Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5874, sondan 363. ayet; 83. sure ve bu surenin 26. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 6, harf sayısı 32 ve toplam ebced değeri ise 3441 olarak hesaplanmıştır.
ختامه مسك وفي ذلك فليتنافس المتنافسون
ختامهمسكوفيذلكفليتنافسالمتنافسون
Ḣitâmuhu misk(un)(c) vefî żâlike felyetenâfesi-lmutenâfisûn(e)
Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.[575]
Âyetin ilk cümlesi şöyle de tercüme edilebilir: “Onun mührü misktir.”
Gerçek erdem sahibi kimselerin cennette karşılaşacakları nimetler tasvir edilmektedir. Amel defterleri “illiyyîn”de korunanların, cennette sevinç ve mutluluk içinde yaşayacakları, koltuklar üzerinde oturup seyredecekleri ifade edilmekle birlikte neyi veya kimi seyredecekleri belirtilmemiştir. Müfessirler, Allah’ın onlar için hazırlamış olduğu ikramları veya cehennemde bulunanların hallerini yahut yüce Allah’ın zâtını seyredeceklerini söylemişlerdir. “Onlar, o gün elbette rablerinden mahrum bırakılacaklardır” meâlindeki 15. âyeti, âhirette inkârcıların Allah’ın zâtını görmekten mahrum kalacakları yönünde yorumlayan müfessirlerden bazıları, “...koltuklar üzerinde oturup seyrederler” meâlindeki 23. âyeti de müminlerin âhirette –bilemeyeceğimiz bir tarzda– Allah’ı görecekleri şeklinde yorumlamışlardır (bk. Râzî, XXXII, 98; Şevkânî, V, 466; İbn Âşûr, XXX, 205). Kur’an’da, genellikle insanlarda eksik de olsa bir çağrışım yapması ve sonuçta bir arzu uyandırması için cennet nimetleri dünya hayatında haz, tat ve zevk veren bazı maddeler için kullanılan kelimelerle, isimlerle anılmış, bu yönde tasvirler yapılmıştır. Burada da müminlere “mühürlenmiş, mührü de misk olan nefis bir içki”nin, bir başka yoruma göre de “içince ağızda misk kokusu bırakan bir içki”nin sunulacağı bildirilmektedir. “İçki” diye çevirdiğimiz rahîk kelimesi Arapça’da “saf ve iyi cins şarap” için kullanılır (Taberî, XXX, 105; İbn Âşûr, XXX, 205). Ancak Sâffat sûresinde (
37:47) cennet içkisi tanıtılırken “İçenleri sarhoş etmez” buyurulmuştur. Secde sûresinde de (
32:17) daha genel bir ifadeyle “Yaptıklarına karşılık olarak onlar için saklanan mutlulukları hiç kimse bilemez” buyurularak cennet nimetlerinin dünyadakilere göre mahiyet farkına, onların bu dünyada bilinen ve tadılandan büsbütün farklı olduğuna dikkat çekilmiştir. Bu fark, cennet nimetlerinin sırf iyi ve mutluluk verici oluşundadır. Esasen cennetin esenlik, mutluluk ve erdem yurdu olacağına dair pek çok âyet, oradaki nimetlerin –dünya dilindeki kelimelerle ifade edilse de– insanlar arasında kıskançlık, huzursuzluk, çekişme, mutsuzluk, haksızlık, hastalık, keder vb. olumsuzluklar doğuracak türden olmayacağını açıkça göstermektedir. Burada cennet içkisi tanıtılırken 25. âyette onun karışımının tesnîmden olduğu ifade edilmiştir. Tefsirlerde tesnîmin sözlük anlamı genellikle “suyu, yukarıdan aşağıya akıp duran kaynak” şeklinde verilir ve bu bağlamda cennetteki yüksek bir su kaynağını ifade ettiği belirtilir (meselâ bk. Taberî, XXX, 110). İbn Abbas’a isnat edilen bir açıklamada, Secde sûresinin 17. âyeti hatırlatılarak tesnîmin, iyiler için hazırlanmış bir cennet nimeti olup onun mahiyetini Allah’tan başkasının bilemeyeceği ifade edilmiştir. Hasan-ı Basrî’nin de “Tesnîm, Allah’ın cennet ehli için hazırlayıp gizli tuttuğu nimettir” dediği nakledilir (Râzî, XXX, 100). Tefsirlerde, “Allah’a yakın olanların içecekleri bir kaynak” meâlindeki 28. âyetin “tesnîm”i açıkladığı belirtilmektedir.
(İçiminin) sonu misk olacaktır (güzel kokacaktır). Yarışanlar işte bunun için yarışsınlar!
25,26. Onlar, bitiminde misk kokusu olan, mühürlenmiş saf bir içecekten içerler. Yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Onun sonu misktir.¹ Yarışanlar bunun için yarışsınlar.
1- İçildikten sonra ağızda misk kokusu bırakır.
Ki sonrası misktir (insanı sonsuz mutluluklara iletecektir) . İşte imrenip yarışanlar (fani ve fena olan şeyler için değil) bunlar için heveslenip yarışıvermelidir.
