak söylersek: Allah’ın elinden nefsini satın almanın telaşıyla kimsenin gözü kimseyi görmeyecek. Neden hanımı ve çocukları kişiden değil de, kişi hanımından ve çocuklarından kaçacak? Bunun cevabı şu âyette saklıdır: “Kendinizi ve yakınlarınızı yakıtı insanlar ve taşlar olan tarifsiz bir ateşten koruyunuz!” (
66:6). Bu emri dinlemeyip dünyada sorumluluktan kaçan kocalar ve babalar, âhirette hanımlarından ve çocuklarından kaçacaklar. Onların yüzüne bakamayacaklar, “Bizi ateşten niçin koruyamadın?” sorgulamalarına muhatap olmak istemeyecekler. Bir önceki âyet sorumsuz çocukların da, sorumluluklarını yerine getiren anne-babalarından kaçacaklarını ifade eder.
Âyette “hanımlarından” yerine “hanımından” gelmesi, tek eşliliğin asıl olduğuna işaret eder.
Ve refîkasından ve oğullarından (firar edeceği bir gün).
34, 35, 36. İşte o gün kişi kardeşinden, annesinden ve babasından, eşinden ve evlatlarından bile kaçar.
Karısından ve oğullarından da kaçacaktır.
Eşinden ve oğullarından kaçar.
34-36. ol gün kim ķaça gişi ķarındaşından daħı anasından daħı 'avratından daħı oġlanlarından.
daḫı ‘avratından ve oġlanlarından.
Zövcəsindən və oğullarından!
And his wife and his children,
And from his wife and his children.(5966)*
5966 Even those who were nearest and dearest in this life will not be able or willing to help each other on that awful Day. On the contrary, if they have to receive a sentence for their sins, they will be anxious to avoid even sharing each other's sorrows or witnessing each other's humiliation; for each will have enough of his own troubles to occupy him. On the other hand, the Righteous will be united with their righteous families:
52:21; and their faces will be "beaming, laughing, rejoicing" (
80:38-39).