Bu ayet Hafs Mushafı sırasına göre baştan 5989, sondan 248. ayet; 88. sure ve bu surenin 22. ayetidir. Bu ayetin kelime sayisi 3, harf sayısı 14 ve toplam ebced değeri ise 996 olarak hesaplanmıştır.
Leste ‘aleyhim bimusaytir(in)
Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.
Allah Teâlâ resulüne, hiçbir baskı ve zorlamaya meydan vermeden insanları uyarmasını ve gerçekleri onlara tebliğ etmesini emretmektedir. Çünkü iman ve ibadet ancak kişinin ikna olmasına, gönülden isteyip benimsemesine bağlıdır. Zor karşısında kalan kimsenin “inandım” demesi ve ibadet etmesi sadece bir aldatma ve durumu kurtarmadır. Bu yüzdendir ki muhtelif âyetlerde peygamberin görevinin insanları mutlaka hidayete erdirmek değil, sadece Allah’ın gönderdiği vahyi tebliğ etmek olduğu bildirilmiştir (meselâ bk. Âl-i İmrân
3:20; Nahl
16:82; Kasas
28:56; Şûrâ
42:48). Bazı müfessirler bu âyetin neshedildiğini yani hükmünün kaldırıldığını söylemişlerse de bize göre bu görüş isabetli değildir. Meşrû savunma ve hakların korunması için savaş emri geldikten sonra da Hz. Peygamber inanmayanları imana zorlamamış, yalnızca topluma zarar verenleri sürgüne göndermiş, diğer gayri müslimlerle hukuk çerçevesinde aynı ülkede yaşamış ve yaşanmasını istemiştir. 23-24. âyetlerde uyarıldıkları halde söz dinlemeyip inkâra devam edenleri, Allah’ın “en büyük azap” ile cezalandıracağı vurgulanmaktadır. Başka bir âyette de en büyük azabın âhiret azabı olduğu ifade edilmiştir (bk. Kalem
68:33).
Onların üzerinde bir zorba değilsin.
Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
Kimseyi zorla inandıracak değilsin.
Sen, onlar üzerine (tahakküm ve baskı kullanacak) bir zorlayıcı değilsin. (Çünkü dinde zorlama olmayacaktır.)
Onlara musallat olmuş biri değilsin.
Sen onları inanmaya zorlayıp zorla imana getirebilecek de değilsin.
Sen onları zorlamaya, onlardan zorla İslâm'ı kabul taahhüdü almaya memur değilsin.
Sen onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
Onlara 'zor ve baskı' kullanacak değilsin.
Sen, onlar üzerine bir zorlayıcı değilsin.
Sen onları asla zorlayamazsın. (Onları doğru yola getiren ancak Allah olacaktır.)
Sen onlara bir sataşkan değilsin
Sen, onlar üzerinde bir zorba değilsin.
“Zorba değilsin” ifâdesi, Hz. Peygamberin dayatma ve iradeye baskı yapma gibi bir görevinin olmadığını, zorla kimseye Allah’ın dinini anlatma gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını gösteriyor. Kur’an’ın bu fermanı karşısında Hz. Peygamberin zorba olduğunu düşünmek ya peygamberlik sorumluluğunu bilmemektir ya da maksatlı bir çıkıştır.
Sen, onlara zor kullanacak değilsin.
21, 22, 23, 24, 25, 26. O halde (Resûlüm), öğüt ver. Çünkü sen ancak öğüt vericisin. Onların üzerinde bir zorba değilsin. Ancak yüz çevirip inkâr edene gelince, işte öylesini Allah en büyük azap ile cezalandırır. Şüphesiz onların dönüşü sadece bizedir. Sonra onların sorguya çekilmesi de sadece bize aittir.
Sen onları zorlayacak değilsin.
Onların üzerinde bir zorba değilsin.
Üzerlerine musallat değilsin
Onların üzerine musallat (bir adam) değilsin.
Onların üzerine (musallat olmuş) bir zorlayıcı değilsin!
Onları (Allah’ın mesajlarını kabul ettirmek için) zorlayıcı da değilsin.
Yoksa üzerlerinde murakıp değilsin.
Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
Onların başında dikilip inanmaları için baskı yapan bir zorba değil!
Onlar üzerinde baskıcı / zorba değilsin.
21,22. (Ey Muhammed!) Sen öğüt ver. Zîrâ senin görevin, sadece öğüt vermektir. Çünkü sen, onların üzerinde bir zorlayıcı değilsin.
sen onları [inanmaya] zorlayamazsın. 6
Yoksa sen onları zorla imana getirme durumunda değilsin. 16/37, 28/56
onlara inanç dayatan bir zorba değilsin![5701]
[5701] Bu âyetler, yıllar sonra inecek olan “Zorlama dinde yoktur” (
2:256) âyetiyle de teyit edilecektir. Dolayısıyla bu âyetlerin neshedilerek hükmünün yürürlükten kaldırıldığı yorumu isabetsizdir.
Onların üzerlerinde bir musallat (cebbâr) değilsin.
Yoksa sen kimseyi zorlayacak değilsin.
Onların üzerinde zorlayıcı değilsin.
Yoksa tepelerine dikilecek değilsin.
Onlar üzerinde bir zorba değilsin.
Yoksa onları zorlayacak değilsin.
Üzerlerine musallat bir despot değilsin.
degülsin anlaruñ üzere musallaŧ.
Anlar üstine musallaṭ degülsin.
Sən onların üzərində hakim deyilsən!
Thou art not at all a warder over them.
Thou art not one to manage (men´s) affairs.(6107)*
6107 The Prophet of Allah is sent to teach and direct people on the way. He is not sent to force their will, or to punish them, except insofar as he may receive authority to do so. Punishment belongs to Allah alone. And Punishment is certain in the Hereafter, when true values will be restored.