Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5922, sondan 315. ayet; 85. sure ve bu surenin 13. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 4, harf sayısı 14 ve toplam ebced değeri ise 193 olarak hesaplanmıştır.
İnnehu huve yubdi-u ve yu’îd(u)
Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrarlar.
Müfessirler 13. âyeti iki türlü yorumlamışlardır: a) Âyette başta yapıldığı, sonra tekrar edildiği bildirilen şey, Allah’ın inkârcı zalimlere ilk olarak dünyada ceza vermesi sonra âhirette cezalandırmayı tekrar etmesidir. b) Allah’ın mahlûkatı birinci defa yoktan var edip dilediklerine can vermesi, ikinci olarak onları kıyamet gününde yeniden diriltmek suretiyle hayata döndürmesidir (bu yorum için bk. Kur’an Yolu, Ankebût
29:19; Rûm
30:11). Buradan itibaren ceza ile ilgili olmaksızın Allah’ın isim ve sıfatları sıralandığı için meâlde ikinci yorumu tercih ettik. Taberî ise âyeti önceki konuyla bağlantılı gördüğü için birinci yorumu tercih etmiştir (bk. XXX, 88).
14-16. âyetler, sûrenin başında anlatılan işkence olayıyla bağlantılı olarak değerlendirildiğinde şöyle bir anlama işaret eder: İnsanoğlu zalim, inkârcı ve nankör de olsa yaptıklarından içtenlikle pişmanlık duyup tövbe ederse yüce Allah da ona karşı sevgi, şefkat ve merhametle muamele edecek, günahlarını bağışlayacaktır. Çünkü O, arşın sahibidir, şanı yücedir (arş hakkında bk. Kur’an Yolu, A‘râf
7:54); varlıkların yönetimi ve nihaî kaderi O’nun elindedir. O, dilediğini yapan, mutlak kudretin sahibidir, verdiği hükmü kimsenin bozması mümkün değildir (Allah’ın dilediğini yapması hakkında bk. Kur’an Yolu, Hûd
11:107).
Şüphesiz ki O, başlatan ve tekrarlayandır.
12,13,14,15,16. Şüphesiz, Rabbinin yakalaması son derece çetindir. İnsanı yoktan yaratan ve sonra yeniden diriltecek O'dur. O, çok bağışlayandır; çok sevendir. Şanlı kudret tahtının sahibidir. Dilediği şeyleri mutlak yapandır.
Kuşkusuz başlatan ve tekrarlayan¹ O'dur.
1- İlk yaratan ve yaratmayı tekrarlayacak olan.
Çünkü O, ilkin (hiç yoktan) yaratan, (sonra dirilterek) döndürecek olandır.
Şüphe yok ki o, ilk defa var eder ve ölümden sonra gene de yaratır.
O'dur insanı yoktan var eden ve sonra yeniden hayata getiren.
İlk yaratan, aralıksız yaratmaya devam eden ve ölümden sonra yeniden hayat veren yine O'dur.
İlkin var eden, sonra yeniden dirilten O'dur.
Çünkü O, ilkin var eden, (sonra dirilterek) döndürecek olandır.
Çünkü O, (mahlûkâtı yoktan var edib) yaratır ve, (sonra öldürüb tekrar) diriltir.
Gerçekten O, yaratır ve yarattığını iade eder (diriltir.)
Başlayan O, yine geri döndüren O
(Evreni ve hayatı) yaratan da (sonra öldürüp tekrar) diriltecek olan da O'dur.
Önce yaratıp sonra bunu tekrar eden O'dur.
Bilin ki O, (kâinat yokken) ilk olarak yaratan, (ölümden sonra tekrar hayatı) geri getirendir.
Başlatan ve tekrarlayan O'dur.
Yoktan o yaratır ve tekrar o diriltir.
Çünkü o hem mübdî hem muîddir
Çünkü O, ilkin var edenin de, (sonra yeniden diriltib kendisine) döndürecek olanın da ta kendisidir.
Şübhesiz ki (ilk olarak mahlûkatı yaratmaya) başlayan ve (âhirette o yaratmayıtekrar) iâde eden ancak O'dur.
Elbette ki, ilk defe yaratan da O, ölümden sonra tekrar hayata döndüren de O,
Halkı O, yoktan var eder, yeniden O yaratır.
Çünkü O, ilkin var eden, (sonra dirilterek) döndürecek olandır.
Evreni ve hayatı yoktan var eden ve her biri başlı başına birer mûcize olan bu yaratılış olgusunusürekli tekrarlayan, dolayısıyla, sizleri hesaba çekmek üzere yeniden yaratacak olan O’dur!
Gerçekten O, ilk yaratıyor ve yineliyor.
13,14. (Her şeyi) başlangıçta yaratan da sonra onu (âhirette) tekrar yaratacak olan da O (Allah)’tır. Ve O çok bağışlayan (ve kullarını) çok sevendir.1
1 Vedûd: Allah’ın güzel isimlerinden biridir. Sözlükte “sevmek, muhabbet etmek” anlamındaki “vüdd” kökünden türemiş mübalağa bildiren bir sıfat olan “vedûd”, “çok seven, çok sevilen” demektir. Esmâ-i hüsnâdan biri olarak “sâlih kullarını çok seven ve onlar tarafından çok sevilen” mânasına gelir. Kur’ân-ı Kerîm’de vedûd ismi esmâ-i hüsnâdan olan “rahîm” ve “gafur” isimleriyle birlikte iki âyette geçmektedir (Hûd: 90, Burûc: 14). Vedûd ismi Tirmizî’ye ve İbnu Mâce’ye ait esmâ-i hüsnâ listelerinde bulunmakta, ayrıca hadis kaynaklarında Efendimizin teheccüd namazında okuduğu uzun duaların birinde, “Allahım! Sen rahîmsin, vedûdsün, dilediğini yapansın” niyazı yer almaktadır. (Tirmizî)
O'dur [insanı] yoktan var eden ve sonra yeniden hayata getiren.
Zira ilk defa yaratan O’dur ve tekrar diriltecek olan da O’dur. 10/4, 29/20
çünkü O, evet O’dur yoktan var eden ve o yaratmayı sürekli tekrar eden de yine O’dur.[5661]
[5661] Zımnen: Soluk alan bir canlı gibi, atom altı parçacık düzeyinde hayatın sürekli bir alış-verişle yenilenmesini sağlayan O’dur. Veya: yoktan var ettiği gibi yeniden yaratacak olan O’dur.
Muhakkak ki O'dur, bidâyeten yaratır ve iade eder olan O'dur.
O ilkin yaratır, sonra öldürüp tekrar diriltir.
İlkin var eden, sonra geri çevirip yeniden yaratan O'dur.
İlkin var eden ve yeniden var edecek olan O'dur.
İlk defa yaratan ve tekrar diriltecek olan O'dur.
Önce yaratan da Odur, sonra dirilten de.
İlk yaratan da O'dur, tekrar yaratan da O'dur!!
bayıķ ol başlar ya'nį ŧutmaġı dünyede daħı girü döndürür ya'nį āħiretde .
Ḫalḳı evvelde yaradan oldur, āḫiretde ikinci türbeden daḫı çıḳaran oldur.
Həqiqətən, (insanı) yoxdan var edən və (öldükdən sonra) təkrar dirildən Odur!
Lo! He it is Who produceth, then reproduceth,
It is He Who creates from the very beginning,(6061) and He can restore (life).*
6061 For the various words for "Creation" and the ideas implied in them, see n. 120 to
2:117.