Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5943, sondan 294. ayet; 86. sure ve bu surenin 12. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 3, harf sayısı 14 ve toplam ebced değeri ise 2334 olarak hesaplanmıştır.
Yarık yarık çatlamış yere andolsun.
Semanın sıfatı olup “dönüşlü” anlamına gelen zâti’r-rec‘ ifadesini müfessirler iki türlü yorumlamışlardır: a) “Yağmur veya yağmur yüklü bulutları olan” demektir. Buna göre “dönüşlü sema” ibaresi, göğün buharlaşma yoluyla yerden aldığı suları yağmura çevirip yere geri döndürmesini, sürekli tekrar eden bu dönüşümü ifade eder (bk. Zemahşerî, IV, 242). b) Gökte bulunan yıldızlar, güneş ve ayın tekrar tekrar batıp doğmalarını anlatır (İbn Kesîr, VIII, 397). Meâlde bu yorum tercih edilmiştir. “Bitkiyle yarılan yer” ifadesi, incecik ve yumuşak filizlerin sert toprakları yararak yerin üzerine çıkmasındaki olağan üstülüğe dikkat çekmektedir. Âyetlerde bu muhteşem olayların gerçekleştiği gök ve yere yemin edilerek bunlar nasıl gerçek ise ve yüce Allah’ın kudretinin tecellileri ise Kur’an’ın da aynı şekilde gerçek olduğu, Allah’ın kelâm sıfatının tecellisi olduğu anlatılmaktadır.
11,12,13,14,15,16,17. Andolsun o dönüşlü göğe, o yarılıp çatlayan yeryüzüne. Şüphesiz Kur'ân, hak ile bâtılı ayıran bir sözdür. O asla bir şaka değildir. Kafirler hep hile/tuzak kuruyorlar. Ben de hilelerine karşılık veririm. Onun için sen kâfirlere mühlet ver, onlara az bir zaman tanı![747]
[747] Târık sûresinden çıkarılacak genel ilkeler için bk. Bayraklı, KUR’ÂN TEFSÎRİ, XXI, 53.
Yarılma sahibi yeryüzüne ant olsun
Yarılan yeryüzüne (ki içinde ziraat yapılmaktadır).
Ve nebat bitirmek için çatlayıp yarılan yere.
Bitki ve ağaçları bitirmek için yarılıp çatlayan yeryüzüne de andolsun ki;
Andolsun yarıkları, çatlakları ve kırıkları olan, kaynak aktarma ve bitirme özelliğine sahip parçalı yere!
(Bitkilerin çıkmasıyla) yarılan yere ki;
(Nebat bitirmek için) yarılan arza ki,
Çatlayan, bitki veren() yere yemin ederim ki;
(*) Babadan su döküp ana rahminde sizi filizlendiren, gökten su indirip yerin karnındaki milyonlarca gizli çekirdek ve taneleri ortaya çıkartan kudret, bütün yaptıkları ile beraber insanı ahirette diriltecektir.
Ve (nebat bitirmek için) yarılan/çatlayan yeryüzüne andolsun ki;
11,12. Dönüşlü göğe ve yarılan yeryüzüne and olsun ki,
11, 12, 13, 14, 15, 16, 17. Dönüş sahibi olan (yağmur yağdıran) göğe, (nebat ile) yarılan yere yemin ederim ki Kur'an, (hak ile bâtılı) ayıran bir sözdür. O, asla bir şaka değildir. Onlar bir tuzak kurarlar, ben de bir tuzak kurarım. Kâfirlere mühlet ver, onları biraz kendi hallerine bırak (pek yakında desteğimiz sana gelecek).
Ve yarılan yeryüzüne andolsun ki,
o (nebat ile) yarılan yere ki,
O (bitkilerle, vâdilerle yarılarak) yarıklar sâhibi olan yeryüzüne!
Yarılıp çatlayan yeryüzüne yemin olsun ki.
Yağmurla nebat için yarılan yer hakkı için,
Ve topraktan başını çıkaran yemyeşil filizlerle lime lime çatlayan yeryüzüne ki,
Çatlayıp Yarılış’ı olan Arz’a / Yer’e!
11,12. Yağmur yağdıran göğe ve (onunla) yarılıp çatlayan yeryüzüne yemin olsun ki,
ve bitkilerle patlayıp yarılan yeri!
Bitkiler için çatlayan toprağa andolsun ki. 13/3-4, 80/24...27
ve (bitkilerle) yarılan yer şahit olsun:
Ve çatlayıp yarılan yeryüzüne.
11, 12. Yağmur dolu gök, bitkilerin çıkması için yarılan yer hakkı için:
(Bitkilerin çıkması için) Çatlayan yere andolsun ki,
Çatlama özelliğine sahip yere yemin ederim ki,
[*] Topraktaki bu özellik, bitkinin bitmesine imkân verir. (Abese
80:26 ve devamı)
Çatlayan toprağa andolsun ki..
Ve yarıklarla dolu yere:(4)
(4) Bu konuda en ziyade yaygın olan yorum, toprağın bitkilerle yarılmış olduğu şeklindedir. Fakat âyetin tanımı fay hatlarını da hatıra getirmektedir ki, modern yorumlarda bu noktaya işaret edilmektedir.
Çatlayışlarla/yarılışlarla dolu yere de yemin olsun,
11-12. gök ḥaķķı-çun dönmek issi daħı yir ḥaķķı-çun yarmaķ issi.
Ve yir ḥaḳḳı‐çun ki yarılur ve otlar biter.
And olsun (növbənöv bitkilər yetirmək üçün) yarılan yerə ki,
And the earth which splitteth (with the growth of and plants)
And by the Earth which opens out(6075) (for the gushing of springs or the sprouting of vegetation),-*
6075 The earth seems hard, but springs can gush forth and vegetables sprout through it and make it green and soft. So is Truth: hard perhaps to mortals, but through the fertilising agency of Revelation, it allows our inner personality to sprout and blossom forth.