Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5881, sondan 356. ayet; 83. sure ve bu surenin 33. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 4, harf sayısı 20 ve toplam ebced değeri ise 1549 olarak hesaplanmıştır.
Vemâ ursilû ‘aleyhim hâfizîn(e)
Hâlbuki onlar, mü’minlerin başına bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
Bu kümedeki âyetler dünyada inançlarından dolayı müminlerle alay eden, onları küçümseyen ve yollarının yanlış olduğunu ileri süren inkârcılar hakkında inmiş olup onları kınamakta ve uyarmaktadır. Özellikle 33. âyette Allah tarafından kendilerine müminleri denetleme görevi verilmediğinin belirtilmesi dikkat çekicidir. Buna göre din konusunda insanların sırf kendi kişisel görüşlerine göre başkalarını yargılama yetkileri yoktur; bu konudaki ölçü ve dayanaklar Allah tarafından konulmuş olup dinî konulardaki eleştiri ve uyarılar da bu ölçü ve dayanaklara göre olmalıdır. 34-36. âyetlerde müminlerle inkârcılar arasında durumun âhirette yukarıda belirtilenin tersine döneceği, bu sefer müminlerin inkârcılara gülecekleri ifade edilmekte, kendileri için hazırlanmış olan mutluluk verici âkıbetten dolayı sevinecekleri bildirilmekte ve inkârcılara hak ettikleri cezanın uygulanmasına başlanıp başlanmadığını merak ederek etrafa bakacakları bildirilmektedir. Burada asıl anlatılmak istenen husus, müminlerin, inkârcılara gülmekten zevk alacakları ve onların azap görmelerinden dolayı mutlu olacakları değil; dünyadayken inananlarla alay eden ve onların sıkıntı çekmelerinden zevk alan inkârcıların, âhirette bu tutumlarının karşılığını görecekleri, ettiklerini bulacaklarıdır. Bu bakımdan âyetler uyarı amacı taşımaktadır.
(Oysa) onların (müminlerin) üzerine koruyucular (muhafız) olarak gönderilmemişlerdi.
Oysa kendileri, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.
İnananların üzerlerine gözetici olarak gönderilmediler.¹
1- İnanların inançlarını sorgulamak onlara düşmezdi.
Oysa kendileri, onların (Müslümanların) üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi. (Kendi görevlerini ve kulluk bilincini yitirmişlerdi.)
Ve bunlar, inananların yaptıklarını görüp bellemek için gönderilmediler.
Oysa onlara başkalarının inançları üzerinde gözetleyicilik görevi verilmiş te değildi.
Oysa onlar, mü'minler üzerinde zâbıta olarak görevlendirilmemişlerdi.
Oysa kendileri, onların üzerlerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
Oysa kendileri onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
Halbuki, üzerlerine gözcü gönderilmemişlerdi.
Hâlbuki onlar, o inananların başlarına sorumlular olarak bırakılmamışlardı.
Bunlar inanlıya gözetçi değil
Oysa kendileri, onların üzerine gözcü tayin edilmiş değillerdi.
Oysa kendileri, inananlara gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
Halbuki onlar, müminleri denetleyici olarak gönderilmediler.
Oysa onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
Oysa onlar müminler üzerine bekçi olarak gönderilmemişlerdi.
Halbuki üzerlerine gözcü gönderilmemişlerdi
Halbuki onlar (mü'minlerin) üzerlerine gözcüler olarak gönderilmemişlerdi.
Hâlbuki (o kâfirler), onların üzerine muhâfızlar olarak gönderilmemişlerdi.
Hâlbuki inkâr eden suçlular, inananlar üzerine gözetici olarak gönderilmediler.
Bunlar mü/minler üzerine görüp gözetici gönderilmediler.
Oysa kendileri onların üzerine gözcü olarak gönderilmemişlerdi.
Oysa onlar, müminlerin inançları üzerinde gözcü ve denetleyici olarak görevlendirilmiş değillerdi. Kendileri günahlar içinde yuvarlanırken, müminlere acıyormuş gibi onların doğru yolda olup olmadıklarına hakemlik ve şâhitlik etmeye hakları yoktu.
Oysa onlara korucu olarak gönderilmediler.
Oysa onlar mü’minlerin üzerine (Allah tarafından) koruyucu olarak gönderilmemişlerdi.
Oysa onlara, başkaları[nın inançları] üzerinde gözetleyicilik görevi verilmiş değildir. 13
Hâlbuki onlar müminler hakkında karar verme makamına atanmış değillerdi. 2/135, 4/123
Ne ki onlar, mü’minlerin inancına müfettiş olarak gönderilmiş değillerdi.
Halbuki bunlar, onların üzerlerine gözeticiler olarak gönderilmemişlerdi.
Hoş bunları müminlere gözcü tayin eden de yoktu ya! (Fuzulî bir tarzda, kendi kendilerinde öyle bir yetki görürlerdi).
Oysa kendileri, onların üzerine bekçi gönderilmemişlerdi.
Oysa onlara gözcülük yapsınlar diye gönderilmemişlerdi.
Oysa onlara bekçi olarak da gönderilmemişlerdi.
Oysa onlar mü'minlere gözcü olsun diye gönderilmemişlerdi.
Oysaki kendileri, inananlar üzerine bekçi gönderilmemişti.
daħı viribinilmediler ya'nį kāfirler anlaruñ üzere ya'nį mü’minler üzere śaķlayıcılar.
Anlaruñ üstine ṣaḳlamaġ‐ıçun gönderilmediler.
Halbuki onlara (mö’minlərə) nəzarətçi göndərilməmişdir.
Yet they were not sent as guardians over them.
But they had not been sent as keepers over them!(6028)*
6028 But the wicked critics of the Righteous have no call in any case to sit in judgement over them. Who set them as Keepers or guardians over the Righteous? Let them look to their own condition and future first.