Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5840, sondan 397. ayet; 82. sure ve bu surenin 11. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 2, harf sayısı 11 ve toplam ebced değeri ise 745 olarak hesaplanmıştır.
10,11. Hâlbuki üzerinizde muhakkak bekçiler, değerli yazıcılar vardır.
Din kelimesi, Kur’ân-ı Kerîm’de bilinen anlamı yanında, “hesap ve ceza günü” (âhiret) mânasında da kullanılmaktadır. Bu âyette birinci veya ikinci anlamında kullanıldığı yönünde iki farklı yorum vardır. Ancak müteakip âyetler ikinci yorumu desteklemektedir. Buna göre 10-12. âyetler şu gerçeği ortaya koymaktadır: Bu dünyada insanlar başı boş bırakılmamıştır. Aksine herkesin neler yaptığını bilen ve kayda geçen görevli melekler vardır. Bu âyetler, öncelikle âhireti ve uhrevî hesabı inkâr edenleri uyarmakla birlikte daha genel olarak inananı ve inanmayanıyla bütün insanları, yargı ve adaletin ceza veya ödüllendirmenin bu dünyada olanlardan ibaret bulunmadığını; bu dünyada yerini bulmayan veya eksik kalan adaletin, o günün tek hâkimi olan Allah’ın huzurunda mutlaka eksiksiz gerçekleşeceğini; şu halde herkesin, hayatını bu sorumluluk bilinci ve duyarlılığı ile düzenlemesi gerektiğini hatırlatmaktadır. Râzî, bu âyetlerle ilgili olarak özetle şöyle der: Kuşkusuz Allah Teâlâ, kullarının neler yaptığını bütün ayrıntılarıyla bilir; bunun için yapılanların yazılmasına, yazıcılara, şahitlere, belgelere ihtiyacı yoktur. Ancak O, kendisiyle insanlar arasındaki ilişkileri onların kendi aralarında uygulayacakları usullere göre düzenler. İnsanlar arasındaki hak ve sorumlulukları düzenlemenin en sağlıklı yolu, her şeyi kayda geçirmek; hesaplaşma aşamasında ise belge ve tutanakları ortaya koyarak hakkın yerini bulmasını, adaletli bir sonucun alınmasını sağlamaktır. İşte kıyamet günündeki hesaplaşma da böyle olacaktır (XXXI, 83).
10,11,12. Üzerinizde, yapmakta olduklarınızı bilen, değerli yazıcılardan oluşan kaydediciler (melekler) vardır.
10,11,12. Oysa sizin üzerinizde gözcüler vardır. Değerli yazıcılar. Onlar sizin ne yaptığınızı bilirler.
(Onlar) 'Şerefli-üstün' yazıcılardır (bütün hayatınızı kayda almaktadır).
Büyüktür onlar, yazarlar.
Bunlar değerli kaydedicilerdir.
Zabıt tutan, itaatkâr ve sorumluluğunu bilen melekler var.
'Şerefli-üstün' yazıcılar.
(Amellerinizi yazan ve Allah katında) kerîm olan kâtib melekler var;
İyi, değerli yazıcı melekler vardır.
Kaliteli bir şekilde kaydeden ve (kaydettiklerini) koruyan (melekler) vardır.
10,11,12. Oysa, yaptıklarınızı bilen değerli yazıcılar sizi gözetlemektedirler.
9, 10, 11, 12. Hayır! Bütün bunlara rağmen siz yine de dini yalanlıyorsunuz. Şunu iyi bilin ki üzerinizde bekçiler, değerli yazıcılar vardır; onlar, yapmakta olduklarınızı bilir.
Onlar onurlu kayıtçılardır.
(Allah indinde) çok şerefli yazıcılar vardır,
Kirâmen kâtibîn (şerefli yazıcılar)!
(Her yaptığın şeyi kaydeden) Çok değerli yazıcılar var.
11, 12. Pek kıymetli kâtipler vardır ki yaptıklarınızı bilirler.
Gizli açık her şeyi yazan değerli yazıcılar.
10,11,12. (Şunu iyi bilin ki) sizin üzerinizde, dürüst kâtiplik yapan1 ve yaptığınız her şeyi bilen, gözcü melekler var.
1 Bunlar, “kiramen kâtibin” adı verilen meleklerdir.
Şerefli yazıcılar/Kiramen Kâtibin. 6/61, 43/80, 50/16-17
(onlar) kaliteli[5619] kaydediciler,
Çok mükerrem yazıcılar vardır.
O muhafızlar değerli, şerefli kâtiplerdir.
Kiramen kâtibin (şerefli kâtipler) insanın yaptığı her şeyi kayd eden meleklerdir. Kerim olmaları: Kin ve nefret gütmeme, tam bir tarafsızlıkla hareket etme, rüşvet gibi ahlâk zaaflarından uzak olma, gözlerinden kaçan hiçbir iş bulunmama gibi özellikleri ifade eder.
Değerli yazıcılardır onlar.
Şerefli yazıcılar/Kiramen katibin.
Onlar Kirâmen Kâtibîn'dir.(3)
(3) Allah katında şeref ve itibarı yüksek olan kâtip melekler.
10-12. daħı bayıķ üzerüñüzedür śaķlayıcılar 'azįzler yazıcılar bilürler anı kim işlersiz.
(Əməllərinizi) yazan və (Allah dərgahında) çox hörmətli olan mələklər vardır.
Kind and honourable,- Writing down (your deeds):