Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5847, sondan 390. ayet; 82. sure ve bu surenin 18. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 6, harf sayısı 19 ve toplam ebced değeri ise 1008 olarak hesaplanmıştır.
Śumme mâ edrâke mâ yevmu-ddîn(i)
Evet, hesap ve ceza gününün ne olduğunu sen ne bileceksin?
Hz. Peygamber’e yöneltilen bu sorular hesap gününün ne derece önemli ve dehşet verici olduğunu gösterir. O gün hiçbir kimse başkası için bir fayda sağlayamaz, kimse kimseyi koruyamaz; herkes kendisini düşünür ve kendi derdiyle uğraşır. Herhangi bir zararı dokunabilir endişesiyle çoluk çocuğundan ve yakın akrabasından dahi kaçar. Allah izin vermedikçe hiçbir şefaatçi şefaat edemez. O gün iş Allah’a kalmıştır (krş. Mü’min
40:16). O dilediği gibi tasarrufta bulunur, kimseye –dünyada verdiği gibi– tasarruf yetkisi vermez (Şevkânî, V, 459-460
Evet! O Hesap gününün ne olduğunu sana bildiren ne olabilir ki!
17,18,19. Yargı gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? Evet, yargı gününün ne olduğunu sen ne bileceksin? Hiçbir insanın başkasına herhangi bir fayda vermeye gücünün yetmeyeceği bir gündür. O gün, emir yalnızca Allah'ındır.[731]
[731] İnfitâr sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 409.
Evet, din gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Ve yine din (hesap ve azap) gününü Sana bildiren şey nedir? (Söyleyeyim mi?)
Sonra gene de bilir misin nedir ceza günü?
Ve yine hesap günü nedir, sen bilir misin?
Bir kez daha dikkatinizi çekelim. Her-kesin, vahyedilen dinin, şeriatın, İslâmî sorumluluğun hesabını vereceği, yalnız ilâhî mevzuatın yürürlükte olduğu günün hakikatinin ne olduğunu sana bildiren belgeler neler? Herkesin, vahyedilen dinin, şeriatın, İslâmî sorumluluğun hesabını vereceği, yalnız ilâhi mevzuatın yürürlükte olduğu gün ne dehşetli, ne korkunç bir gündür!
Ve yine din gününün ne olduğunu sen bilir misin?
Ve yine din gününü sana bildiren şey nedir?
Evet, bildin mi nedir hesab günü?
Yine ne bileceksin, din (ceza ve mükâfat) günü nedir?
Nedir ceza günü sen yine bilir misin?
Evet, bilir misin nedir o hesap günü?
Evet, din gününün ne olduğunu nereden bileceksin?
17, 18, 19. Ceza günü nedir bilir misin? Nedir acaba o ceza günü? O gün hiçbir kimse başkası için bir şey yapamaz. O gün iş Allah'a kalmıştır.
Son cümleyi “O gün emir Allah’ındır. Yalnız Allah emreder” şeklinde tercüme etmek de mümkündür.
Evet, Din Gününün ne olduğunu bilir misin?
Evet, bilir misin nedir acaba o ceza günü?
Evet bildin mi nedir din günü?
O dîn günü nedir? Tekrar (bunu) sana hangi şey öğretdi?
Sonra, dîn (hesab) gününün ne olduğunu sana ne bildirdi?
Sonra bilir misin din günü nedir?
Yine derim ki ceza günü nedir? Bilir misin?
Yine hesap gününü sana bildiren şey nedir?
Ve ey kâfir; bilir misin, ne korkunç bir gündür o Hesap Günü?
Evet! Sana ne bildirdi; Din günü nedir?
Sonra, bu din gününün tam gerçekliğini sana (Allah’tan başka) kim bildirebilir ki? 1
1 Bu âyetin tekrar edilmesinin sebebi; bu din gününün, hem cennetliklere hem de cehennemliklere ait olmasından dolayı olabilir.
Ve bir kez daha: Hesap Günü nedir bilir misin? 8
Evet gerçekten hesap günü nedir sen bilir misin? 7/53, 23/99...108
Evet sen, sahiden de Hesap Günü nedir bilir misin?
Sonra ceza gününün ne olduğunu sana ne şey öğretmiş oldu?
Evet, bir daha söylüyorum: Din gününün ne olduğunu sen bilir misin?
Ve yine ceza gününün ne olduğunu sen nereden bileceksin?
Gerçekten, sen nereden bileceksin hesap verme gününün ne olduğunu? (Öyleyse dinle!)
Yine, Din gününün ne olduğunu Sana bildiren nedir?
Evet, hesap gününün ne olduğunu bilir misin?
Evet, din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?
andan ne nesene bildürdi saña nedür cezā güni?
Daḫı ne bildürür saña, cezā güni ne gündür ki
Bəli, sən nə bilirsən ki, haqq-hesab günü nədir?! (Qiyamət gününün dəhşətini təsəvvür etmək insanın imkanı xaricindədir. Cəhənnəm əzabının şiddəti hər bir təsəvvürün fövqündədir. Ondan xilas olmaq üçün yalnız bir yol vardır – Allaha səmimi-qəlbdən ibadət və itaət!)
Again, what will convey unto thee what the Day of Judgment is!
Again, what will explain to thee what the Day of Judgment is?(6009)*
6009 We can speak of Rewards and Punishments, the Fruits of Actions, the Resurrection and the Tribunal, the Restoration of True Values, the Elimination of all Wrong, and a hundred other phrases. They might serve to introduce our minds vaguely to a new World, of which they cannot possibly form any adequate conception under present conditions. The question is repeated in verses 17-18 to emphasise this difficulty, and a simple answer is suggested, as explained in the next note.