Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5869, sondan 368. ayet; 83. sure ve bu surenin 21. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 2, harf sayısı 13 ve toplam ebced değeri ise 753 olarak hesaplanmıştır.
Ona, Allah’a yakın olanlar şâhit olur.
Allah’a yakın olan kulların görüp duracakları bildirilen (21. âyet) illiyyîn hakkında tefsirlerde “dördüncü veya yedinci kat sema, sonsuz bir yükseklik, en yüksek mekân, iyilerin amellerinin kayda geçirildiği defter, sidretü’l-müntehâ (bk. Necm
53:14), cennet, mele-i a‘lâdaki melekler” gibi farklı tanımlar yapılmıştır (Taberî, XXX, 64-65; Râzî, XXXI, 96-97; Şevkânî, V, 466). Tariflerden illiyyîn ile siccînin aynı şeyler olduğu, ancak izâfe edildikleri kimseler ve içerikleri açısından aralarında bir nitelik farkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Râzî bu farkı özetle şöyle izah etmiştir: Yüce Allah, kullarına bazı şeyleri alışageldikleri üslûpla anlatmıştır. Bilindiği gibi cennet yükseklik, rahatlık, genişlik gibi niteliklerle tanıtılır; orada seçkin meleklerin bulunduğu belirtilir. Siccîn ise şeytanların dolaştığı, aşağı, karanlık ve dar bir mekân olarak nitelendirilir. Bir yerin yüksekliği, genişliği, aydınlığı ve içinde seçkin meleklerin bulunması o yerin mükemmelliğini ve yüksek değerini, bunların tersi ise oranın kusurlu ve bayağı bir yer olduğunu ifade eder. İnkârcıların bilinen nitelikleri ve eylemlerinin kayda geçirildiği belgeler aşağılanmak ve kötülenmek istendiği için, onların kitaplarının yani amel defterlerinin aşağıda, şeytanların bulunduğu karanlık ve dar yerde olduğu; iyilerin kitapları yüceltilip şereflendirilmek istendiği için onların da seçkin meleklerin bulunduğu yücelerde olduğu belirtilmiştir (XXXI, 92-93; illiyyîn hakkında bilgi için bk. İlyas Üzüm, “İlliyyîn”, DİA, XXII,123).
Onu (kitabı, Allah’a) yaklaştırılmış olanlar (sevinçle) görür.
18,19,20,21. Hayır! İyilerin defteri ‘Illiyyîn'dedir. “‘Illiyyîn'in ne olduğunu sen nerden bileceksin?” O da kodlanmış bir kitaptır. Allah'a yakın kılınmış melekler ona tanıklık edeceklerdir.[735]
[735] İyilerin âhiretteki durumu hakkında bilgi için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XX, 425-430.
Yaklaştırılmış olanlar¹ ona tanık olurlar.
1- Hakk'ın safında yer almış olanlar, iyilerin yanında yer alanlar.
(Allah’ın emriyle mü’min kuluna mukarreb melek olarak) Yakınlaştırılmış olanlar da ona şahitlik edecek (kaydettikleri belgeleri gösterecek) lerdir.
Onu görür ancak mabutlarına yaklaştırılanlar.
Allah'a yakın olanlar o kayıtları görür, okur, yazılışına ve muhafazasına şahit olurlar.
Allah'a yakın olanlar, gözde melekler ona tanıklık ederler.
(Allah'a) yaklaştırılmış olanlar onu görürler.
Ona yakınlaştırılmış (mukarreb) olanlar şahid olurlar.
Ona (Mukarrebûn adlı) melekler şahid olur.
Allah’a yakın (ruhlar ve melekler) O’nu görürler.
Onu hakka yakın olanlar bilir
O, (Allah'a yakın olan, Mukarrebûn adlı) meleklerin gözetimindedir.
20,21. O, gözde meleklerin gördüğü, yazılı bir kitapdır.
O kitabı, Allah'a yakın olanlar görür.
(Tanrı'ya) yakın olanlar ona tanık olur.
Allah'a yaklaştırılmış melekler ona tanık olurlar.
Ki ona mukarrebîn şâhid olurlar
ki huzuurunda mukarreb (olan melek) ler bulunur.
Mukarrabîn (denilen, Allah'a yakın kılınmış melekler) ona şâhid olur.
Yakın olanlar (kayıt tutan melekler), o kitaba şahitlik ederler.
Allah/a yakın olan melekler onu hazır bulunduracaklar, içindekine şehadet edecekler.
Ona yakınlaştırılmış olanlar şahit olurlar.
Yaptıkları iyiliklerle Rablerine yakınlık kazananlar, kendilerine cennet müjdesi veren bu Yüce Makâm’ı gördüklerinde, onu sevinçle seyredecekler.
Yakınlaştırılmışlar ona şehadet / tanıklık eder.
Ve onun şâhitleri is, Allah’a yaklaştırılmış (melekler)dir.
Allah'a yakınlaşmış herkes tarafından 6 gözlenen.
İlliyyun Allah’a yakın olan meleklerin gözetimindedir. 54/54-55, 56/7...12
onu Allah’a yakın olanlar izleyebilir.[5627]
[5627] Yeşheduhû fiili, bunun “okunan” değil “görülüp izlenen” bir kayıt olduğunun delilidir.
Onu mukarrep olanlar, müşahede eder görür.
Allah'a yakın olanlar ona şahit olurlar.
(Allah'a) Yaklaştırılmış olanlar, ona tanık olurlar.
Çünkü ancak onlar, o mertebelere çıkabilirler. 9. ve 20. âyetlerde geçen Kitaptan maksat, onun konulduğu yerdir. Bunda büyük bir incelik vardır: Bu Kitap, bir yazı değil, eylemlerin aldığı şekildir. Kötülerin yaptıkları işler cehennem azâbları biçimini alıp aşağılardaki cehenneme konuluyor; iyilerin işleri de cennet ni'metleri biçimine sokulup yücelerde, cennete konuluyor. İşte bütün Kur'ân'da hep bu gerçek anlatılır: "Bir kötülük işleyip de günâhı kendisini kuşatmış olan", "Yaptıklarınızı tadacaksınız", "Yaptığınızla karşılaşacaksınız", "İnsan yaptığını hazır bulacaktır", "İnsan ister ki yaptığı ile kendisi arasında uzun bir mesafe olsun"...Bütün bunlar, insanın yaptığı işlerin birer ma'nevî şekil alıp cennete veya cehenneme gittiğini gösterir. Yani insan dünyâda yaptığı hareket ve davranışlarıyla ya cennetini veya cehennemini örmektedir; ya kendisini iyi eylemlerinin saraylrına yükseltiyor; ya da kötü eylemlerinin cehennemine atıyor.
Ona, Allah’a yakın olanlar şahitlik ederler.
Mukarrebun/yakınlaştırılmış olanların şahitlik ettiği..
Ona, Allah katında yakınlık sahibi olanlar şahittir.
Yaklaştırılmış olanlar tanıklık ederler ona.
ḥāżır gelür aña yaķın olınmışlar ya'nį kerrūb firişteler.
Ḥāżır olur aña muḳarreb melekler.
Onu ancaq (Allaha) yaxın olan mələklər görə bilər!
Attested by those who are brought near (unto their Lord).
To which bear witness those Nearest (to Allah).(6021)*
6021 See
56:11, n. 5227; also n. 5223. Those Nearest to Allah will be witnesses to this Righteous Record; or as it may also be rendered, they will be present at the Record, and watch this Record. Metaphorically, the hightest spiritual dignitaries are always helping and assisting at the piling up of the good record of every soul that strives for good, however humble in rank that soul may be.