Ve sonunda misk kokar; ve özleyip dileyenler, bunu özlesinler, bunu dilesinler.
Dünyadaki içkilerin tersine bunların içiminden sonra etrafa kötü kokular değil misk kokusu yayılır. Öyleyse değerli şeylere ulaşmak için can atanlar, yarışanlar bu nimetlerin bulunduğu cennete girmek için yarışsınlar.
Ağzı miskle mühürlü, son yudumu sanki misktir. İmrensin artık ona imrenenler, rekabet ederek arzulasınlar.
Onun sonu misktir. [4] İşte yarışanlar bunun için yarışsınlar.
4.Yani içildikten sonra ağızda misk kokusu bırakır.
Ki sonu misktir. Şu halde yarışmak isteyenler, bunun için yarışsınlar.
Onun, (içinde şarab bulunan kabın) mühürü misktir. Artık imrensin imrenecekler...
Mührü misktir (çamurdan değil ve içtikten sonra misk gibi kokar.) İşte yarışanlar, böyle bir şey için yarışsınlar.
İmrenenler buna özenmelidir
Onun (içiminin) sonu bir misktir (ağızda misk gibi koku bırakır). İşte yarışacaklarsa insanlar, (Allah'ın rızasını kazanarak) bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!
25,26. Sonunda misk kokusu bırakan, ağzı kapalı saf bir içecekten içerler. İyi şeyler için yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Onun içiminin sonunda misk kokusu vardır. İşte yarışanlar ancak onda yarışsınlar.
Çeşnisi misktir. Yarışanlar işte bunun için yarışsınlar.
Onun sonu misktir. İşte ona imrensin artık imrenenler.
Hıtamı misk, işte ona imrensin artık imrenenler
ki onun (içiminin) sonu bir miskdir. O halde nefaset isteyenler bunu arzuu etmelidir (ler).
Ki onun sonu misktir (içtikten sonra misk kokusu gelir)! İşte, (nefis şeyleri zevk edip) yarış(arak rağbet göster)enler, o hâlde ancak bunda yarışsınlar!
Bitince misk kokusu alırlar ki, koku zevkini almak isteyenler bunları koklasınlar.
Mührü açılınca misk kokacak [⁵], rağbet edenler işte buna rağbet etsinler..
[5] Veya sonunda içenlere bıkkınlık vermeyecek.
Onun mührü misktir. İşte, ona imrensin artık imrenenler.
İçildikten sonra, ağızda misk kokusu bırakan cennet şarabı. Öyleyse, gerçek mutluluğu yakalamak için gayret sarf edenler, işte bu hedefe ulaşmak, bu nîmetleri kazanmak için çalışsınlar!
Onun bitimi / içtikten sonra ağızda kalan kokusu misktir.
Artık Yarışacak Olanlar bunda yarışsın!
Onun sonu da misk kokar. Artık imrenecekler, işte buna imrensinler.
misk kokusu saçarak akan. 8 Öyleyse, değerli şeylere ulaşmak için [can atanlar] bu [cennet içkisi]ni hedeflesinler:
İçildikten sonra ağızda misk kokusu bırakan içecekler. İmrenenler işte buna imrensinler! 21/90, 37/40...61
o, içenin ağzında misk kokusu bırakacak;[5630] işte bu nedenle yarışmak isteyenler, artık bu uğurda yarışsınlar!
[5630] Hıtâmuhu misk, lafzen “sonu misk olacak”, zımnen “mutlu son” anlamına gelir. Yani: mukaddes hayat yolculuğunun müebbet yolcusu olan insan, yoldan çıkmadan yürürse, yolun sonu cennete çıkacak.
Onun nihâyeti misktir, artık ziyâde rağbet gösterenler, bunun hakkında rağbet göstersinler.
Hitamı misktir, içildiğinde sonu mis gibi kokar. İşte yarışacaklarsa insanlar, bu cennet devletine konmak için yarışsınlar!
Ki sonu misktir (içildikten sonra misk gibi kokar). İşte yarışanlar, bunun için yarışsınlar.
Mühürü de misktendir. Yarışanlar işte bunun için yarışsınlar.
Onun mührü misktir. Yarışanlar, işte bunun için yarışsınlar!
Bir şarap ki, bittiğinde misk kokar. İmrenecek olanlar işte buna imrensin.
Ki sonu bir misktir. İşte, yarışanlar böyle bir şey için yarışsınlar!
mühri anuñ müşkdür. daħı şunuñ içinde raġbet eylesün raġbet eyleyiciler.
ki anuñ mühri miskdür. Ol ni‘metlere raġbet eylesün raġbet idenler.
Onun (içində rəhiq olan qabın) möhürü müşkdür. Qoy yarışanlar onun üçün yarışsınlar!
Whose seal is musk. For this let (all) those strive who strive for bliss
The seal thereof will be Musk: And for this let those aspire, who have aspirations:(6025)*
6025 If you understand true and lasting values, this is the kind of pure Bliss to aspire for, and not the fleeting enjoyments of this world, which always leave a sting behind.