Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5817, sondan 420. ayet; 81. sure ve bu surenin 17. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 3, harf sayısı 12 ve toplam ebced değeri ise 1039 olarak hesaplanmıştır.
Andolsun, yöneldiği zaman geceye,
Erişilmez bir nazım güzelliği ve edebî incelikler taşıyan 15-18. âyetlerdeki yeminler, ileride verilecek olan vahiy ve peygamberle ilgili bilgilerin gerçekliğini teyit amacı taşıması yanında, muhatabı bu bilgilerin önemini kavramaya hazırlamaktadır. Çünkü peygamberin dürüstlüğü ve vahyin gerçek olduğu hususunda kuşku duyan insanın, hiçbir dinî bildirimi tanıyıp kabul etmesi beklenemez. Müfessirler 19. âyette anlatılan “değerli elçinin sözü”nden maksadın Kur’an olduğunu söylemişlerdir. Elçiden maksat bir görüşe göre Cebrâil’dir (Taberî, XXX, 51; Zemahşerî, 224). Cebrâil, Allah’ın kelâmı Kur’an’ın Hz. Peygamber’e ulaştırılmasında aracılık yani elçilik ettiği için ona “değerli elçi” denilmiş ve Allah’ın vahyettiği kelâm Hz. Peygamber’e onun tarafından okunduğu, vahye uygun söz kalıbına girmiş olarak ondan ulaştığı için “onun sözü” olarak ifade edilmiştir. Diğer bir yoruma göre “değerli elçi” Hz. Peygamber’dir. O, Allah’ın elçisi olarak Kur’an’ı insanlara tebliğ ettiği için Kur’an onun sözü olarak ifade buyurulmuştur (İbn Âşûr, XXX, 154-155). “Değerli elçi” ifadesini Hz. Peygamber olarak açıklayanlara göre 20-21. âyetlerin anlamı şöyle olur: Peygamber Allah’tan gelen mesajları ümmetine tebliğ edecek güç ve yeteneğe sahiptir; Allah katında onun yüce bir makamı ve itibarı vardır; kendisine indirilen vahyi koruma ve tebliğ etme hususunda güvenilir bir elçidir; Allah’a itaat eden müminler ona da itaat ederler (Şevkânî, V, 453; arş hakkında bilgi için bk. A‘râf
7:54).
Kararmaya başlayan geceye,
17,18. Çöken geceye, söken şafaklara yemin olsun ki,
Kararmaya başladığı an geceye,
Kararmaya ilk başladığı zaman, geceye;
Ve geçmeye başladığı çağda, geceye.
Kararmaya yüz tutan, sona ermekte olan geceye yemin ederim.
Kararmaya başladığı zaman geceye,
Kararmaya ilk başladığı zaman, geceye andolsun,
Karanlığa arka verdiği zaman o geceye,
Kararmaya başlayan geceye and olsun;
Kararmaya yüz tuttuğunda geceye andolsun,
Andolsun kararmaya başlayan geceye,
Ve yöneldiği dem o geceye
Karanlığa yöneldiği zaman geceye,
Kararmaya başladığı zaman, geceye!
(1)“Evet, seyyar yıldızlara ve istitar ve intişarlarına (gizlenip ortaya çıkmalarına) işâret eden şu âyet, gāyet âlî (yüksek) bir nakş-ı san‘at ve âlî bir levha-i ibret, nazar-ı temâşâya (seyreden bakışlara) gösteriyor. (...) Şu خُنَّسٌ*[Geri dönenler] كُنَّسٌ [Gizlenenler] ta‘bîr edilen seyyâreleriyle (gezegenleriyle) şu zemînimizi kâinât fezâsında birer gemi, birer tayyâre sûretinde kemâl-i intizâm ile döndüren ve seyr ü seyâhat ettiren Zât’ın haşmet-i rubûbiyetini (terbiye ve idâre ediciliğinin azametini) ve şa‘şaa-i saltanat-ı ulûhiyetini (umûm kâinâta hâkim göz kamaştırıcı ilâhlığını), güneş gibi parlaklığıyla gösteriyorlar. Bak bir saltanatın haşmetine ki, gemileri ve tayyâreleri içinde öyleleri var ki, bin def‘a küre-i arz (dünya) kadar bir cesâmette (büyüklükte) ve bir sâniyede sekiz saat mesâfeyi kat‘ eden (geçen) sür‘attedir! İşte böyle bir Sultâna ubûdiyet ve îmânla intisâb etmek (bağlanmak) ve şu dünyada O’na misâfir olmak, ne kadar âlî bir saâdet, ne derece büyük bir şeref olduğunu kıyâs et!” (Mektûbât, 3. Mektûb, 11)
Karanlığı çöktüğünde geceye,
15, 18. Geri giden, seyreden, gizlenen [⁹], yıldızlara, kararmaya başlayan geceye, ağaran tan yerine andım olsun ki,
[9] Güneşin ziyası altında gizlenen, geceleri görünen seyyar yıldızlara.
Ve geçmeye başladığı dem geceye.
Ve yerini iman ve Kur’an aydınlığına bırakmak üzere dönüp gitmeye yüz tutan geceye,
15,16,17,18. Hayır! (başka söze lüzum yok!) (gündüzleri gözden kaybolan) yıldızlara, yörüngelerinde yüzen gezegenlere, kararmağa başladığı zaman geceye, ağarmağa başladığı zaman sabaha yemin ederim ki,
Kararan geceye. 6/96, 17/12
ve (yokluğun) zifiri karanlığına (zaman ve mekân) geri döndüğünde;[5600]
[5600] Yani: Yokluk gecesinin sonu varlık gündüzünün başı. Sûrenin başından beri nakledilen evrenin geriye sarılış ve aslına iade ediliş sürecinin geldiği son nokta. Yani tekrar yaratılmak için ilk başlangıcına, yokluğa iade edilmesi (
21:104 ve
39:67).
Ve yöneldiği zaman geceye.
Geçmeye başladığı dem geceye. . .
Ve kararmaya başlarken geceye,
Beriye geldiği ve geriye döndüğü zaman geceye,
daħı gice ḥaķķı-çun ķaçan yüz döndüre.
Gice ḥaḳḳı‐çun ḳaçan yüz döndere
Qaralmaqda olan gecəyə (yaxud: qaralmaqda və çəkilməkdə olan gecəyə)
And the Night as it dissipates;(5986)*
5986 How the Night gradually declines after its height at midnight! It seems gradually to steal away, and as Dawn approaches, to merge into Day. So a soul in spiritual darkness gradually awakes to its spiritual Dawn through Revelation.